“Kötülük simgesi olarak kalacaksınız”

NECİP F. BAHADIR | YORUM
‘Fon skandalı’ münferit vakaymış! Fatma Betül Sayan Kaya sıradan bir isim mi? AKP’de el üstünde tutulan, makamdan makama koşan bir parti büyüğü değil mi? Bakanlık koltuğunda oturan birini partisinden ayrı tutmak mümkün mü? Suçuna, günahına ‘münferit’ denebilir mi? AKP’nin ‘dindar nesil projesinin’ en somut örneklerinden biri değil miydi? Fatma Betül Sayan’a bakan arkasında AKP veya Erdoğan’ın silüetini görmüyor mu? Leoparın benekleri yıkamakla çıkmaz!
Erdoğan bir ‘çıkış yolu’ bulamayınca, çürümüş eski sakızına veya ezberine döndü, ‘f.tö’ falan demeye başladı. Demek ki çok zorda ve de acziyet içinde.
“Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar…” diyor. CHP’li belediyelerin yolsuzluk iddialarını gündeme getiriyor. Tencere dibin kara durumu tam! Fatma Betül Sayan daha ‘Varan 1’ ve münferit falan değil. Suçu AKP’yi bağlar. Parti kimliği olmasaydı, 4 ay gibi kısa sürede milyarları cebe indirebilir miydi?
Peki yargı ne yaptı? ‘Şüpheli’ olarak ifadeye çağrıldığı söylendi. Fakat nerede nasıl ifade verdiği anlaşılamadı. En ufak bilgi sızmadı. Görüntü yok, fotoğraf yok…
Lafa gelince, “Kızım Fatıma da olsa…” diyorlar. Uygulama ise tam tersi… Fatma Betül Sayan’a her türlü ayrıcalık tanındı. ‘AKP imtiyazı’ karşısında yargının da yapacağı bir şey yok, eli kolu bağlı. Suç üstü yakalandı fakat hiçbir ‘adli tedbir’ uygulanmadı.
Fondan elde ettiği paranın karını iade ettiği söylendi. Bu bile ne kadar doğru bilmiyoruz… Belli değil. Hiçbir resmi açıklama yok. Nerede Mehmet Şimşek? Neden sessiz? Ortalık yıkılırken bu suskunluk neyin nesi? Şimşek’in neden konuşmadığını anlamak zor. Erdoğan acaba ‘sus’ mu dedi? Mümkün…
Bir liste olduğu kesin… Fondan haksız kazanç sağlayan AKP’den üst düzey isimlerin yazılığı olduğu bir liste… Erdoğan’ın elinde… Yeni Parti Mahinur Göktaş’ın babasını gündeme getirdi. Yanlış isim çıktı. Bakan Hanım aslan kesildi. Belli ki eli güçlüydü. Eşinin Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzluğu karşısında kuzu gibiydi. Süt dökmüş kedi gibi sustu. Ne oldu o yolsuzluk dosyası? MHP’li Semih Yalçın’ın oğluna dokunabildi mi? Bakanın eşine hesap soran çıktı mı? ‘Kızım Fatıma’ diye nutuk atmak kolay.
Ertan Aydın, Ömer Çelik… Haklarında iddialar yenilir yutulur cinsten değil. Peki sonuç? Ne tamin edici açıklama geldi ne de yargı gerektiği gibi soruşturdu? Listede başka kimler var? Erdoğan ne yapacak listeyi? Saadet Partisi’nden milletvekili Meclis kürsüsünden söyledi; “Siz fon skandalından değil, açığa çıkmasından rahatsızsınız…”
Haksız mı? Üzerinden günler hatta haftalar geçti. Kararlılık mesajları lafta kaldı. Fatma Betül Sayan AKP’den uzaklaştırıldı. O kadar… Başka? Bu kadar mı?
Gazeteciler susturuluyor!
AKP ve yargısı ‘vurgunculara karşı’ kuzu gibi… Göstermelik de olsa, bir ibreti alem için bile gereğini yapmış değil. Fon skandalını diline dolayan gazetecilere karşı son derece şahin! Onları susturmak için harekete geçti. Ömer Çelik’in fondan milyar götürdüğü ortaya çıkan Osman Arıkan Nacar’la Bodrum fotoğraflarını tekrar gündeme getiren Mustafa Balcı hakkında anında gözaltı kararı verildi. Balcı tek değildi. Şaban Sevinç fon skandalını gündeme taşıyan gazetecilerden biriydi. Onun da kaderi farklı olmadı. Önce gözaltı, sonra tutuklama…
İsmail Saymaz ve Murat Ağırel de AKP’nin hışmına uğrayan gazetecilerdendi. İfadeleri için çağrıldılar. Suçları fon skandalına ilişkin iddiaları gündeme getirmek ve cevap aramaktı. Bir gazetecinin en önemli işi bu… Soru sormak mesleğin doğasında var. İktidarın canını sıkarsanız cevabını yargıdan alırsınız! AKP’nin zihniyeti bu… Yargı Saymaz ve Ağırel’e ‘ev hapsi’ verdi. Tutuklamanın biraz daha hallicesi…
Mesaj çok net aslında: “Skandalı fazla kurcalamayın! AKP’li zor durumda bırakmayın…”
Sadece işlem yapılan isimlere değil, tüm gazetecileri bir mesaj bu… Bir ‘sus’ emri! Listeyi falan unut… Bu tablo karşısında bir gazeteci listedeki isimlerin kimler olduğunu kaynağından öğrense yazabilir mi, kamuoyuna açıklayabilir mi? Zaten amaç da bu… Susturmak…
AKP son 10-15 yıldır herkesi susturarak yol aldı. Haksızlık karşısından susmak ‘dilsiz şeytana dönüşmek’ değil miydi? Muhafazakar mahalle baştan aşağı ‘dilsiz şeytanlar topluluğu’ haline geldi. Akıl hocaları Hayrettin Karaman fon konusunda ‘lal’ kesildi. Gazze’deki zulmü gördü de gözünün önünde olup bitenlere kayıtsız kaldı. ‘İçerideki Gazze’ sahipsiz…
Devlet Bahçeli’nin ‘günah’ heybesi dolu!
Hafta için AKP’siz tuhaf denklem çıkışı yapan MHP lideri Bahçeli iddiaları gündeme getiren muhalefete yüklendi; “Sonuç almadan suçlamak siyasi ihanet…”
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını aramak neden ihanet olsun? Erdoğan ve Bahçeli bugüne kadar konuşmak için sonuç almayı bekledi mi? Keşke böyle hassasiyetleri olsaydı. Ama ne gezer… Dilleri kir ve pas içinde… Hükmü yargıdan önce onlar verdi.
Bahçeli’nin suçu ve günahı hiç de az değil. Heybesi dolu… Çok insanın ve grubun hukukuna girdi. AKP söz konusu olduğunda ‘sonucu beklemek’ lazımmış… Suçüstü yakalanan Fatma Betül Sayan’a iki cümle söyleyemedi.
Fon vurgununda adı geçen Ali Emre Ballı hafta içinde aracında ölü bulundu. İntihar mıydı yoksa ortadan mı kaldırıldı? Üzerine giden yok. Bir ‘şüphe’ söz konusu değil mi? Ballı sıradan biri değil. Hayati Yazıcı’nın oğlunun sahibi veya ortağı olduğu ‘Adil Varlık’ın yönetim kurulu başkanı… Aynı zamanda Finansal Kurumlar Birliği Başkanı…
Bir gün önce BDDK Başkanı Şahap Kavcı ile görüştüğü iddiası gündeme geldi. Yakınları öncesinde hiç de ‘intihar emaresi’ göstermediğini dile getirdi. Ölüm olayının üzerine yeteri kadar gidilmedi. Gazetecileri susturulmuş bir ülkede başka ne beklenir ki… Kim konuşacak, kim yazacak?
Yeni haftaya girerken fon skandalının dökümünü yapmaya çalıştım. AKP veya Erdoğan ‘ölümcül yara’ aldığının farkında değil. Her zaman olduğu gibi pansuman tedbirler peşinde… ‘Yara bandı’ işe yaramaz. Davayı kaybetti, iktidarını yitirmesi de mukadder… Kutlu davanın yanında iktidarın, koltuğun ne önemi var ki… Gel de bunu AKP’ye anlat… Bugün hafta sonu madem AKP’ye de uyarlanabilecek bir şiirle yazıyı noktalayalım.
Şairi Şükrü Erbaş… Yakından takip ettiğim biri değil, birkaç gün önce internet ortamında dolaşırken karşıma çıktı. Ve hemen notlarıma aldım. ‘Kötülük simgesi olarak kalacaksınız’ başlıklı şiiri birlikte okuyalım;
“Ne yaparsanız çaresiz
Kendinizden sonraya kalmayacaksınız
Zaman yenecek sizi
O telaşsız bilge, o silahsız güç
Silecek yüzünüzden kibrinizi
Hükmünüz ömrünüzle sınırlı olacak
Öldüğünüz gün unutulacaksınız
Yıkıntılar kalacak ardınızda yalnız
Yaşarken, korkunun ağır gölgesiyle
Örtüp sakladığınız
Sindirip susturduğunuz
İncinmiş onurlar, bunalmış öfkeler
Düşler ve acılardan oluşmuş
Yıkıntılar kalacak…
Babasız çocuklar irkilecek evlerde
Oğulsuz anneler, erkeksiz kadınlar
Açık yaralardan bir ayaz gibi
Geçtikçe adınız acılı konuşmalarda
Soğuk bir ürperti gezinecek
Evlerin camlarında
Mezarlara hapislere uzanan
Yaralı tarihinde bir ince düşüncenin
Bir güzel ülkenin, o iyi insanların
Kötülük simgesi olarak kalacaksınız…”
TR724 Patreon
Bağımsız haberciliğe destek olun
TR724, okurlarının katkısıyla yayın yapıyor. Patron olarak bu haberi ve yenilerini mümkün kılın.
