Fon vurgunu neden gündemden düşmüyor?

Fon vurgunu neden gündemden düşmüyor?

LEVENT KENEZ | YORUM 

Ellerindeki muazzam medya gücüne, istedikleri gazeteciyi hapse atabilme lükslerine rağmen fon krizini gündemden düşüremiyorlar. Hatta ne yaparlarsa yapsınlar iş yine gelip organize dolandırıcılıklarına yazılacak. 

Mesela… 

Mansur Yavaş’ı yarın sabah gözaltına alsalar olay yine fondan bilinecek. Ve tepkiler daha da artacak. O sebeple birçok operasyonu şimdilik beklettiklerini tahmin ediyorum. Yaptıkları birkaç operasyon da Sarıgül benzeri pek de işlerine yaramadı.

Peki neden böyle?

Birinci sebep, 500 bine yakın mağdur bir kitle var ve bunların çok önemli bir kısmı kendi mahallelerinden. Ve hâlâ kimin ne kadar para alacağı belli değil. Fonların nihai tasfiyesinden sonra yatırdığı ana parayı almaları bile kesin değil. Şimdi bazıları açıktan tepki göstermese de paralarını kaptırmaktan dolayı öfkeliler. Ve bir şeylerin yapılmasını istiyorlar. Yapılanları da yeterli görmüyorlar.

Kriz patladıktan sonra konuşulan bu fonların arkasında devlet var sözü boş değil. Hayatlarında yatırım denince dolar-altın ya da gayrimenkul almaktan başka bir şey gelmeyen, fon nedir bilmeyen birçok insan bu fonlara para yatırmış. 

Bu nasıl olabilir? Kulaktan kulağa yayılan ve çok kâr getireceğine inanılan bir vaadin peşinden gitmişler belli ki…

Bir de fonlara para girişi devam etmeli ki bu “fonzi” çarkı devam etsin. O sebeple birçok insanın para yatırması sağlanmış. Kamuda yolsuzluk hem çok kanıksanmış hem de muhatabı olmayan bir kavram. Devleti soyduğun zaman karşına dikilecek kimse yok ama bu sefer kanlı canlı insanlar var karşılarında. Ve bunlar hep “Size oy verdik!” diyor.

İkincisi, ekonomiye etkisi. Fonlara para kaptırmamış insanlar da öfkeli. Çünkü borsanın durması, şirketlerin değer kaybetmesi, yabancı sermayenin çekilmesi, piyasadaki olumsuz hava bütün işleri etkiliyor. Eninde sonunda yine kamu kaynaklarının kullanılacak olmasına duyulan kesin derecede şüphe de insanları kızdırıyor. Çünkü bu seferki hadise cebi vuruyor. Memurlar dışında herkes işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktan korkuyor.

Gündemden düşmemesini sağlayan bir diğer sebep de iktidarın kendisi. Operasyonlar ve görevden almalar da tekrar tekrar gündem yapıyor soygunu. Tutuklamaların bir kısmı toplumun gazını almak için yapıldı. Diğer kısmı da para tahsilatı ve “Bizden habersiz siz neler kazanmışsınız öyle ya!” faturası. 

Bir gün arayla tam tersi alınan mahkeme kararları bundan. “Devlet gereğini yapıyor!” diye trollere görev vermişler ama o devlet en baştan görevini yapsaydı bugün bunları konuşmuyor olacaktık. İnsanlar da bunun farkında. Zaten devlet falan da kalmamış ortalıkta.

Bir de yandaş kalemlerin yazdıkları var. “Adamların hakkını yemeyelim, konuyu es geçmediler!” şeklinde güzellemeler dolaşıyor. Onların çıkardıkları ses hırsızlığa falan değil. Bu rezaletlerin bu rejimin doğal sonucu olduğuna da değil. Zaten çoğunun malvarlığı şaibeli. Onların derdi “Sizin yüzünüzden gemi batacak, sizin yüzünüzden bizim düzen bozulacak.” tepkisi. 

Belediyelere operasyonlarla, İmamoğlu davasıyla, adamlar daha muhalefetteyken çalmışlar imajı oturmaya başlamışken bütün algı yerle bir oldu. Fonların patlamasından 10 gün önce Gökçek haberlerini girmemelerinden anlayabilirsiniz ne kadar samimi olduklarını. Yine “Cumhurbaşkanı çok üzgün, adamın sırtından yük aldığınız yok, bari yük olmayın, gidin!” tarzı sigortalar da gözlerden kaçmasın.

Bir de ekipler savaşı var. Fon krizini fırsat bilip birbirine aracılar vasıtasıyla el ense çekenler var. Herkes birbirini çok iyi tanıdığı için kim kimin adamı elbette biliyorlar. Berat’ın, “Erişah Arıcan’ın paltosundan çıkanlar!” lafına, daha önce bin kere söylendiği hâlde tepki vereceğinin tutmasının, aile medyasında ortalığı ayağa kaldırmasının altında bunlar yatıyor. Daha önce yine Erişah ile ilgili doktora tezinden işe alımlara kaç kere aleyhinde yazıldı, bir kez bile cevap vermemişti.

Medyayı bitirdikleri için gazete okuyan, televizyon seyreden yok. Herkes sosyal medyada. Bütün engellemelere ve tehditlere rağmen sosyal medyadaki öfke de geçmiyor. Erdoğan başta olmak üzere herkesin paylaşımlarının altında fon vurgunu var. Sosyal medyanın yanıltıcı bir yer olduğu, birçok seçimde bunun görüldüğü doğru ama bu sefer direkt herkesin cebine vuran bu olayda korku ikliminin yıkıldığını görüyoruz.

İşin ilginç kısmı, bütün bu gündemin değişmemesinin muhalefetle bir ilgisi yok. Fatma Betül’ün ifşası ile başlayan dalganın gerisi gelmedi. Hatta vites küçüldü. Ömer Çelik lafını duyan yok artık. Bilal’e yakın isimleri sayan yok. Erdoğan’ın voleyi vuran akrabalarını bir kez andılar, bıraktılar. 

Akın Gürlek sonuna kadar işin içinde, hakkında bir iddia yok. Özgür Özel, 60’a yakın AKP milletvekili ve yakınından bahsetti ama somut yeni bir iddiası yok henüz. 

Buradan iktidarı devirmeleri elbette mümkün değil, ülke gerçeklerinin farkında vatandaş ama bu kadar çok malzemenin olduğu bir yerde de, ne bileyim…

TR724 Patreon

Bağımsız haberciliğe destek olun

TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.

Patron ol

Yorum Yap