İşte liyakatsizler ordusunu atayan bir mekanizma: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Karar yazarı Mehmet Ocaktan, fon soruşturmasını yalnızca ekonomik kayıplar üzerinden değil, kamu kurumlarındaki atamalar ve aile ilişkileri açısından da değerlendirdi. Yazısında, finans sektöründeki bazı görevlerle kamu yöneticileri arasındaki bağlantılara dikkat çekti. Ocaktan, bu tablonun oluşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin etkili olduğunu yazdı.
Ocaktan, “Ne yani ‘bizim çocuklar’ kazanmasın mı?” başlıklı yazısında, fon soruşturmasının ekonomik boyutunun yanı sıra ahlaki sonuçlarının da tartışılması gerektiğini belirtti.
Yazısında Ali Babacan’ın, yatırımcıların kayıpları ile borsadaki erime birlikte hesaplandığında toplam zararın 7 trilyon lirayı aştığı yönündeki açıklamasına yer verdi.
Aile bağlarına ve görev ilişkilerine dikkat
Ocaktan, eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak hakkındaki 1 milyon dolarlık rüşvet iddiası üzerinden finans sektöründeki bazı görev ve akrabalık ilişkilerini aktardı. Yazıda, Çakmak’ın Türkiye Sigorta kaynaklarını TERA fonlarına yönlendirme karşılığında ödeme aldığı ve TERA’nın Grainturk Holding hisselerine yatırım yapmasını istediği iddiası yer aldı. Bu iddialar soruşturma kapsamında gündeme gelen suçlamalar olarak aktarıldı.
Yazıda ayrıca Grainturk Holding’in bağımsız yönetim kurulu üyesi Ahmet Emir Akben’in, eski BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben’in oğlu olduğu belirtildi. Ocaktan, Taha Çakmak’ın da Mehmet Ali Akben’in BDDK başkanlığı döneminde kurumda başkan yardımcılığı yaptığını ve TERA’ya kuruluş ile faaliyet izninin aynı dönemde verildiğini yazdı.
Ocaktan’ın yazısında yer verdiği bir diğer bağlantı ise BDDK Kurulu üyesi Mustafa Balcı’nın oğlu İskender Balcı’nın, fon soruşturmasında hisse işlemleri tartışılan Özata Denizcilik’te bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yapması. Yazıda İskender Balcı’nın eski Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı olduğu bilgisi de aktarıldı.
“Liyakatsizlik ve nepotizm” eleştirisi
Ocaktan, bu ilişkilerin fon soruşturmasının tamamını açıklamadığını, ancak kamu kurumları ile finans çevreleri arasındaki bağlantılara dair daha geniş bir tartışmayı gündeme getirdiğini savundu. Kurumların başına ideolojik yakınlık ve aile bağları üzerinden getirilen kişilerin liyakat sorununa yol açtığını ileri sürdü.
Yazar, atama düzeninin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle bağlantılı olduğunu öne sürerek, yetkilerin tek merkezde toplanmasının ekonomik kriz ve kurumsal yozlaşma riskini artırdığını belirtti. Fon vurgununda adı geçen kişilerin vicdani sorumluluk üstlenmediğini savunan Ocaktan, yazısını “bizim çocuklar” ifadesi etrafında kurduğu eleştiriyle tamamladı.
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.















