ÖZEL HABER | Kara para aklamaktan cinsel saldırı iddialarına: Sarıgül dosyası
32 milyon euroluk yalıya 100 milyon euroluk havale, 1 milyar euroluk kredi vaadi ve 1,5 milyon euroluk tekne devri: Sarıgül ailesi, milyonlarca euroluk kara para aklama ve dolandırıcılık iddialarıyla soruşturuluyor. Soruşturmada 19 kişi tutuklandı. Dosyada gizli tanık ifadeleri, ses kayıtları ve cinsel saldırı iddiaları da bulunuyor.

TR724 ÖZEL | İLKER DOĞAN
YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesi, milyonlarca euroluk kara para aklama ve dolandırıcılık soruşturmasının merkezinde yer alıyor. Savcılık dosyasına göre aile, kaynağı belirsiz paraları şirketler, gayrimenkul satışları ve dokuz kişilik bir aracı ağı üzerinden aklamakla suçlanıyor. Altınbaş Holding ve Titanic Hotel yöneticilerine kadar uzanan soruşturmada 19 kişi tutuklandı; gizli tanık ifadeleri, ses kayıtları ve cinsel saldırı iddiaları da gündeme geldi.
Soruşturmanın çıkış noktası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre soruşturma, Alman vatandaşı K.P. ve M.B.’nin şikâyetiyle başladı. İki Alman iş insanı, Mustafa Sarıgül ve ailesiyle bağlantılı şirketler üzerinden kara para aklandığını, dolandırıldıklarını ve tehdit edildiklerini ileri sürdü.
Soruşturmanın merkezinde 80 milyon euroluk yatırım sözleşmesi, 100 milyon euroluk şüpheli banka havalesi, 1 milyar euroluk fon vaadi ve 1,5 milyon euroluk tekne devri bulunuyor.
İddialara göre aile, kaynağı belirsiz paraları şirketler ve gayrimenkul satışları üzerinden yasal ticari gelir gibi göstermeye çalıştı. Türkiye’deki bazı mal varlıklarının da dokuz kişi aracılığıyla yurt dışına çıkarıldığı öne sürülüyor.
Siyasi nüfuzla 1 milyar euro vaadi
Şikâyetçilerin anlatımına göre Mustafa Sarıgül, milletvekili kimliği ve siyasi bağlantılarını kullanarak büyük bir finansal işlem gerçekleştirebileceği konusunda Alman iş insanlarına güven verdi.
Mustafa Sarıgül ve DenizBank şube müdürü Cavidan Tanrah Artuner’in de katıldığı çevrim içi toplantılar düzenlendi. İddiaya göre Mustafa Sarıgül, siyasi bağlantılarını kullanarak Alman iş insanlarına 1 milyar euroluk banka kredisi (fon) ayarlayacağını ve paranın transferini sağlayacağını vaat etti. Ancak bu vaat gerçekleşmedi.
Ardından Sarıgül ailesiyle bağlantılı North Gayrimenkul şirketinin, Alman iş insanlarının şirketine 80 milyon euro finansman sağlamayı taahhüt ettiği bir sözleşme hazırlandı. Ancak müştekilere göre verilen sözler tutulmadı, vaat edilen 1 milyar euroluk transfer de gerçekleşmedi.
32 milyonluk yalı üzerinden 100 milyon euro
Soruşturmanın en dikkat çekici bölümü, Emir Sarıgül’e ait olduğu belirtilen bir yalının Almanlara satışı! Şikâyetçilere göre değeri 32 milyon euro olan yalı, 100 milyon euroya satılmış gibi gösterilerek yurtdışından Türkiye’ye para aktarılmak istendi.
Burada önemli bir soru çıkıyor karşımıza; Almanlar, değeri 32 milyon Euro olan bir yalı için 100 milyon Euro ödemeyi neden kabul etti?
Bir iddiaya göre bu yöntem, kaynağı belirsiz parayı gayrimenkul satışından kazanılmış yasal gelir gibi göstermeye dayanıyordu. Yani 32 milyonluk bir yalı üzerinden neden 100 milyon euro transfer edilmek istendiği, kara para aklama suçlamasının temel sorularından biri.
Bir başka ihtimal de şu ve yabana atılmamalı; Almanlar 32 milyonluk bir yalıya aptal oldukları için 100 milyon euro vermediler… 100 milyon euro yatırıp, karşılığında siyasi nüfuz güvencesiyle 1 milyar Euro’luk devasa bir küresel fonu/krediyi yönetmeyi hedefliyorlardı. Aldıkları yalı, bu devasa finansal köprünün sadece görünen yasal kılıfı ve teminatıydı.
Ancak yurt dışındaki banka bu havaleye bloke koydu. Para transferi gerçekleşmeyince bu kez 1,5 milyon euro değerindeki lüks bir tekne devreye girdi.
Bankadaki blokeyi kaldırmak için tekne
Alman iş insanlarının iddiasına göre, 100 milyon euroluk havaleye yabancı banka bloke koyunca Sarıgül tarafı sorunu çözmek için yeni bir yol önerdi. Bu kapsamda 1,5 milyon euro değerindeki lüks tekne, teminat olarak Emir Sarıgül’e devredildi. Ancak teknenin devredilmesine rağmen bankadaki bloke kaldırılmadı. Almanlar, teknenin parasını da alamadıklarını belirterek dolandırıldıklarını ileri sürdü.
Dosyaya yansıdığı belirtilen görüşmelerde Alman iş insanlarının temsilcisi Sinan Çampınar’ın Emir Sarıgül’e şöyle tepki gösterdiği aktarıldı: “Tekneyi aldın mı? Paramı verdin mi? 56 gün bekledim ben.”
Böylece soruşturmaya, teknenin bedelinin ödenmemesiyle ilgili ayrı bir dolandırıcılık iddiası da eklendi.
Ses kayıtları: “Yeter ki bizim hesaba girsin”
Soruşturma dosyasına sunulduğu belirtilen ses kayıtları, para transferleri için yapılan görüşmeleri de ortaya çıkardı. Mustafa Sarıgül’e ait olduğu ileri sürülen bir kayıtta, paranın Türkiye’deki hesaba geçmesinin ardından dört gün içinde ödeme yapılacağı söyleniyor. Kayıtta şu sözler dikkat çekiyor: “Yeter ki bizim hesaba girsin. Biz onu hallederiz geriye, problem yok.”
Bir başka görüşmede ise 1 milyon euroluk ödemenin borç, fatura veya şirket ortaklığı üzerinden gösterilmesi konuşuluyor. Bu kayıtlar, soruşturmada incelenen milyonlarca euroluk işlemlere nasıl ticari gerekçeler oluşturulmaya çalışıldığına ilişkin iddiaların önemli parçaları arasında yer alıyor.
Dokuz kişilik “kasa ve emanetçi” ağı
Savcılık sevk yazısına göre soruşturmanın bir başka ayağında, Sarıgül ailesine ait olduğu öne sürülen mal varlığının dokuz kişi aracılığıyla yurt dışına çıkarılması bulunuyor. Zekeriya Yasemin, Cihat Salman, Cihan Durak, Caner Baş, Özgür Bölükbaşı, Sadullah Ergün, Selim Daşdemir, Bayram Özata ve Zekai Erdem’in bu işlemlerde aracılık yaptıkları iddia ediliyor.
Böylece dosyada hem yurt dışındaki paraların Türkiye’ye sokulması hem de Türkiye’deki mal varlığının başka ülkelere çıkarılması suçlamaları bulunuyor.
Gizli tanıktan Altınbaş ve Titanic Hotel iddiası
Soruşturmayı genişleten en önemli gelişmelerden biri gizli tanığın ifadeleri oldu. Gizli tanık, Mustafa Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı döneminde imar işlemlerinden elde ettiği öne sürülen kayıt dışı paraları Altınbaş Holding, Belek’teki Titanic Hotel ortaklığı ve yurt dışındaki gayrimenkul yatırımları üzerinden akladığını iddia etti.
Tanığa göre Sarıgül, bu amaçla oğlu Emir Sarıgül’ün 2008 yılında Fatma Altınbaş ile evlenmesini sağladı. Çiftin 2019’daki boşanması sırasında da Altınbaş ailesindeki paraların iadesi için 600 milyon euroluk bir anlaşma yapıldığı öne sürüldü.
Soruşturma dev holdinglere uzandı
Gizli tanığın iddialarının ardından soruşturma iş dünyasına da uzandı. 26 Ekim’de Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sofu Altınbaş ile Titanic Hotel Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aygün’ün de aralarında bulunduğu 13 kişi adliyeye sevk edildi.
Savcılığın, Altınbaş ailesinin kuyumculuk faaliyetleri ile Titanic Hotel ortaklığı üzerinden yürütüldüğü öne sürülen para hareketlerini araştırdığı bildirildi. Yeni operasyon öncesinde soruşturmada tutuklu sayısı 19’a ulaşmıştı. Adliyeye sevk edilen 13 kişinin işlemleri ise devam ediyor.
“Montaj raporu” için 200 bin dolar iddiası
Gizli tanık, Mustafa Sarıgül’e ait olduğu ileri sürülen ve daha önce sosyal medyada yayılan cinsel içerikli görüntüler hakkında da çarpıcı iddialarda bulundu. Sabah gazetesinin aktardığı ifadeye göre Sarıgül ve ekibi, görüntülerin montaj olduğuna ilişkin kriminal rapor hazırlatmak için Ulusal Kriminal Büro’dan Uğur Kurtulan ile temasa geçti. Rapora karşılık 200 bin dolar istendiği öne sürüldü.
Aynı tanık, Emir Sarıgül’ün Levent’teki korunaklı bir villada borsa manipülasyonları yaptırarak kayıt dışı paraları finansal sisteme soktuğunu da iddia etti.
Korumanın cinsel saldırı iddiası
Soruşturmanın en çok tartışılan gelişmelerinden biri, Mustafa Sarıgül’ün yakın koruması Beşir Ömer Demir’in savcılıkta verdiği öne sürülen ifade oldu. Gazeteci Tamar Tanrıyar, Demir’in Mustafa Sarıgül tarafından rızası dışında cinsel saldırıya uğradığını anlattığını ileri sürdü. İddialar, daha önce yayılan cinsel içerikli görüntülerle de ilişkilendirildi.
Gözaltına alınan Demir hakkında tutuklama yerine ev hapsi kararı verildi. Sarıgül ise cinsel saldırı suçlamasını kesin bir dille reddetti.
Murat Ağırel neden tutuklandı?
Soruşturmanın bir başka dikkat çekici boyutu, gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanması oldu. Şikâyetçi Alman iş insanları, ellerindeki banka dekontlarını ve ses kayıtlarını Ağırel’e gönderdi. Ardından belgelerin Sarıgül ailesine aktarılması üzerine tehdit edildiklerini ileri sürdüler.
Ağırel ise belgeleri haber yapmak için araştırdığını, Sarıgül ailesinin avukatlarıyla yalnızca iddiaları doğrulamak ve yanıt hakkı tanımak amacıyla görüştüğünü söyledi. 100 milyon euro ve 10 milyon euro tutarındaki iki banka dekontundan şüphelendiğini belirten Ağırel, belgeleri doğrulayamadığı için haber yapmadığını anlattı.
Ağırel, 19 Ekim’de tutuklandı.
19 Ekim’de Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil, oğlu Ömer Sarıgül ve Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu 15 kişi tutuklandı. 21 Ekim’de diğer oğlu Emir Sarıgül de cezaevine gönderildi. 24 Ekim’de Cihan Tunç, Çağlar Sezgin ve Ümit İlker Avcı’nın tutuklanmasıyla sayı 19’a yükseldi. Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialara ilişkin dosya ise milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Sarıgül: “100 euroyu 100 milyon yapmışlar”
Mustafa Sarıgül, hakkındaki mali suçlamaların sahte banka dekontlarına ve sahte sözleşmelere dayandığını savundu. 20 Ekim’deki açıklamasında, “100 euro’luk bir dekont 100 milyon euro olarak değiştirilmiştir” diyen Sarıgül, Türkiye’ye getirilmiş veya Türkiye’den çıkarılmış tek bir euro bulunmadığını öne sürdü.
Sarıgül, kendisi ve ailesine karşı şantaj yapıldığını savunurken Murat Ağırel’in tutuklanmasını da büyük bir haksızlık olarak nitelendirdi.
25 Ekim’de eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ı arayan Sarıgül, korumasına yönelik cinsel saldırı iddiasını da reddetti: “14/15 yıldır yanımızda biri, evladımızdır. İddia kesinlikle doğru değildir.”
Tayyar, Sarıgül’e dokunulmazlığının kaldırılmasını sağlayarak yargı önünde ifade vermesini önerdiğini, Sarıgül’ün de bu öneriyi değerlendireceğini açıkladı.
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.















