Hollanda iltica başvurularında gecikme cezalarını kaldırdı

Hollanda iltica başvurularında gecikme cezalarını kaldırdı

Basri Doğan | Lahey, TR724

Hollanda Senatosu (Eerste Kamer), geri gönderme ve yabancıların gözetim altında tutulmasını düzenleyen iki yasa teklifini kabul etti. Yeni düzenlemeler, iltica başvurularının değerlendirilmesinde yaşanan gecikmeler, yabancıların sınır dışı edilmek üzere gözetim altında tutulması ve kamu düzenini tehdit ettiği değerlendirilen kişilere yönelik tedbirleri kapsıyor.

Yasaların en çok tartışılan maddelerinden biri, Hollanda Göç ve Vatandaşlık Dairesi’nin (IND), iltica başvurularını yasal süre içinde karara bağlayamaması hâlinde mahkemelerin uygulayabildiği para cezalarının kaldırılması oldu. Bu değişiklik, Senato’daki siyasi partileri ikiye böldü.

Düzenlemeyi destekleyen partiler, IND’nin üzerindeki mali yükün azaltılmasını ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını savunurken, karşı çıkan partiler para cezalarının kaldırılmasının kurum üzerindeki yargısal baskıyı zayıflatacağı ve başvuruların daha da gecikmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.

İki yasa da Senato’dan geçti

Senato’da kabul edilen ilk düzenleme, “Geri Dönüş ve Yabancıların Gözetim Altında Tutulması Yasası” (Wet terugkeer en vreemdelingenbewaring) olarak biliniyor. İkinci düzenleme ise bu yasada değişiklik yapan ek yasa teklifinden (Novelle Wet terugkeer en vreemdelingenbewaring) oluşuyor.

İlk yasa; yabancıların kimlik tespiti amacıyla durdurulması, teminat uygulamaları, özgürlüğün kısıtlanması ve özgürlükten yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri yeniden düzenliyor. Yasa, sınır dışı edilmesi gereken kişilerin ülkeden ayrılmasını sağlamak amacıyla uygulanabilecek tedbirleri hukuki bir çerçeveye oturtmayı hedefliyor.

Ek yasa ise gözetim merkezlerinde ciddi düzen ve güvenlik sorunları yaşanması hâlinde daha sıkı tedbirlerin uygulanabilmesine imkân tanıyor. Buna göre, gerekli koşulların oluşması durumunda gözetim merkezinin yöneticisi, yabancıların günde 23 saate kadar hücrelerinde tutulabileceği bir kapatma uygulamasına karar verebilecek.

Düzenlemeler ayrıca, belirli koşulları taşıyan yabancılar hakkında “istenmeyen kişi” kararı verilmesine ilişkin imkânları genişletiyor. İkinci yasa teklifine eklenen bir değişiklikle, IND’nin başvurular hakkında zamanında karar verememesi nedeniyle mahkemelerce hükmedilen para cezalarının kaldırılması da kabul edildi.

IND’ye yönelik para cezaları neden kaldırılıyor?

Hollanda’da iltica başvurularının yasal süre içerisinde sonuçlandırılamaması, uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde bulunuyor. IND’nin başvuruları zamanında karara bağlayamaması durumunda başvuru sahipleri mahkemeye başvurabiliyor. Mahkeme, kurumun belirlenen süre içerisinde karar vermesini isteyebiliyor ve koşullara göre gecikme nedeniyle para cezası uygulanmasına hükmedebiliyordu.

Yeni düzenlemeyle bu para cezası mekanizmasının kaldırılması öngörülüyor.

Yasayı destekleyen siyasi partiler, IND’nin yoğun iş yükü ve biriken dosyaları nedeniyle para cezalarının kamu bütçesine ek maliyet getirdiğini belirtiyor. Bu kesime göre söz konusu paranın, kurumun personel kapasitesinin artırılması ve başvuruların daha hızlı değerlendirilmesi için kullanılması daha yararlı olabilir.

Ancak karşı çıkan partiler, para cezalarının gecikmelerin sebebi değil, kurumun yasal yükümlülüklerini yerine getirememesinin sonucu olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre, para cezalarının kaldırılması IND’nin karar verme sürelerini iyileştirmediği takdirde başvuru sahiplerinin elindeki önemli bir hukuki baskı aracı ortadan kalkacak.

Senatodaki tartışmalarda, para cezalarının kaldırılmasının ardından mahkemelerin kararlarının uygulanmasını sağlamak için hangi araçların kullanılabileceği de gündeme geldi.

Bakan: IND her iş günü yaklaşık 230 davayla karşılaşıyor

İltica ve Göç Bakanı Van den Brink, Senato’daki görüşmelerde IND’nin uzun süredir devam eden ciddi bir iş yüküyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bakan, geçen yıl zamanında karar verilmemesi nedeniyle açılan davaların sayısının iş günü başına yaklaşık 230’a ulaştığını belirtti. Bu durumun yalnızca para cezaları açısından değil, göç sisteminin işleyişi bakımından da ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

Van den Brink’e göre IND, mevcut koşullarda iltica başvurularını zamanında karara bağlamakta yetersiz kalıyor ve biriken dosyaların oluşturduğu baskı giderek büyüyor.

Bakan, sorunun yalnızca ödenen para cezalarından ibaret olmadığını, asıl meselenin sistemin işleyişinde yaşanan tıkanıklık olduğunu dile getirdi. Hükümetin, uygulamadaki aksaklıklardan sorumlu tutulması gerektiğini de kabul etti.

Bununla birlikte, para cezalarının kaldırılmasına yönelik değişiklik, daha önceki bir yasama sürecinde gündeme gelmiş ve Hollanda Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmişti. Senato’daki tartışmalarda ise düzenlemenin hukuki dayanağı ve olası sonuçları üzerinde duruldu.

Siyasi partiler ikiye bölündü

Senato’daki oylamalarda, iki yasa teklifine ilişkin farklı siyasi tutumlar ortaya çıktı. Özellikle IND’ye uygulanan para cezalarının kaldırılması konusunda partiler arasında belirgin görüş ayrılıkları yaşandı.

CDA, D66, VVD, PVV, JA21, BBB, SGP ve FVD gibi partiler, ek yasa teklifindeki düzenlemeye destek verdi. ChristenUnie ve bazı bağımsız senatörler de ilgili teklifin kabulü yönünde oy kullandı.

Buna karşılık PRO, Volt, SP ve Hayvanları Koruma Partisi (PvdD), para cezalarının kaldırılmasını içeren ek yasa teklifine karşı çıktı. OPNL ve Fractie-Visseren-Hamakers da bu teklifin aleyhinde oy kullananlar arasında yer aldı.

İlk yasa teklifinde ise destek daha geniş bir tabana yayıldı. PRO ve ChristenUnie’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda parti ilk teklife olumlu oy verirken, Volt, SP, PvdD ve Fractie-Visseren-Hamakers karşı yönde oy kullandı.

Bu tablo, yabancıların geri gönderilmesine ve gözetim altında tutulmasına ilişkin genel düzenlemelerle IND’ye uygulanan para cezalarının kaldırılması meselesinin, Senato’da aynı şekilde değerlendirilmediğini gösterdi.

PRO: “Sorunun kaynağına müdahale edilmeli”

PRO adına konuşan senatör Thijssen, yasa teklifinin 2015’ten bu yana defalarca değiştirildiğini ve başlangıçta öngörülmeyen konuların zamanla düzenlemeye eklendiğini söyledi.

Thijssen, yasanın geçirdiği uzun süreci eleştirerek yabancıların gözetim altında tutulma koşullarının yeterince insani hâle getirilip getirilmediğini sorguladı.

Gözetim merkezlerinde uygulanabilecek 23 saatlik hücrede tutma tedbirine ilişkin kaygılarını da dile getiren Thijssen, personel eksikliğinin uygulamada daha sıkı kısıtlamalara başvurulmasına neden olabileceğini belirtti.

IND’ye uygulanan para cezalarının kaldırılmasına karşı çıkan Thijssen, sorunun para cezalarıyla değil, kararların zamanında verilmesini engelleyen nedenlerle mücadele edilerek çözülmesi gerektiğini savundu.

PRO’nun yaklaşımına göre, para cezasının kaldırılması kurumun işleyişindeki sorunları kendiliğinden ortadan kaldırmayacak. Aksine, başvuruların zamanında sonuçlandırılmasını sağlayacak alternatif mekanizmaların da değerlendirilmesi gerekiyor.

D66: Para cezalarının kaldırılmasına anlayış

D66 adına konuşan senatör Dittrich, yasanın yabancıların gözetim altında tutulması ile ceza hukuku kapsamında uygulanan hapis cezası arasında daha açık bir ayrım getirmesini olumlu değerlendirdi.

Dittrich, yabancıların gözetim altında tutulmasının ceza infazına ilişkin kurallara dayandırılmamasının önemli olduğunu söyledi. Bununla birlikte, gözetim merkezlerinde bağımsız ve dış denetimin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Gözetim süresinin uzatılabilmesine ilişkin hükümler de D66’nın gündeme getirdiği konular arasında yer aldı. Dittrich, bazı durumlarda sürenin 24 aya, istisnai koşullarda ise 30 aya kadar uzayabilmesine dikkat çekerek Avrupa hukukuyla uyum konusunda açıklama istedi.

Para cezalarının kaldırılması konusunda ise D66, bu mekanizmanın mevcut durumda istenen sonucu vermediği yönündeki değerlendirmelere anlayış gösterdi. Dittrich, süreçlerin ve ödemelerin yüksek maliyet oluşturduğunu belirterek söz konusu yaptırımdan vazgeçilmesinin gerekçesini anladıklarını ifade etti.

VVD ve PVV: Para cezaları derhâl kaldırılmalı

VVD senatörü Kaljouw, yabancıların gözetim altında tutulmasına ilişkin değişiklikleri önemli bulduğunu belirtti. Kaljouw, özellikle kamu düzenini bozan ve şiddet eylemlerine karışan kişiler konusunda hızlı müdahale edilmesi gerektiğini savundu.

VVD, IND’ye uygulanan para cezalarının kaldırılmasını güçlü biçimde destekledi. Kaljouw, kurumun mahkeme kararları doğrultusunda önceliklendirme yapma konusunda zorlandığını ve 2027 bütçesinde de para cezaları için milyonlarca avro ayrıldığını söyledi.

PVV senatörü Van Hattem de yabancıların geri gönderilmesinin önemine dikkat çekti. Van Hattem, yasa teklifinin kabul edilmesiyle yılda kaç kişinin gözetim altına alınacağı ve kaç kişinin sınır dışı edileceği konusunda bakandan bilgi istedi.

PVV açısından en önemli başlıklardan biri para cezalarının kaldırılmasıydı. Parti, söz konusu uygulamanın vakit kaybedilmeden sona erdirilmesi gerektiğini savundu.

ChristenUnie: Para cezasını kaldırmak sorunu çözmeyebilir

ChristenUnie senatörü Huizinga-Heringa, yabancıların gözetim altında tutulması ile hapis cezası arasındaki hukuki ayrımın daha net hâle getirilmesini desteklediklerini söyledi.

Ancak para cezalarının kaldırılması konusunda çekincelerini dile getirdi. Huizinga-Heringa, para cezalarının artık amacına ulaşmadığı yönündeki değerlendirmeleri kabul etmekle birlikte, bunların kaldırılmasının IND’nin gecikme sorununu çözmeyeceğini belirtti.

ChristenUnie, para cezalarına ayrılan kaynağın IND’nin kapasitesini artırmak için kullanılıp kullanılmayacağını da sorguladı. Parti, kurumun daha hızlı karar verebilmesi için hangi somut adımların atılacağının açıklanmasını istedi.

Bu yaklaşım, düzenlemenin mali boyutundan çok, başvuruların zamanında sonuçlandırılmasını sağlayacak kalıcı çözümlere odaklanılması gerektiğini ortaya koydu.

Volt ve SP: Çocukların hakları ve hukuki güvenceler gündemde

Volt senatörü Perin-Gopie, Fractie-Visseren-Hamakers adına da söz alarak çocukların yabancıların gözetim altında tutulduğu merkezlerde bulunmasına ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Perin-Gopie, 2025 yılında 140 çocuğun yabancıların gözetim altında tutulması kapsamında bulunduğunu belirterek çocukların haklarının daha açık biçimde değerlendirilmesini istedi. Yeni yasal düzenlemelerin çocuklar üzerindeki etkilerinin, yasa hazırlık sürecinin erken aşamalarında incelenmesi gerektiğini savundu.

Volt ve beraberindeki senatörler, para cezalarının kaldırılmasına karşı çıkarken gecikmelerin asıl nedeninin IND’nin karar verme kapasitesindeki sorunlar olduğunu vurguladı.

SP senatörü Janssen ise para cezalarının kaldırılmasına yönelik değişikliğin hukuki açıdan yeterince incelenip incelenmediğini sorguladı. Janssen, hükümetin bu konuda neden acil bir Danıştay görüşü istemediğini sordu ve düzenlemenin hukuki geçerliliği konusunda açıklama talep etti.

SP ayrıca yeni düzenlemelerin uygulanması için ne kadar ek personel ve bina kapasitesine ihtiyaç duyulacağını öğrenmek istedi.

Gözetim merkezlerinde 23 saatlik hücre uygulaması

Yasaların bir diğer tartışmalı unsuru, yabancıların gözetim altında tutulduğu merkezlerde ciddi güvenlik veya düzen sorunları yaşanması hâlinde uygulanabilecek kısıtlamalar oldu.

Ek yasa kapsamında, merkezin yöneticisine belirli koşullarda kapatma uygulaması başlatma yetkisi veriliyor. Bu uygulama çerçevesinde yabancılar günde 23 saate kadar hücrelerinde tutulabilecek.

Düzenlemenin savunucuları, ciddi güvenlik sorunlarının yaşandığı durumlarda yönetimin elinde daha etkili araçlar bulunması gerektiğini belirtiyor. Eleştirenler ise bu kadar uzun süreli hücrede tutmanın insan hakları, günlük yaşam koşulları ve gözetim merkezlerindeki personel kapasitesi bakımından riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Senato görüşmelerinde, bu yetkinin hangi koşullarda kullanılabileceği, uygulamanın ne kadar sürebileceği ve dış denetimin nasıl sağlanacağı konusunda sorular yöneltildi.

CDA senatörü Van Toorenburg, güvenlik ile insan haklarının birlikte gözetilmesi gerektiğini belirterek uzun süreli tecrit uygulamalarına ihtiyatlı yaklaşılması çağrısında bulundu. D66 da bağımsız denetimin önemini vurguladı.

“İstenmeyen yabancı” ilan edilmesine ilişkin kurallar genişliyor

Ek yasa, belirli koşulları taşıyan yabancılar hakkında istenmeyen kişi kararı verilebilmesine ilişkin hükümleri de içeriyor.

Bu düzenleme, Avrupa Birliği’nin Geri Dönüş Direktifi kapsamındaki kişilere yönelik uygulamaların genişletilmesini öngörüyor. Amaç, geri gönderme sürecinde hakkında gerekli kararlar bulunan ve buna rağmen ülkede kalmaya devam eden kişilere ilişkin hukuki araçları düzenlemek.

Senato’daki destekleyici partiler, kamu düzenini bozan veya suç işleyen yabancılar hakkında daha etkili tedbirler alınabilmesini savundu. JA21, SGP ve VVD gibi partiler, mevcut mevzuattaki araçların daha etkin kullanılmasını istedi.

Bununla birlikte, uygulamanın hangi koşullarda devreye gireceği ve kişilerin hukuki güvencelerinin nasıl korunacağı da tartışıldı. Yeni düzenlemenin, tek başına her yabancının otomatik olarak istenmeyen kişi ilan edileceği anlamına gelmediği; uygulamanın ilgili hukuki koşullara bağlı olduğu dikkate alınmalı.

Uzun yıllardır süren yasama süreci

Geri dönüş ve yabancıların gözetim altında tutulmasına ilişkin yasa teklifi, ilk olarak 2015 yılında parlamentonun gündemine geldi. Süreç boyunca çeşitli değişiklikler yapıldı ve farklı hükümetler döneminde görüşmelerin devamı birkaç kez ertelendi.

2019’dan itibaren Senato’daki değerlendirmeler, beklenen ek düzenlemeler ve bunların değiştirilmiş sürümleri nedeniyle birden fazla kez askıya alındı. 2025 yılında yeniden hız kazanan süreçte teklif önce Temsilciler Meclisi’nde ele alındı ve haziran ayında kabul edildi. Ardından Senato’daki görüşmeler devam etti.

Parlamenterler, uzun süreç boyunca teklifin başlangıçtaki kapsamının genişlediğini ve farklı konuların aynı yasal çerçeve altında bir araya geldiğini belirtti. Bazı senatörler metni farklı konuların asıldığı bir “askılık” olarak nitelendirirken, diğerleri düzenlemenin yıllar içinde değişen ihtiyaçlara cevap verdiğini savundu.

IND’ye uygulanan para cezalarının kaldırılması da başlangıçtaki teklifin temel unsurlarından biri değildi. Bu değişiklik, Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen bir değişiklik önerisiyle ek yasa teklifine dâhil edildi.

Bundan sonra ne olacak?

Senato’nun 13 Ekim 2026 tarihli oylamalarıyla her iki yasa teklifi de kabul edildi. Böylece düzenlemeler yasama sürecinde önemli bir aşamayı tamamladı.

Ancak kabul kararının ardından uygulamanın hangi tarihte başlayacağı, ilgili hükümler için hangi idari hazırlıkların yapılacağı ve yeni kuralların IND ile gözetim merkezlerinin işleyişine nasıl yansıyacağı önem kazanıyor.

Özellikle para cezalarının kaldırılması, IND’nin birikmiş başvuruları ne ölçüde hızla sonuçlandırabileceği sorusunu gündemde tutuyor. Kurumun personel kapasitesi, karar süreleri ve mahkemelerin denetim yetkileri, yeni sistemin işleyişini değerlendirmek açısından belirleyici olacak.

Gözetim merkezlerinde 23 saatlik hücrede tutma yetkisinin hangi koşullarda kullanılacağı, çocukların durumuna ilişkin güvencelerin nasıl uygulanacağı ve uzun süreli gözetimin hukuki sınırları da yakından izlenecek konular arasında bulunuyor.

Hollanda’daki yeni düzenlemeler, bir yandan geri gönderme işlemlerinin daha etkin yürütülmesini hedeflerken diğer yandan kamu yönetiminin karar süreleri, yargısal denetim ve temel haklar arasındaki dengeye ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.

TR724 Patreon

Bağımsız haberciliğe destek olun

TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.

Patron ol

GÜNÜN MANŞETLERİ

Yorum Yap