FON VURGUNU | Şamil Tayyar: “Kimse dış güçler masalına itibar etmiyor”
AKP eski milletvekili ve gazeteci Şamil Tayyar, fon krizine ilişkin iki ayrı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını değerlendirerek krizin artık siyasi sonuçlar da ürettiğini söyledi. Tayyar, anket sonuçlarını, “Kimse ‘dış güçler’ masalına veya benzer senaryolara itibar etmiyor.” sözleriyle değerlendirdi.

Fon krizinin ekonomik ve hukuki boyutlarının ardından kamuoyundaki siyasi etkileri de iki ayrı araştırmaya yansıdı. AKP eski milletvekili ve gazeteci Şamil Tayyar, ADA ve ASAL araştırmalarının sonuçlarını paylaşarak her iki ankette de denetleyici ve düzenleyici kamu kurumlarının sorumluluk sıralamasında ilk sırada çıkmasına dikkat çekti. Tayyar, fon krizinin “sadece ekonomik maliyet üretmediğini, siyaseti de derinden etkilediğini” belirterek, sorunun çözülememesi halinde iktidar açısından siyasi riskin artacağı değerlendirmesinde bulundu. En dikkat çekici mesajını ise anketlerin ardından verdi: “Kimse ‘dış güçler’ masalına veya benzer senaryolara itibar etmiyor.”
ADA: İlk sırada denetim ve düzenlemeden sorumlu kurumlar
ADA Araştırma’nın 10-15 Ekim 2026 tarihleri arasında 2 bin 500 katılımcıyla yaptığı araştırmada, “Fon krizinde kim sorumlu görülüyor?” sorusuna verilen yanıtlarda yüzde 32,7 ile denetim ve düzenlemeden sorumlu kamu kurumları ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 17,4’ü “siyasi hükümet/Bakanlık/Cumhurbaşkanı” yanıtını verirken, yüzde 12,6’sı sorumluluğun tüm taraflarda olduğunu söyledi; yüzde 20,1 ise fikir belirtmedi. Fon ve şirket yöneticilerini sorumlu görenlerin oranı yüzde 5,9, yatırımcıların kendi hatalarını işaret edenlerin oranı ise yüzde 4,7 olarak ölçüldü.

ASAL: Denetim kurumları yüzde 45,6 ile açık ara ilk sırada
ASAL Araştırma’nın 4-10 Ekim 2026 tarihleri arasında 2 bin 20 kişiyle yaptığı ankette ise denetim ve gözetim yapan kuruluşları fon krizinin en büyük sorumlusu olarak görenlerin oranı yüzde 45,6’ya çıktı; ekonomi yönetimini sorumlu tutanların oranı yüzde 24,7, yüksek getiri için risk alan yatırımcıları sorumlu görenlerin oranı yüzde 19,9 oldu. Aynı araştırmada “Fon mağdurlarının zararını kim karşılamalı?” sorusuna katılımcıların yüzde 68,8’i “fonlardan haksız kazanç elde edenler”, yüzde 13,7’si “denetim ve gözetim yapmayanlar”, yalnızca yüzde 3,5’i ise “devlet” yanıtını verdi. Sonuçlar, katılımcıların hem krizin sorumluluğunda hem de zararın karşılanmasında ağırlıklı olarak yatırımcıların dışındaki aktörlere işaret ettiğini gösterdi.

Tayyar: “Sağlam bir iç muhasebeye ihtiyaç var”
Şamil Tayyar, iki araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu iktidar açısından siyasi bir uyarı olarak değerlendirdi. Ona göre anketlerin ortak noktası, toplumun krizin temel nedenini dış faktörlerde değil, Türkiye’deki denetim ve yönetim mekanizmalarında araması. İşte Şamil Tayyar’ın açıklamasının tamamı:
“Fon krizi, sadece ekonomik maliyet üretmedi, siyaseti de derinden etkiledi.
Kamuoyu algısını ölçen iki ayrı araştırmanın sonuçları, sorun çözülemezse iktidar açısından siyasi riskin artacağını ortaya koyuyor.
ADA’ya göre;
-Katılımcıların yüzde 32.7’si fon krizinde asıl sorumlu olarak denetleyici ve düzenleyici kamu kurumlarını görüyor.
-Yüzde 17.4 oranında siyasi iktidarı sorumlu tutanlar var.
ASAL’a göre;
-Katılımcıların yüzde 45.6’sı denetleyici ve düzenleyici kamu kurumlarını asıl sorumlu sayıyor.
Yani?
Kimse ‘dış güçler’ masalına veya benzer senaryolara itibar etmiyor.
Sağlam bir iç muhasebe ve muhakemeye ihtiyaç var.
Sorunun varlığı kabul edilip çözümü konusunda güçlü irade ortaya konursa kriz, fırsata dönüşebilir.
Aksi durumu konuşmaya bile gerek yok.”
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.















