Şampiyonlar Ligi’nden dokuzuncu lige: Süle için futbolun gerçek anlamı 

Şampiyonlar Ligi’nden dokuzuncu lige: Süle için futbolun gerçek anlamı 

HASAN CÜCÜK | HABER PORTRE

Bayern Münih ile Şampiyonlar Ligi’ni kazanan, beş kez Bundesliga şampiyonluğu yaşayan ve Almanya Millî Takımı’nda 49 kez forma giyen 30 yaşındaki Niklas Süle, bugün Almanya’nın dokuzuncu liginde top koşturuyor. Milyonlarca euroluk sözleşmelerin, on binlerce taraftarın önünde oynanan maçların ve büyük kupaların ardından geldiği nokta ilk bakışta şaşırtıcı. Ancak Süle’nin tercihi, profesyonel futbolun kaybettirdiği bir şeyi yeniden bulma arayışı olarak da okunabilir. 

Büyük kupalardan amatör sahalara 

Süle’nin kariyeri, birçok futbolcunun ulaşmayı hayal ettiği zirvelerle dolu. Hoffenheim’da kendisini gösterdikten sonra 2017’de Bayern Münih’e transfer oldu. Bavyera ekibinde geçirdiği beş sezonda beş Bundesliga şampiyonluğu yaşadı. 2019 ve 2020’de Almanya Kupası’nı kazanan kadroda yer aldı. 2020’de Şampiyonlar Ligi kupasını kaldıran Bayern’in önemli savunma oyuncularından biriydi. Aynı dönemde UEFA Süper Kupası ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası zaferlerini de yaşadı. 

Alman futbolcunun başarıları kulüp düzeyiyle sınırlı kalmadı. 2017’de Almanya ile Konfederasyon Kupası’nı kazandı, 2016 Rio Olimpiyatları’nda ise gümüş madalya elde etti. 2022’de Bayern’den Borussia Dortmund’a geçen Süle, sarı-siyahlı formayla 2024’te Şampiyonlar Ligi finaline çıktı. Dortmund kupayı kazanamadı ancak Süle bir kez daha Avrupa futbolunun en büyük sahnesinde yer aldı. 

Bütün bunlar, onun bugün neden amatör futbolda forma giydiğini daha da ilginç kılıyor. Süle, yaz aylarında profesyonel kariyerini noktaladıktan sonra SV Tiefenbach takımına katıldı. Üstelik yalnızca savunmada oynamakla yetinmedi; takımın kalecisinin sakatlanmasının ardından iki karşılaşmada kaleyi de korudu. 

Bir zamanlar Avrupa’nın en iyi hücumcularına karşı mücadele eden bir savunmacının dokuzuncu ligde ter dökmesi, futbolun alışılmış kariyer hikâyelerinden oldukça farklı. Fakat burada mesele yeni bir başarıya ulaşmak ya da eski günlerini yeniden yaşamak değil. Süle, oyunun kendisinden aldığı keyfi yeniden keşfetmeye çalışıyor. 

Sakatlıkların gölgesinde gelen karar 

Süle’nin 30 yaşında profesyonel futbolu bırakması, kariyerinin en dikkat çekici yönlerinden biri. Çünkü fiziksel özellikleri ve üst düzey tecrübesi düşünüldüğünde, daha uzun yıllar profesyonel düzeyde oynayabileceği düşünülebilirdi. Ancak futbolcunun kariyeri boyunca yaşadığı ciddi sakatlıklar, geleceğe ilişkin kararında belirleyici oldu. 

Çapraz bağlarını kariyerinde iki kez koparan Süle, nisan ayında Hoffenheim karşılaşmasının ardından bir kez daha aynı sakatlığı yaşadığını düşündü. Soyunma odasında doktorun ve fizyoterapistin endişeli tepkilerini görünce duşa girip on dakika ağladığını anlattı. Ertesi gün çekilen MR sonucunda çapraz bağının kopmadığı ortaya çıktı. Buna rağmen yaşadığı korku, kararını değiştirmedi. 

Alman futbolcu, üçüncü kez çapraz bağ sakatlığı yaşama ihtimalinin düşüncesine bile katlanamadığını belirtti. Artık tatil yapmak, bağımsız yaşamak ve çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmek istiyordu. Başka bir ifadeyle Süle, kariyerini yalnızca sahada neler yapabileceğine göre değil, saha dışında nasıl bir hayat yaşamak istediğine göre de değerlendirdi. 

Futbol artık iş değil, keyif 

Süle’nin SV Tiefenbach’ı seçmesinin arkasında da kişisel nedenler bulunuyor. Takımda en yakın iki arkadaşı forma giyiyor; arkadaşlarından biri aynı zamanda teknik direktörlük yapıyor. Bu tercih, kariyerinin son döneminde yeniden bir futbolcu olmaktan çok, arkadaşlarıyla futbol oynayan biri olmayı istediğini gösteriyor. 

Alman savunmacı, yeni takımındaki deneyimini anlatırken profesyonel futboldan farklı bir ortamda bulunmanın kendisi için büyük bir hediye olduğunu söylüyor. Artık futbolu iş ve para ekseninden uzak, yalnızca sporun kendisi için oynama fırsatı buluyor. 

Bir kariyerin ardından yeni bir başlangıç 

Süle, Bundesliga’da yaklaşık 300 maça çıktı, Almanya Millî Takımı’nda 49 kez görev yaptı ve futbolun en büyük kupalarını kazandı. Bu başarıların ardından dokuzuncu ligde kaleye geçmesi, kariyerinin bir düşüş hikâyesi olarak okunabilir. Oysa futbolcunun kendi sözleri başka bir tablo çiziyor. 

Bugün SV Tiefenbach’ta oynarken önünde Şampiyonlar Ligi finali ya da Bundesliga şampiyonluğu gibi hedefler bulunmuyor. Bunun yerine arkadaşlarıyla aynı sahada olmanın, oyunun tadını çıkarmanın ve hayatına farklı bir yön vermenin keyfini yaşıyor. 

TR724 Patreon

Bağımsız haberciliğe destek olun

TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.

Patron ol

Yorum Yap