KERİM BALCI | YORUM
Rahmetli annem Menzil Tarikatı’na bağlıydı. 16 yaşındayken, onun teşvikiyle, o zaman postnişin olan Muhammed Raşit Erol Hazretlerini ziyaret etmiş, elini öpmüş, duasını almıştım. Tarikat o zamanlar o kadar küçüktü ki Hazretin 16 yaşında bir delikanlıyla konuşacak vakti oluyordu. Kendisine, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin talebelerini de talebeliğe kabul edip etmeyeceğini sormuştum. “Evladım!” dedi, “Bir başka tarlaya dikilmiş bir fidanı söküp kendi bahçeme diksem olur mu? Sen yoluna devam et, bize de dua et.”
Bu mert duruşu beni mest etmişti. Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken, cemaatin, şimdi dev bir medya endüstrisine dönüşmüş olan Semerkand Grubunun nüvesi mahiyetinde Sahaflar Çarşısı’nda bir kitap dükkanı işlettiğini öğrendim. Seyda’nın sohbetlerinden derleme bir kitap olup olmadığını sorduğumda, “Allah geçinden versin!” deyip izah etmişlerdi: Söylediklerine göre şeyh efendi hayatta iken kitabı basılmazdı. Gavs Hazretlerinin sohbetleri kitaplaştırılmıştı; ama Seyda hala hayattaydı. Uzun sürmedi, 1993 Ekim’inde, hep bir cinayet olduğuna inandığım bir ölümle, Seyda ruhunun ufkuna yürüdü.
Seyda’nın sohbetleri kitaplaştırıldı mı bilmiyorum. Ancak tarikat şeyhinin sohbetlerinin sadece vefatı sonrasında kitaplaştırılmasının cemaati bir arada tutucu, şeyh efendi ile kalbî ve fikrî rabıtayı takviye edici bir yönü olduğunu daha o zamanlar düşünmüştüm. Vefat sonrasında, tarikat ıstılahınca yaşarken kınında olan bir kılıcı andıran şeyh efendi, bu eserlerle kınından çıkıyor, eser, eser sahibinin ulaşabileceğinden çok daha geniş bir sahada, çok daha fazla insana ulaşarak mürîdânı (o zamanki Menzil tabiriyle kurbanları) bir arada tutuyor, onları şeyh efendinin himmetine rabtediyordu.
Vefat sonrasında devam eden himmetle, peyderpey yayınlanan sohbet derlemeleri arasında birebir ilişki kuruyor değilim. Ama sanırım, himmet devam ediyorsa, hikmet de devam ediyordur. Bu hikmet, ister kitaplaştırılmış sohbetlerde olsun, ister yayınlanmış mektuplarda, ister içlerine kamu hafsalasının ilaveler yaptığı menkıbelerde, durum fark etmez: Tesir eser ister…
Fethullah Gülen Hocaefendi de ruhunun ufkuna yürüdü. Hayattayken bir kısmı kaleminin, bir kısmı kelamının ürünü seksen küsur cilt eser vermişti zaten. Ama 2021 Aralık ayına kadar hiç ara vermeden devam ettiği dersleri ve bazen bir günde birkaç defa yaptığı sohbetleri bir o kadar daha kitap üretmeye yetecek içeriğe sahip. Sadece Kur’an’ın Sihirli Ufku’nun yayınlanmış iki cildi, tefsirin geri kalan kısmının 40 ila 60 cilt arasında olacağını gösteriyor. Daha hadis, siyer, rical ilimleri, tasavvuf, fıkıh ve kelam dersleri sırada bekliyor.
Bana bakan yönüyle, ömrüm oldukça, her yıl en az iki, daha iyisi dört cilt yepyeni Pırlanta eser yayınlanacak ve kuvvetle muhtemel ömrüm Hocaefendi’nin bütün eserlerini okumaya yetmeyecek demek bu.
Hocaefendi’siz kalmayacağım Allah’a şükür…
Hizmet Hareketi gibi metin merkezli bir sivil toplum hareketleri ağı için muazzam bir dinamizm kaynağı bu. Tabi üzerimize düşeni yapabilirsek.
Raflarda duran eserler bir tesir icra etmiyorlar.
Kur’an’ın Sihirli Ufku ile olan irtibatımız, baştan sonra bir Kur’an tefsiri olduğundan, bir müfredatı olduğundan, doğası itibarıyla tefrika olarak yayınlanacağından genel olarak Pırlanta eserlerle olan ilişkimizi formatlama potansiyeline de sahip. Öyle ki, bırakın bundan sonra yayınlanacak derlemeleri, bundan önce yazılmış bütün Pırlantaları, Kur’an’ın Sihirli Ufku’ndan bir defa daha seyretmek mümkün. Fetih Suresi tefsirini okurken, dönüp Sonsuz Nur’u bir defa daha okumak; Kehf Suresi’ni okurken Kalbin Zümrüt Tepeleri’ne bir defa daha bakmak; Hucûrat Suresi’nin izlerini Derin Müslümanlık’ta sürmek; Enbiya 105 tefsirini Ruhumuzun Heykelini Dikerken’le birlikte okumak mümkün, ve güzel, ve lazım…

Hocaefendi, Kur’an talebesiydi. Üsluplarını, Kur’an üsluplarından derlemiş; Kur’an’ın belağat, beyan, îcaz, i’caz ve cezalet-i nazmını kendi manzume-i insaniye ve beyaniyesinin merkezine koymuştu. Kur’an’ın tasrif adabını kendisi irşad ve tebliğinin temel karakteristiği haline getirmişti. Bizden de okumada tasrif edebi geliştirmemizi istiyordu. Her defasında farklı bir üslupla, farklı bir bakış açısından, farklı bir niyet ve nazarla okuma… Kur’an’ın Sihirli Ufku’ndan Pırlantalara ve Risalelere yeni bir bakış böylesi bir tasrif edebinin masadakı olabilir. Elverir ki biz telifin arkasında müellifi, önünde de Hazreti Kur’an’a ait manalar okyanusunu görebilelim.
Respect Graduate School’un Dünya Döndükçe Kitap Okuma Kampları tasrif edebiyle okumaya bir ilk adım olma potansiyeli taşıyor. Yayınlanan her yeni Pırlanta’yı 24 saat süren bir kitap okuma, müzakere, bilgi yarışması ve onlarca sohbetin konusu haline getiren Dünya Döndükçe Kampları YouTube’da yayınlanıyor ve adı üzerinde dünyayla birlikte dönerek bir tam tur attıktan sonra başladığı noktada, bir sonraki gün, başladığı saatte bitiyor. Bu arada onlarca ülkeye uğruyor, o ülkelerde aynı kitabı okuyan kişilerden enerji ve heyecan topluyor kamp.
Dünya Döndükçe Kamplarının bir sonraki devr-i alemi 3 Ekim Cumartesi günü olacak. Berlin saatiyle gün ortasında başlayıp Batıya doğru seyahat eden kamp İngiltere, ABD, Kanada, Latin Amerika, Avustralya, Japonya, Güney Kore ve daha bir dizi ülkeye uğrayarak 4 Ekim Pazar günü Berlin saatiyle 12:00’de tamamlanacak. Katılımcılar bütün kitabın özetlerini dinleyecek, seçme bölümlerini tamamen okuyacak, izahtan faydalanabilecekleri bölümlerle alakalı 50den fazla hocamızdan kısacık sohbetler dinleyecek, iki defa ödüllü Kahoot yarışmalarına katılacak ve daha bir dizi sürpriz yaşayacaklar.
Kur’an’ın Sihirli Ufku Fatiha Suresi ve Bakara Suresi 1-39 Ayetler kitabının müzakere edileceği Dünya Döndükçe Kampı 24 saat boyunca Friends of Respect YouTube kanalında yayınlanacak (https://www.youtube.com/@FriendsOfRespectTR). Bu kampla birlikte uzun yıllar daha okuyacağımız Kur’an’ın Sihirli Ufku Tefsiri’yle alakalı bir bilme, olma ve oldurma niyeti çekebilir, Kur’an’la olan irtibatımızı yenileyebilir, bazılarımız itibarıyla manasını idraki lafzını ezberle taçlandırabilir, bazılarımız itibarıyla bu tefsirin sözlü olarak yazıldığı ders halkalarında okunan diğer altmış tefsir eserini okumaya kalkışabiliriz…
Kur’an’ın Sihirli Ufku’nda Hocamızla bir defa daha ve kalıcı olarak buluşabiliriz.
Dünya Döndükçe Kampında buluşalım.
