KHK’lı üsteğmenden mektup: “Suçlu değilsin ama birileri bedel ödemek zorunda dediler”

TR724 HABER MERKEZİ
15 Temmuz darbe girişiminin ardından müebbet hapis cezasına çarptırılan eski üsteğmen Osman Turan Önal, devlet yetkilileri, milletvekilleri ve gazetecilere hitaben bir mektup yazdı.
15 Temmuz gecesi birliğinden çıkmadığını, Harbiyelileri taşıyan konvoya katılmadığını belirten Önal, buna rağmen başkalarının eylemlerinden sorumlu tutularak cezalandırıldığını söyledi. Önal, kendisini tutuklayan hâkimin “Suçlu değilsiniz ama birileri bedel ödemek zorunda” dediğini öne sürdü.
Yaklaşık 10 yıldır cezaevinde bulunan eski üsteğmen Osman Turan Önal, yaşadıklarını anlattığı bir mektupla devlet yetkililerine, milletvekillerine ve gazetecilere seslendi.
Önal’ın mektubu, 15 Temmuz Mağduru Askerî Öğrenciler Platformu’nun YouTube kanalında yayımlandı.
“Bu mektubu bir ayrıcalık istemek için değil, on yıldır yaşadığım ağır bir adalet yükünün duyulması için yazıyorum” diyen Önal, 15 Temmuz gecesi görev yaptığı Urla Menteş Askerî Kampı’ndan ayrılmadığını, herhangi bir darbe faaliyetinde bulunmadığını ve hakkında verilen müebbet hapis cezasının somut delillere dayanmadığını savundu.
“BİRLİĞİMDEN ÇIKMADIM, KONVOYA KATILMADIM”

2014 yılından itibaren Kara Harp Okulu’nda görev yaptığını anlatan Önal, darbe girişiminin yaşandığı gece Urla Menteş Askerî Kampı’nda icra subayı olduğunu belirtti.
O gece saat 21.30 sıralarında Alay Komutanı Enver Topal’ın kendisini telefonla arayarak beylik tabancasını getirmesini istediğini aktaran Önal, daha sonra üniformasını giyerek karargâha döndüğünü söyledi.
Kendisine kamyonların tören alanına çıkarılması ve araçların kontrol edilmesi görevinin verildiğini belirten Önal, Boğaziçi Köprüsü’nün askerler tarafından kapatıldığı haberini ilk kez telefonundan öğrendiğini ifade etti.
Gece saat 02.00 sıralarında Harbiyelileri taşıyan konvoyun hareket ettiğini anlatan Önal, şunları söyledi:
“Ben o konvoya katılmadım, birliğimden çıkmadım.”
Önal, daha sonra Binbaşı Uğur Yüce’nin kendisini arayarak polis tarafından durdurulan konvoy için intikal emri hazırlanmasını istediğini, ancak konvoyun geri dönmesi üzerine söz konusu emrin hazırlanmadığını belirtti.
“SAVCI, ‘SEN ÇIKMAMIŞTIN DEĞİL Mİ?’ DEDİ”
Mektubunda gözaltı ve yargılama sürecine ilişkin dikkat çekici iddialarda bulunan Önal, kendisini gözaltına alan polisin, “Suçsuz olduğunuzu biliyorum ama ben bir şey yapamam, emir kuluyum” dediğini öne sürdü.
Tutuklama kararı veren hâkimin ise “Suçlu değilsiniz ama birileri bedel ödemek zorunda” ifadelerini kullandığını iddia etti.
Önal, iddianameyi hazırlayan savcıyla yaşadığını belirttiği görüşmeyi de şöyle aktardı:
“İddianameyi hazırlayan ve adımı bir hatayla dosyaya ekleyen savcı, ‘Aa, sen çıkmamıştın değil mi?’ Yüzünü buruşturup esef işareti yaparak, ‘İddianameyi mahkemeye gönderdim maalesef’ dedi.”
“İSTİNAF SAVCISI BERAATİMİ İSTEDİ AMA MÜEBBET VERİLDİ”
İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirten Önal, mahkemenin HTS ve kamera kayıtları ile tanık beyanlarını dikkate almadığını savundu.
İstinaf savcısının beraatini talep ettiğini ileri süren Önal, buna rağmen mahkûmiyet kararının Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi süreçlerinde değişmediğini ifade etti.
Önal, mektubunda şu soruyu yöneltti:
“Konvoya katılmadığım halde bununla ilgili ispatlar da dosyada mevcutken neden konvoyla birlikte intikale katılmışım gibi değerlendirildim ve müebbet verildi bana?”
“BENDEN VE AİLEMDEN ON YILIM ALINDI”

Yaklaşık 10 yıldır tek kişilik hücrede tutulduğunu belirten Önal, darbe girişimine yönelik herhangi bir emir vermediğini, koordinasyon sağlamadığını ve organizasyonun içinde yer almadığını savundu.
Önal, mektubunun sonunda yetkililere ve gazetecilere şu sözlerle seslendi:
“Bir insanın hayatından kaybedilen yıllar geri getirmek mümkün değildir. Benden ve ailemden on yılım alındı. Bu nedenle devletimizin yetkili makamlarından ve yargı mercilerimizden beklentim dosyamın somut deliller, bireysel sorumluluk ve gerçek eylemler üzerinden yeniden değerlendirilmesidir.”
Gazetecilerden yalnızca mahkeme kararlarına değil, bu kararların arkasındaki insan hikâyelerine ve somut olaylara da bakmalarını isteyen Önal, “Yıllardır istediğim tek şey budur: Başkalarının eylemleriyle değil, kendi eylemlerimle değerlendirilmek istiyorum” dedi.
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.















