FON VURGUNU | FOTÖ; “Altı ticaret, ortası rezalet, üstü ihanet!”

FON VURGUNU | FOTÖ; “Altı ticaret, ortası rezalet, üstü ihanet!”

NECİP F. BAHADIR | YORUM 

Belki de ilk kez AKP gündemin esiri oldu. Erdoğan ne yapsa başaramadı; AKP fon sarmalına tutuldu. Ahtapot gibi sardı. Ertan Aydın, Fatma Betül Sayan gibi isimleri kurban verdi. Ne kamuoyunu ne toplumu ikna edebildi. 

Parti tabanının bile rahatsızlığını gideremedi. Bürokrasiye operasyon tamam ama ‘siyasi ayak’ ve hatırlı kişiler ne olacak? Yargının eli onlara uzan(a)mayacak mı? Daha ne beklenmekte? Liste Erdoğan’ın masasında. Düğmeye kim basacak? Erdoğan ‘cerrah titizliği’ dedi. Fon metastaz yaptı, bütün bünyeyi sardı. Her geçen gün AKP’nin ömründen… 

AKP’ye en sert muhalefet de mahalleden… 

Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, herkesin anlayacağı dilden konuştu; “Hazreti İsa’nın doğduğu günden bu yana…” dedi. Fon vurgununu anlatırken 2026 yıl öncesine gideceği kimsenin aklına gelmezdi. Ama dikkat çekmeyi başardı. 

Söyledikleri her yerde yankılandı. Sokaktaki insanın zihninde yer etti. Hakkını teslim etmek lazım. Arıkan’ın ekibi bu işte çok başarılı… Saadet lideri finali şu cümlelerle yaptı; “2026 yıldır her gün 1 milyon TL harcansa 739 milyar eder! Fon vurgununda konuşulan para 800 milyar lira… Bugünkü yolsuzluğa yetişemiyor…” 

Asrın vurgunu; Cumhuriyet tarihinde örneği yok!

İlk günden bu yana rakamlar havada uçuşuyor… Fatma Betül Sayan sadece birkaç ayda ‘2 milyar lira’ kazanç elde etti. Vatandaş sordu; “Bu kadar parayı ne yapacak? Bu parayı yemeye ömür yeter mi?” 

Arıkan rakamları adeta ete kemiğe büründürdü. Ve vurgunun çapını somut şekilde ortaya koydu. ‘Asrın vurgunu’ bu… Cumhuriyet tarihinde böylesi görülmedi. AKP, talanda ve yalanda kendisinden önceki iktidarları geride bıraktı. 

Mahmut Arıkan’ın ‘fon çıkışı’ bununla ibaret değil. ‘Fon terör örgütü’ kavramını ilk ortaya atan da oydu. Banka hesabından, gazete aboneliğinden terör örgütü çıkar da ‘vurgundan, talandan, milletin malını çalanlardan’ çıkmaz mı? 

Asıl örgüt burada!

Şunları söylerken haksız mı? “Bu yapının altı ticaret, ortası rezalet, üstü ihanet… Fon terör örgütünün inlerine ne zaman gireceksiniz? Bu kirli organizasyonun siyasi ayağının üzerine ne zaman gidilecek? Yoksa geçmişte olduğu gibi üzeri mi örtülecek?” 

Sorular yerinde ve son derece isabetli… AKP şu ana kadar bir cevap vermedi, veremedi. Erdoğan’dan ses yok. Fakat çevresinden ‘komplo teorilerine’ sarılanlara rastlandı. İzahı olmayanın ya mizahı olur ya da komplosu… 

Tuzak varmış; laf ola beri gele!

Eski danışman ve metin yazarı “Tuzak var!” dedi. Ne tuzağı? Kim kurmuş? Ayrıntı yok. Sadece soru işareti… Erdoğan’ı temize çıkarma ve kurtarma gayreti!  

“Başta fon krizi olmak üzere, muhtemel riskler çözümsüz bırakılarak Erdoğan’ın altı oyuluyor olabilir mi?” 

Çözümsüz bırakan kim? Erdoğan’dan başka iktidar sahibi mi var? Yoksa Şamil Tayyar’ın dediği gibi ‘yönetimde dev bir boşluk’ mu söz konusu? Erdoğan vaziyete hakim değil mi? 

29 Ekim törenlerinde görüldü, Anıtkabir’de kısa bir mesafeyi güçlükle yürüyebildi. Ardından doğru yere imza atmakta zorlandı. Olayın ‘insani hata’ boyutunu çok aştığı ortada ama bu yönüyle konuşan, tartışan yok. Yönetimde bir ‘zaaf yaşandığı’ aşikar. Peki bu durumdan vazife çıkaran kim veya kimler? Adalet Bakanı Akın Gürlek’e şüpheyle bakmak lazım mı? 

Aydın Ünal daha insaflı: “Krizin daha fazla aydınlatılması gerekirken her gün daha fazla karanlığa bürünmesi, bende olduğu kadar sizde de Erdoğan’a karşı içerden bir tuzak şüphesini uyandırmıyor mu?” 

Parti içinde Erdoğan’a tuzak kuracak kim olabilir? Boşluğa konuşmak kolay… Keşke somut isim verse… Fatma Betül Sayan onlardan biri mi? Ertan Aydın veya Asuman Erdoğan tuzağın neresinde? Peki Mehmet Şimşek? “İngilizlerin adamı!” deniyordu. Bir ara Erdoğan, Şimşek aleyhinde ağır sözler sarf etmişti, sonra yalvar yakar ekonominin dümenine oturttu. 

Erdoğan ve avanesi derin bir acziyet ve çaresizlik içinde… Yoksa bu kadar kim saçmalayabilir!

AKP veya Erdoğan’ın fon skandalından aldığı darbe çok ağır… Daha ilk gün burada ‘ölümcül’ diye yazdım. Danışmanı da farkında; “Belki, darbe senaryolarından, 27 Nisan’dan, 7 Şubat’tan, 17-25 Aralık komplosundan, 15 Temmuz darbe girişiminden daha büyük bir tuzakla karşı karşıya…” 

Ona şüphe yok. Erdoğan eskiden dört ayağının üzerine düşerdi. Şimdi düz yolda yürümekte zorlanıyor, doğru yere imza atmakta güçlük çekiyor. Bu tuzak falan değil, acziyet ve çaresizlik… Fon skandalının merkezindeki isimlerin hemen hepsi ‘başkanın adamları…’ AKP’nin altın çocukları, has evlatları… 

Berat Albayrak’ın geri dönüşü yok!

Damat Berat Albayrak ise tüm gerçeklik duygularını yitirmiş. Fena düştü… Bir zamanlar ‘veliaht prensti’, Erdoğan’ın kendisinden sonra en somut projeydi. Kendi kendini patlattı ve bir kenara atıldı. 

Ne yapsa boş… Geriye dönüşü yok. 

Biraderinin başında bulunduğu medyanın gazı bir yere kadar… Hatta lehine değil, aleyhine oldu. Fehmi Çalmuk’un haberine göre, bazı yorumlarda adının fon vurgununda geçmesini İsrail’e bağlamış… “Tel Aviv’den düğmeye bastılar, bunları konuşturdular!” cümlesi onun ağzından çıkmış. 

Bu durumda Abdülkadir Selvi’yi harekete geçiren İsrail… Selvi ‘birilerinin adamı’ doğru ama Tel Aviv fazla uçuk… 

Ben Damat Albayrak’ın fon vurgununu 17-25 Aralık operasyonlarına benzetmesine takıldım. Bir insan uçmaya başlayınca nerede duracağı belirsiz. “Bu fon işi, 17-25 Aralık’ın ve 15 Temmuz’un 2. versiyonudur; bir ekonomik darbedir!” demiş. 

Karanlığa konuşmak kolay. Geçmişten medet ummak beyhude… Fon vurgunu, 17 – 25 Aralık operasyonunun gerçekliğini ortaya çıkardı. İlla bir bağlantı kurulacaksa buradan kurulmalı. Toplum ve kamuoyu o zaman fark edememiş veya “Çalıyorlar ama çalışıyorlar!” diyerek tolere etmişti, şimdi geç de olsa uyandı. AKP iktidarının bir talan dönemi olduğunu er geç görecekti zaten. Yolsuzluk ilanihaye örtülemez.

Abdurrahman Dilipak bile, “Bu fon krizinin üstü örtülemez. 17-25 de böyle bir şeyse o davanın da yeniden açılması gerek… Fon-Forex krizi de 17-25 Aralık gibi üstü örtülecekse AK Parti bu yükü taşıyamaz…” dedi. Berat Albayrak’ın tezi, bırakın kamuoyunu ve toplumu mahallenin ağır abilerinden Dilipak’ı bile ikna etmekten uzak.

Komplo teorileri, içeride ve dışarıda tuzak iddiaları… Erdoğan’ı temize çıkarma gayretleri… Hepsi boş. Saadet lideri Mahmut Arıkan gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Fon vurgunu bir ahtapot gibi AKP’yi sardı. 

Buradan çıkış yok!

TR724 Patreon

Bağımsız haberciliğe destek olun

TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.

Patron ol

Yorum Yap