İNCELEME | ‘Uçan Roadster’: Milyar dolarlık pazarlama illüzyonu mu?

İNCELEME | ‘Uçan Roadster’: Milyar dolarlık pazarlama illüzyonu mu?

HABER-İNCELEME | İLKER DOĞAN

Tesla’nın CEO’su Elon Musk’ın hayali gerçek oldu; Tesla, SpaceX’in roket teknolojisinden yararlanan iticilerle donatılmış yeni nesil uçan Roadster modelini güçlü bir şovla tanıttı. İki kişilik yeni nesil Roadster, tanıtım sırasında inanılmaz manevralar yaptı. 

Otomobil, Teksas’ın McGregor kentindeki SpaceX test sahasındaki bir rampada vakum sistemi kullanarak ters şekilde ilerledi, ardından taklalar atıp roket iticileri sayesinde havada süzülerek iniş yaptı. Bir başka sahnede ise otomobil yan yana dizilmiş araçların önünde durup havalandı ve takla atarak engeli aştı.

Buraya kadar her şey harika! 

İyi de bizim elimizde ne var? Bu bizim hayatımızı ne kadar etkileyecek? O araç ne kadar kullanılabilir? Kimler, hangi yollarda kullanacak? Bir otomobile uzay teknolojisi kullanarak roket takıp, onu 3-5 saniye havada tutmak ya da takla attırmak büyük bir başarı mı? Yolda gidemeyen ama takla atıp, 5 saniye havada kalabilen bir araba! 

İşte zurnanın zırt dediği yer tam olarak burası. Sahnedeki o göz kamaştırıcı ışıklar söndüğünde ve duman altı olan test sahası temizlendiğinde, geriye mühendislik harikası bir gelecek değil; soğuk, ticari ve mantıksız bir gerçeklik kalıyor.

Teknik ve pratik gerçeklik: Mühendislik mi, gösteri mi?

Şovda izlediğimiz roket iticili (SpaceX soğuk gaz sistemi) manevralar, kapalı ve kontrollü bir test sahasında ne kadar büyüleyici görünürse görünsün, günlük hayatta hiçbir kullanılabilirliğe ve mantığa sahip değil.

Şehir içinde, yayaların ve diğer normal araçların arasında arkasından yüksek basınçlı gaz püskürten, havada taklalar atan bir aracın neden olacağı fiziksel tehlike kabul edilemez düzeyde. Bu boyuttaki bir itici gücün sokaklarda yaratacağı gürültü patlaması ve rüzgar etkisi, hiçbir şehir içi yaşam standardına uyum sağlayamaz. Yani bu araç, trafiğe çıkması imkansız bir “pist oyuncağı” olmaktan öteye gidemez.

Regülasyon Duvarı: Önümüzdeki 20 yıl neden imkansız?

Teknoloji bir şekilde laboratuvardan sokağa indirilse bile, bürokrasi ve güvenlik protokolleri bu tür bir çılgınlığa asla geçit vermeyecek. Havacılık otoritelerinin (FAA gibi) sokaklarda serbestçe dolaşan, roket teknolojisiyle havada takla atan binek araçlara kitlesel kullanım izni vermesi önümüzdeki 20 belki 30 yıl boyunca tamamen ütopik. Hiçbir gerçekliği yok. Trafik kuralları, hava sahası ihlalleri ve olası arıza/kaza senaryoları, bu projeyi ticari bir ürün olmaktan tamamen uzaklaştırıyor. 

Bende boyun fıtığı var!

Otomobil 0’dan 100’e 1 saniyenin altında bir sürede ulaşıyor… Normal; zira gösteri amaçlı üretilen ve roketlerle donatılmış bir ‘oyuncak’. 

Peki bu kadar hızlı bir otomobil insanlar için ne kadar güvenli? 

Uzmanlara göre bir otomobilin 1 saniyenin altında (resmi iddiayla 0.81 saniyede) 0’dan 100 km/s hıza çıkması güvenli olmak bir yana, kelimenin tam anlamıyla biyolojik ve fiziksel bir cinayet girişimi!

Bu hızlanma verisi asla “teknoloji başarısı” değil, ölümcül bir kumar… 

Erinmedim, yapay zekaya hesaplattım… Bu konuyla ilgili şunları yazdı: 

“Matematiksel olarak 0.81 saniyede 100 km/s hıza ulaşmak, sürücünün doğrudan 3.38 G-Kuvvetine maruz kalması demek. Yani koltuğa oturan kişinin vücudu, kendi ağırlığının yaklaşık 3.5 katı bir basınçla geriye doğru itilir.

Bayılma ve Görüş Kaybı: Eğitimli F-16 pilotları özel kıyafetlerle (G-suit) yüksek G kuvvetlerine dayanabilirler. Ancak hiçbir eğitimi olmayan, sabah kahvesini içip işe gitmeye çalışan ortalama bir sürücü aniden 3.4 G kuvvete maruz kaldığında G-LOC (G kuvvetine bağlı bilinç kaybı), ani tansiyon düşmesi, göz kararması (blackout) veya beyne kan gitmemesi gibi durumlar yaşayabilir.

Boyun ve Omurga Travmaları: Boyun kasları bu kadar ani ve muazzam bir ivmelenmeye hazırlıksız yakalanırsa, omurga ve boyun zedelenmeleri (whiplash) kaçınılmaz olur. Sürücü daha ne olduğunu anlamadan bilincini kaybedebilir veya fiziksel hasar alabilir.“

Bende boyun fıtığı var; zaman zaman arkadaşımın Tesla’sına biniyorum. Sanırım 0-100’ü 4 saniye civarında. Orada bile boynum kırılacak gibi hissediyorum. 1 saniyenin altında bir hızı düşünemiyorum bile; muhtemelen anında bayılırım… 

Kaldı ki 1 saniyede 100 km hıza ulaşan bir otomobili nasıl kontrol edeceksin? Elon Musk, bütün sürücüleri ‘Captan Amerika’ mı sanıyor acaba?

Asıl amaç: Algı yönetimi ve fiyat manipülasyonu

Peki, o zaman neden böyle bir gösteriyle milyarlarca insanın gözü boyanıyor? Cevap tamamen ekonomik: Aşırı heyecan ve algı yönetimi.

Elon Musk, bu çılgın şovlarla Tesla’yı sıradan bir otomotiv markası değil, “geleceği inşa eden” bir teknoloji devi olarak konumlandırıyor. Bugün piyasada 40-50 bin dolara satılan standart Tesla modellerinin (Model 3/Y) cazibesini koruması ve şirketin borsa değerinin sürekli zirvede kalması, işte bu tür devasa pazarlama stratejilerine bağlı. 

Uçan Roadster sahnede taklalar attıkça, markanın imajı taze tutuluyor. Bu durum, nihai aşamada standart araçların fiyatlandırılmasında ve şirketin milyarlarca dolarlık borsa değerlemesinde doğrudan bir manipülasyon aracı olarak işlev geliyor. O şovun ardından, dün 50 bin dolar olan hayaller, yarın 100 bin dolarlık etiketlerle satılmaya başlıyor.

Özetlemek gerekirse; Teksas’taki test sahasında izlediğimiz o muazzam şov, geleceğin ulaşım standardını değil, kusursuz tasarlanmış bir halkla ilişkiler (PR) başarısını temsil ediyor. Günlük hayatta hiçbir pratik kullanılabilirliği olmayan, tamamen zenginlerin egosuna ve kitlelerin hayal gücüne hitap eden bu proje, Tesla’nın finansal çarklarını döndürmek ve hisselerini yukarıda tutmak için kullanılan parlak bir illüzyondan ibarettir.

Çinli rakipleri pistte yarışmaya hazır, olağanüstü gerçek otomobiller yaparken; Elon Musk, internet için video şovları yapmayı tercih ediyor…

TR724 Patreon

Bağımsız haberciliğe destek olun

TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.

Patron ol

GÜNÜN MANŞETLERİ

Yorum Yap