Kanser tedavisi gören KHK’lı öğretmen Mehmet Daylak, ikinci kez tutuklandı

Kanser tedavisi gören KHK’lı öğretmen Mehmet Daylak, ikinci kez tutuklandı

SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724

Gaziantep’te Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında yargılanan, kanser hastası KHK’lı matematik öğretmeni Mehmet Daylak, tahliye edildikten 13 gün sonra yeniden tutuklandı.

Yüzde 86 engelli raporu bulunan ve bir böbreği alınan Daylak, 7 Ekim’de Aksaray’da kaldığı annesinin evinden gözaltına alındı. Eşi, Daylak’ın kanserin yeniden ilerleyip ilerlemediğinin araştırılması için planlanan PET tetkikine giremeden cezaevine gönderildiğini söyledi.

Daylak’ın yeniden tutuklandığını duyuran DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ağır hasta bir kişinin cezaevine gönderilmesine tepki gösterdi.

Gergerlioğlu, “Mehmet Daylak’ın sol böbreği alınmış, sağ böbreği ise tıkalı. Yüzde 86 engelli, metastatik testis kanseri. Bank Asya vb. gerekçelerle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyordu. Hakkında tahliye kararı verilmişti ancak savcının itirazı üzerine yeniden tutuklanmasına karar verildi. Bu denli ağır hasta, yüzde 86 engelli bir insanı cezaevine göndermek hangi vicdana sığar? Acımasızlık artık son haddine ulaştı. Hasta mahpusların sağlık durumunu görmezden geliyorlar. Ağzına kadar dolu cezaevlerini daha da doldurmaya çalışıyorlar.” dedi.

Mehmet Daylak’ın sol böbreği alınmış, sağ böbreği ise tıkalı. %86 engelli, metastatik testis kanseri

Bankasya vb. den Gaziantep 2. ACM’de yargılanıyordu.

Hakkında tahliye kararı verilmişti; ancak savcının itirazı üzerine yeniden tutuklanmasına karar verildi.

Bu denli ağır hasta, yüzde 80 engelli bir insanı cezaevine göndermek hangi vicdana sığar?

Acımasızlık artık son haddine ulaştı. Hasta mahpusların sağlık durumunu görmezden geliyorlar. Ağzına kadar dolu cezaevlerini daha da doldurmaya çalışıyorlar.

@adalet_bakanlik— Ömer Faruk Gergerlioğlu (@gergerliogluof) October 15, 2026

KANSER TEŞHİSİ KONULDUĞUNDA HENÜZ İKİ YILLIK EVLİYDİK

Halen Aksaray T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Mehmet Daylak’ın eşi, 2014 yılında başlayan kanser tedavisini, eşinin tutukluluk süreçlerini ve son yaşadıklarını anlattı.

“Biz daha iki yıllık evliyken eşime kanser teşhisi konuldu. 2014 yılıydı. Hastalanmadan önce Osmaniye’de FEM Dershanesi’nde matematik öğretmeni olarak çalışıyordu. Kanser teşhisinden sonra çalışamaz hâle geldi ve işini bırakmak zorunda kaldı.

İki üç yılımız hastanelerde geçti. Defalarca ameliyat oldu. Kanser vücudunun birçok yerine sıçramıştı. Çok ağır kemoterapiler gördü, büyük ameliyatlar geçirdi. Yüksek doz kemoterapiyle hastalığı baskılamaya çalıştılar. Kök hücre nakli de yapıldı.

Tam bu zorlu süreci atlattık derken eşim engelli raporu aldı, engelliler için yapılan EKPSS’ye girdi ve 2015 yılında matematik öğretmeni olarak atandı. Osmaniye’de Cebelibereket Anadolu Lisesi’nde göreve başladı. Bu arada üç ayda bir kontrollerine gidiyordu. Ancak yaklaşık yedi ay çalıştıktan sonra 2017’de tutuklandı.”

İLK TUTUKLANDIĞINDA CEZAEVİNİN REVİR KOĞUŞUNDA TEK BAŞINA KALDI

Eşinin ağır sağlık sorunlarına rağmen 2017 yılında tutuklandığını belirten Daylak’ın eşi, o dönemde yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Elimizde bir tomar sağlık raporuyla yetkililere başvurduk ama kimse hastalığını da tedavisini de dikkate almadı. Cezaevindeki doktor, bağışıklık sisteminin çok düşük olduğunu söyleyerek eşimin Osmaniye Cezaevi’nin revir koğuşunda kalmasını istedi. Eşim orada 7 ay tek başına kaldı.

Yedi ay sonra hastalığı nedeniyle tahliye edildi. Bank Asya para yatırmak gibi gerekçeler eşime o dosyadan 8 yıl 9 ay ceza verildi ama Yargıtay bu cezayı bozdu. O dosyası hâlâ devam ediyor. Sonuçlanmadı. Tahliye edildikten sonra düzenli olarak kontrollerine gidiyordu. Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde tedavi görüyordu. Önceleri altı ayda bir, daha sonra yılda bir rutin kontrolleri yapılıyordu.”

2025’TE YENİDEN TUTUKLANDI, BİR YIL İDDİANAME HAZIRLANMADI

Eşinin 5 Mayıs 2025’te Gaziantep’te düzenlenen ev baskınlarında yeniden tutuklandığını anlatan Daylak’ın eşi, sağlık sorunlarına rağmen tahliye taleplerinin kabul edilmediğini söyledi:

“Gaziantep’te geçen yıl yapılan ev baskınlarında eşimi de tutukladılar. Dört yüz küsur kişi alınmıştı. ‘Yeniden yapılanma’ diye bir iftira atıldı. Bir yıl boyunca iddianame hazırlanmadı.

Cezaevindeyken ara sıra kontrollere götürüldü. İlk girdiği dönemde birkaç kist görülmüştü. Bazı doktorlar bunların zararsız olduğunu söyledi, bazıları ise mutlaka onkoloji uzmanının incelemesi gerektiğini belirtti.

Ama cezaevinde istediğiniz zaman doktora gidemiyorsunuz. Sağlık sorunları nedeniyle defalarca dilekçe verdik, tutuksuz yargılanmasını istedik. Kimse dinlemedi.”

TAHLİYE EDİLDİKTEN 13 GÜN SONRA YENİDEN TUTUKLANDI

Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Mehmet Daylak’a 7 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini belirten eşi, 24 Eylül 2026’da tahliye edildiğini ancak 7 Ekim’de yeniden tutuklandığını anlattı:

“Üç hafta önce ikinci duruşmaları oldu. Eşime 7 yıl 6 ay ceza verdiler ama tahliye ettiler. Beş kişiyle birlikte yargılanıyordu. Kimisi ceza aldı, kimisi beraat etti. Ancak hepsini tahliye ettiler.

Cezaevinden çıkar çıkmaz hemen doktorunu aradık. Bir hafta sonrasına randevu verdiler. Eşim Aksaraylı olduğu için annesinin yanına gittik. Aksaray Ankara’ya iki üç saat mesafede olduğu için oradan hastaneye daha rahat gideriz diye düşündük.

Doktorumuz muayene etti. Durumunu netleştirmek için PET çekilmesi gerektiğini söyledi. Perşembe gününe randevu aldık. Ancak 7 Ekim Çarşamba akşamı kayınvalidemin evini basıp eşimi yeniden tutukladılar.”

13 YAŞINDAKİ KIZIM HER AN POLİS GELECEK DİYE KORKUYOR

Eşinin gözaltına alınış biçimine tepki gösteren Daylak’ın eşi, 13 yaşındaki kızlarının yaşananlardan psikolojik olarak etkilendiğini söyledi:

“Çarşamba gecesi saat 23.30 sıralarında, tam yatmışken geldiler. Alınma şekli çok kötüydü. Sanki bir katil zanlısını yakalamaya gelmişlerdi. ‘Yat, yat!’ diye bağırarak içeri girdiler. Eşimi yere yatırıp ters kelepçeyle götürdüler.

Zaten ilk gözaltına alınmasında da evimizin kapısını kırarak içeri girmişlerdi. Bu defa da sanki bir katili arıyorlarmış ya da eşim kaçmış gibi davrandılar. Oysa cezaevinden daha yeni çıkmıştı. Neye uğradığımızı şaşırdık.

13 yaşında bir kızımız var. LGS sınavına hazırlanıyor. Bu olaylardan çok etkilendi. Psikolojisi, morali altüst oldu. Her gece uykuya dalarken birilerinin gelip yeniden evimize gireceğini düşünüyor. Sürekli korku içinde yaşıyor.”

PET TETKİKİNE GİREMEDEN CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Eşinin tutuklanmasının ardından sağlık raporları ve tetkik belgeleriyle başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını anlatan Daylak’ın eşi, şöyle devam etti:

“Elimizde bir tomar evrak, tetkik istem raporları ve ilaçlarla mahkemeye gittik. Aksaray’dan SEGBİS aracılığıyla Gaziantep’e bağladılar. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi eşimi tahliye etmişti. Ancak savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklama kararı verildi. Beraat eden kişiyi bile tekrar aldılar. Eşim planlanan PET tetkikine giremedi. Ne kadar uğraştık, neler söyledik ama sonuç alamadık. Ne olacak, ne bitecek bilmiyoruz. Mahkeme süreci bitti, şimdi istinaf süreci bekleniyor. Eşim daha önce 17 ay cezaevinde kaldı. Tahliye edildi, şimdi yeniden hapiste.”

HASTALIĞI DÖRDÜNCÜ EVREYE KADAR İLERLEMİŞTİ, VÜCUDUNDA YENİ METASTAZ ŞÜPHESİ VAR

Eşinin dördüncü evre testis kanseri hastası olduğunu ve ağır tedaviler sonucunda hastalığın ilerlemesinin durdurulduğunu belirten Daylak’ın eşi, son tetkiklerde yeniden metastaz şüphesi bulunduğunu söyledi:

“Eşimin kanseri zaten dördüncü evredeydi. Vücudundaki kitleler tamamen erimedi. Yoğun kemoterapiyle kanser hücreleri öldürüldü ama kitleler kaybolmadı.

Yeni bir doktora gittiğinde filmlerini inceleyen doktorlar şaşırıyor. Çünkü vücudunun birçok yerinde hâlâ kitleler var. Ancak hastalığın ilerlemesi en azından durdurulmuştu. Bu nedenle rutin kontrollerini hiç aksatmıyorduk.

Şimdi son MR ve tomografi sonuçlarında dalakta, böbrekte, karaciğerde ve akciğerde metastaz şüphesi oluşturan bulgular görüldü. Bunların mutlaka araştırılması gerekiyor. Tedavi edilmesi gerekiyorsa bir an önce başlanmalı. Ama eşim tetkiklerini yaptıramadan yeniden cezaevine gönderildi. İnşallah hastalığı nüksetmemiştir.”

BİR BÖBREĞİ, SAFRA KESESİ VE KARACİĞERİNİN BİR KISMI ALINDI

Eşinin kanser dışında da ciddi sağlık sorunları bulunduğunu belirten Daylak’ın eşi, cezaevi koşullarının hastalığını ağırlaştırmasından endişe ettiklerini söyledi:

“Eşimin bir böbreği, kanser teşhisi konulduğu dönemde kitle nedeniyle alındı. İkinci ameliyatında karaciğerinin bir kısmı ve safra kesesi de alındı. Tek böbrekle yaşıyor.

Ayrıca gut hastalığı var. Zaman zaman çok ağır ataklar geçiriyor. Ayak bileği ya da dizi şişiyor, aylarca yürüyemediği oluyor. Şeker hastalığı ve yüksek kolesterolü de var.

Yüzde 86 engelli raporu bulunuyor. Hem ağır kemoterapi tedavileri hem de böbreğinin alınması nedeniyle bu rapor verildi.

Böyle bir insanın cezaevinde kalmaması gerekiyor. Cezaevi koşullarında bu hastalıklar iyileşmiyor, aksine daha kötüye gidiyor. Kederden, üzüntüden daha da hastalanacak diye korkuyoruz. Elimiz yüreğimizde yaşıyoruz.”

EN AZINDAN CEZASININ ERTELENMESİNİ İSTİYORUZ

Eşinin sağlık durumunun cezaevi koşullarında yeterince takip edilemeyeceğinden endişe ettiğini söyleyen Daylak’ın eşi, yetkililerden tedavi sürecinin aksatılmamasını istedi:

“Şu anda ancak cezaevi koşullarında kontrollere ve tetkiklere götürülüyor. Bunun ne kadar işe yarayacağını bilmiyorum. En azından cezasının ertelenmesi gerekiyor.

Bunun için dilekçe verdik. Avukatımız da dilekçe yazdı. Eşim de cezaevinden dilekçesini gönderdi.

Eşimin tedavi edilmesi, hastalığının yeniden ilerleyip ilerlemediğinin araştırılması gerekiyor. Bu kadar ağır hastalık geçirmiş, tek böbrekle yaşayan, yüzde 86 engelli bir insanın cezaevinde tutulmasından korkuyoruz. Sağlığı daha da kötüleşmeden gerekli adımların atılmasını istiyoruz.”

TR724 Patreon

Bağımsız haberciliğe destek olun

TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.

Patron ol

GÜNÜN MANŞETLERİ

Yorum Yap