FON VURGUNU | Denetçiler de gözaltı listesinde: SPK ve BDDK’ya operasyon
Fon vurgunu soruşturmasında eski SPK Başkan Vekili Enver Usca'nın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 4'ü eski SPK yöneticisi, biri ise BDDK'da görev yapan daire başkanı. Yeni operasyon, milyarlarca liralık işlemleri denetlemekle görevli kamu kurumlarının sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye’yi sarsan fon vurgununda soruşturma, sermaye piyasalarının denetiminden sorumlu üst düzey kamu yöneticilerine uzandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkan Vekili Enver Usca’nın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.
3 Kasım’daki operasyon kapsamında dört eski SPK yöneticisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (BDDK) görev yapan bir daire başkanı ve Tera Holding’in bir yöneticisi şüpheli listesine alındı. Başsavcılık, soruşturma işlemlerinin devam ettiğini bildirdi. Şüphelilere yöneltilen somut suçlamalara ilişkin ayrıntılar ise henüz açıklanmadı.
Gözaltı kararı verilen 6 isim
- Enver Usca: Eski SPK Kurul Başkan Vekili
- Bülent Murat Haholu: Eski SPK Kurul Üyesi
- Kürşat Sait Babuçcu: Eski SPK Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı
- Ercan Urkan: Eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı
- Mustafa Alper Taş: BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı
- Ümit Sincanlı: Tera Holding İdari İşler Direktörü
Fonları denetlemekle görevli isimler mercek altında
Operasyonun en dikkat çekici yönü, gözaltı kararı verilen isimlerin görevleri oldu. SPK, sermaye piyasalarının düzenlenmesinden, yatırımcıların korunmasından ve piyasadaki işlemlerin denetlenmesinden sorumlu kurum.
Gözaltı listesinde ise yalnızca eski bir kurul başkan vekili ve kurul üyesi değil, doğrudan şirketlerin finansal işlemleri ile piyasa gözetiminden sorumlu birimlerin eski yöneticileri de bulunuyor.
Özellikle eski Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan’ın soruşturmaya dahil edilmesi, fonlarda ve hisselerde yaşanan olağan dışı fiyat hareketlerinin nasıl denetlendiği sorusunu öne çıkarıyor.
BDDK’da halen daire başkanı olarak görev yapan Mustafa Alper Taş’ın da gözaltı listesinde bulunması, soruşturmanın bankacılık denetim kurumundaki bir yöneticiye de uzandığını gösteriyor.
SPK başkanları da soruşturmanın gündemindeydi
Fon vurgununda SPK’nın sorumluluğuna ilişkin tartışmalar yeni değil. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 30 Eylül’de soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Başsavcılık, Gönül hakkında görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma yürütülebilmesi için izin talep etmişti.
Hazine ve Maliye Bakanlığı da bu süreçte inceleme başlatmıştı. 20 Ekim’de ise SPK Başkanı Mahmut Sütçü görevden alınmıştı. Şimdi eski kurul başkan vekili, kurul üyesi ve iki eski daire başkanı hakkında gözaltı kararı verilmesiyle birlikte denetim kurumunun geçmişteki kararları ve uygulamaları yeniden soruşturmanın merkezine taşındı.
AKP’li isimler de kamu kurumlarının sorumluluğunu gündeme getirmişti
Fon vurgununda kamu görevlilerinin sorumluluğu daha önce iktidar partisinden gelen açıklamalarla da tartışılmıştı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, yaklaşık altı kamu kurumunda ihmal bulunduğunu, bazı kurumların yönetimlerinde suistimal yaşandığını söylemişti.
AKP Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ise 1 Kasım’daki açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Özellikle bu çapta büyük bir yolsuzluk kamu görevlilerinin suça iştiraki olmaksızın işlenemez.”
Özkaya, iş insanlarıyla birlikte hareket eden kamu görevlilerine itirafçı olma çağrısında da bulunmuştu.
3 Kasım’daki gözaltı kararları, fon vurgununda yalnızca işlemleri gerçekleştiren şirketlerin değil, bunları denetlemekle görevli kamu yöneticilerinin olası sorumluluklarının da adli soruşturmada ele alındığını gösteriyor.
Cevap bekleyen soru: Vurgun neden önlenemedi?
Fon vurgununda bugüne kadar ağırlıklı olarak fon ve şirket yöneticilerinin mali işlemleri tartışılıyordu. Son operasyonla birlikte soruşturmanın odağı, bu işlemleri denetlemek ve şüpheli hareketleri tespit etmekle görevli üst düzey kamu yöneticilerine de yöneldi.
Asıl yanıt bekleyen soru şu: Milyarlarca liralık şüpheli işlemler gerçekleştirilirken denetim mekanizmaları neden bunları önleyemedi? Yeni gözaltı kararları henüz suçluluğun kanıtı değil. Ancak soruşturmanın denetim zincirindeki olası ihmal ve suistimalleri de açığa çıkarması, fon vurgununun bütün boyutlarıyla aydınlatılması açısından kritik önem taşıyor.
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.















