AKP politikası; Abdullah Tırpan’a ölüm, Abdullah Öcalan’a villa…

NECİP F. BAHADIR | YORUM
Haberi DEM’den Mithat Sancar duyurdu. Öcalan ısrarlara dayanamadı ve nihayet kendisi için özel inşa edilen ‘Bahçeli dubleks konutuna’ taşındı! ‘Önce statü’ demişti. Çözüm sürecinin en önemli muhatabıydı. Adının konmasını istedi. DEM ‘başmüzakereci’ sıfatını uygun gördü. Muhtemelen Öcalan’ın talebi de buydu.
MHP lideri Bahçeli, “Koordinatör olsun!” dedi. Neyin koordinatörü? “Barış süreci ve Siyasallaşmanın…”
Hadi süreci anladık da ‘siyasallaşma’ ne demek? Öcalan’a Meclis kapılarını açmak mı?
Bahçeli’nin ‘Öcalan aşkı’ sınır tanımadı. Türk siyaseti bugüne kadar böylesi bir keskin ve sert dönüşümü yaşamadı. Çıtayı ‘kurucu önder’ payesine kadar çıkardı. Meclis’in açılış resepsiyonunda, kameraların önünde tüm ülkenin duyacağı şekilde DEM heyetine “Ne zaman gideceksiniz?” diye sordu… İmralı’ya ziyareti kast ediyor… “Yakında…” cevabı karşısında ise, “Benden selam söyleyin.” dedi.
İkili arasındaki ‘yakınlık ve dostluk’ o derece yani. Taban şaşkın, ülke şaşkın, hatta ortağı AKP bile şaşkın, fakat Öcalan ve PKK çok memnun…
MHP lideri statü konusunda AKP’yi epey sıkıştırdı. Açık çağrıda bulundu. Erdoğan duymazdan geldi. Toplumun ve kamuoyunun tepkisinden çekiniyordu çünkü. Meclis heyetini bile Öcalan’a gizlice göndermek istedi.
Bu çağda gizlilik ve sır mümkün mü?
Erdoğan’ın önceliği ne ülke ne kronik sorunun çözümü; onun tek derdi iktidarı ve koltuğu. ‘Öcalan’a statü’ yıpratıcı olabilirdi. O yüzden ağırdan aldı. Öcalan da beklemekten bıktı. Nihayet gönülsüz de olsa istemeye istemeye ‘özel konutuna’ taşınmaya karar verdi.
Bir mahpus ve mahkuma ‘özel konut’ tahsisini Türkiye ilk kez yaşadı. Bugüne kadar başka örneği yok. Bunu da Bahçeli açıklamasa ülkenin haberi olmayacaktı. DEM ağzından kaçırdı. Ama Ankara doğrulamadı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e soruldu. Gürlek, “Orada öyle bir şey yok. Orada idari bir yerleşke olduğu için muhtemelen yeni binalara, ihtiyaç görülen yerler yapılabiliyor. Özel olarak bir konut yapılma durumu yok.” dedi. Öcalan bugün, Gürlek’in ‘yok’ dediği, özel konutunda…
Nasıl bir konut? AKP’li Şamil Tayyar ilk ayrıntıyı veren isimdi; “250 metrekare kapalı alana sahip iki katlı, geniş bahçeli müstakil bir yapı…”
Başka detaylar da var. Alt kat ‘çalışma odası, ofis alanı’ olarak tasarlanmış. Teknik donanımı ve haberleşme ağı ihmal edilmemiş… Üst kat ise yaşam alanı… Yatacak yer, mutfak, banyo falan… Ortalamanın üstünde bir ev… Türkiye’de kaç kişi böyle bir yaşam konforuna sahip?
Konutun bahçesi özel olarak düzenlenmiş, peyzajına kadar düşünülmüş. Hayır, gidip görmedim tabii ki… Çıkan haberlerden öğrendim. Bugüne kadar tekzip de edilmedi. Sükut ikrardan gelir. Etrafı çevrelenmiş bahçe içinde spor ve yürüyüş alanı da mevcut, ekim dikim işleriyle uğraşması için toprak bölümü de…
Ne de olsa ülkenin en özel ve en imtiyazlı mahpusu Abdullah Öcalan… Ona bu ayrıcalığı AKP iktidarı verdi! Ortağı MHP ile birlikte… Bu kadarını ne kendisi bekliyordu ne de örgütü!
Ve fakat DEM hala ‘statüde’ ısrarcı. Pervin Buldan, Öcalan’ın ‘koordinatör olarak tanımlanmasının geciktiğinden yakındı. Sürecin ağır işlemesinden de şikayet etti. Şu sözler Buldan’a ait; “Sayın Öcalan başından beri kadın kurumları, gazeteciler, akademisyenlerle görüşmek istediğini söyledi. Ancak bunlar iki yıldır gerçekleşmiyor. Sürecin ilerleyebilmesi için yeterli değil, hızlı bir şekilde adım atılması gerekiyor…”
Meclis tatile girerken ‘çerçeve yasayı’ oy birliğiyle çıkardı. PKK mensupları evlerine dönmek için bavullarını topladı. Sıra ‘çerçevenin doldurulmasında…’
Peki bu nasıl olacak?
Selahattin Demirtaş tahliye edilmeyecek mi? AKP’ye yakın isimler, “Sonbaharı bekleyin!” demişti. Sonbahar geldi. Herhangi bir gelişme yaşanmadı. Demirtaş’ın özgürlüğüne ilişkin bir işaret de verilmedi. Varsa yoksa Öcalan… Amaç siyasallaşma ise bunun öncü ismi Selahattin Demirtaş değil mi? Ankara’nın gözünde Demirtaş’ın suçu ve günahı Öcalan’dan daha mı ağır?
Galiba öyle… Demirtaş, Erdoğan’a meydan okudu, “Seni başkan yaptırmayacağız” dedi. Ve Erdoğan da ‘yanına bırakmadı’. Demirtaş’ın içeride olduğu bir sürecin ilerlemesi mümkün değil. Demokrasi ve adaletten yoksun barışın hayata geçmesi de olası değil.
Öcalan’a ‘özel konut’ hukuki açıdan da tartışma konusu… İtiraz eden isimlerden biri ceza hukukçusu İzzet Özgenç’ti. Özgenç, sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı; “Binlerce masum insanın öldürülmesinden sorumlu olan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlüsü Öcalan’ın infaz koşullarını iyileştirmeye yönelik olarak, malum ihanet belgesi kanun metninin gölgesinde ve fakat mer’î infaz mevzuatımızda kanuni dayanağı olmayan uygulamalar geliştirilmektedir!”
Özgenç’in dediği gibi kanunsuz bir uygulama ise elbet bir gün müeyyidesi de olur.

Bu yazıyı yazarken gözümün önünde hep Abdullah Tırpan’ın aydınlık yüzü… Hayırsever bir iş adamıydı. Saçma sapan gerekçelerle tutuklandı. Hastaydı, hapishane koşullarında durumu ağırlaştı. Devlet kendisine emanet edilen cana sahip çıkamadı. Önce bir ayağını yitirdi. Ardından hayatını… Ailesi ve yakınlarının acı çığlığı Ankara’ya ulaşmadı. Cinayet gizli saklı değil, göz göre göre geldi. Günahı ve vebali AKP’nin omuzlarında…
Abdullah Tırpan’a ölümü gösteren AKP, 40 yıldır akan kanın sorumlusu Abdullah Öcalan’a her türlü yaşam konforunu sağladı. Ada’da villa gibi özel konut inşa etti. Cezaevlerinde birçok mahpus yer yokluğundan yerlerde yatarken, Öcalan özel konutuna taşındı. Kim ne derse desin, o artık bir mahpus değil. Her türlü teknik haberleşme ağıyla donatılmış, kendine özel çalışma ofisi olan bir mahpus nerede görülmüş?
İki Abdullah… Herkes sınanmakta… En çok da AKP… Ben yerimi belirledim; her şeyimle Abdullah Tırpan’ın yanındayım. Gerisini AKP tayfası düşünsün. Her şey ortada; AKP bütün avenesiyle Abdullah Öcalan’ın yanında hizalandı.
Merak ediyorum, AKP tabanı farkında mı bu açık ve çıplak gerçeğin? Bu çarpık tabloyu içine sindirebiliyor mu? AKP politikasının geldiği yer; Abdullah Tırpan’a ölüm, Abdullah Öcalan’a villa… Fon cüzdanı vurdu, Abdullah Tırpan vicdanı…
Siz ne taraftasınız? Hangi Abdullah’ın yanındasınız?
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.
