Zulmün heykelini diktiler!

YORUM | ERHAN BAŞYURT 

AKP iktidarı, Türkiye’yi 10 yıl önce hayal bile edilemeyecek bir noktaya sürükledi. 

Zulmün heykelini diktiler. 

Yapılamaz sanılan ne varsa, tarihin çöplüğünden çıkarıp hayata geçirdiler. 

Sadece iktidarda kalmak, hukuk önünde hesap vermemek için, yüzbinlerce hayatı kararttılar. 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bebekleri, yeni doğum yapmış anneleri, hasta ve yaşlıları hapse attılar… 

Normalleşmek yerine her geçen gün biraz daha zalimleşiyorlar. 

“Uyanırlar, uçuruma sürüklenen ülkeyi kurtarmaya çalışırlar belki…” diye olan tüm umutları yok ettiler, etmeye de devam ediyorlar. 

*** 

Kamuoyuna son düşen Mersin KOM Müdürlüğü’nün bir operasyonuna ait çok tartışılan fotoğrafa bir bakın!

İslamın en temel eserlerini almış ve suç unsuru olarak sergiliyorlar. 

Müthiş bir iş başarmış gibi de basına dağıtmışlar. 

Silah ve mermi yerine, terör örgütünün delili olarak sergiledikleri İslamın temel eserleri; Elmalılı Hamdi’nin Kuran Tefsiri, İbrahim Canan’ın Hadis Ansiklopedisi, Vehbe Zuheyli’nin Fıkıh Ansiklopedisi… 

Bir de dua kitabı var suç unsuru olarak görülen; El-Kulübu’d Daria… İçerisinde Efendimiz’in, dört büyük halifenin, İmamı Azam’ın, Veysel Karani’nin, Abdulkadir Geylani’nin, İmam Nakşibendi’nin, İmam Şazili’nin, Mevlana’nın duaları ve salavatı şerifler var…

*** 

Siyasal İslamcı AKP iktidarda, kuran okuyan, namaz kılan Cumhurbaşkanı’mız var…” diye birileri övünüyor, ancak iktidarının 18’nci yılında bin bir güvenlik soruşturması ve referansla atadığı polisler, Kur’an tefsirine, hadis ansiklopedisine, fıkıh kitabına, dua kitabına ‘suç unsuru’ muamelesi yapıyor. 

*** 

Dindarlara bu kadar zulmü dillerine doladıkları, ‘Tek Parti’ bile yapmamıştı.

***

İki hafta önce, Adana’da bir başka trajik operasyon gerçekleştirildi.  

Tutukluların ailelerine yardım ettikleri için, 63 kişi terörle mücadele timleri tarafından gözaltına alındı. 

Ailelerin suçu olmadığı gibi, hapisteki insanların ailelere yardımda bulunmak da suç değil… 

Kanunsuz suç olmaz! Böyle bir suç da kanunlarda yok!

Sadece dinin temel eserlerini okumak değil, insan olmanın bir gereği olarak ‘hayır’ yapmak da suç! 

AKP iktidarında, zekat vermek, ihtiyaç sahiplerine sadaka vermek de suç!

Polis, engelli dört yaşında çocuğu olan bir annenin evine, kameralar eşliğinde koç başı ile kapıyı kırarak girdi. 

Güle oynaya, duvardan seyrede seyrede… 

Onlar da biliyor ortada ne terör örgütü ne terörist var… Eğitim yapar gibi kendilerinden emin giriyorlar… 

***

Masum insanlara Adana’da bu operasyonu yaptıran Emniyet Müdürü bir hafta içinde AKP tarafından ödüllendirildi. 

Adana’dan alınıp İstanbul Emniyet Müdürü olarak atandı. 

Üstelik, geçmişte ‘Telekulakçı’ olduğu ve yasadışı dinleme yaptığı sabit olduğu halde… 

Daha da çarpıcı olanı, aynı Emniyet Müdürü ‘başmüfettiş’ olarak, 17/25 Aralık soruşturmalarını yapan polislerin ‘yasadışı dinleme yaptıkları’ raporunu da hazırlayan isim… 

Kimse, “alttaki kadrolar tüm zulüm ve insan hakları ihlallerini iktidardan habersiz yapıyor” yalanına sarılmasın diye bu bilgileri veriyorum…

*** 

Adana polisi, Ramazan’da da sosyal mesafe kurallarına uygun şekilde açık havada topluca namaz kılan Alparslan Kuytul ve cemaatine saldırmıştı. 

AKP iktidarında muhalif iseniz, toplu namaz kılmanız da suç!

*** 

İktidardaki ‘siyasal İslamcılar’a dindarları biçtiriyorlar. Kendi tabirleri ile ‘kırdırıyorlar’…

Suçüstü yapıldıkları için, hesap sorulmaması ve iktidarda kalmaları karşılığında, her türlü hukuksuzluk ve dindar düşmanlığına imza atıyorlar. 

28 Şubat’ta yapılamayanları, perde arkasında derin güçlerin desteği ve yönlendirmesiyle, ’siyasal İslam’ eliyle fazlasıyla uyguluyorlar. 

*** 

Yeni doğum yapmış anneyi tutuklayıp, 4 aylık bebeklerini babaya bırakıyorlar. 

Anneyi tutuklayıp, 9 ve 19 aylık çocuklarını babaya bırakmak yerine Çoçuk Esirgeme Kurumu’na göndermeye çalışıyorlar. 

Anneler, bebeklerinin rızkını lavaboya, toprağa sıkıyorlar…

Kanser hastası, “tek başına hapiste kalamaz” raporu olan gazeteci Mevlüt Öztaş’ı salıvermek bir yana, kemoterapiye kelepçe ile sokuyorlar. 

*** 

Gururla ve son derece bilinçli hukuksuzluk ve insan hakları ihlalleriyle, zulmün heykelini dikiyorlar. 

En hafifi “Yaşattıklarınızı yaşamadan ölmeyin!” şeklinde, çok ağır ahlar alıyorlar. 

“Mazlumun ahı titretir arşı!” boşuna dememişler…

Bu kadar zulmün bumerang gibi gelip kendilerini de biçmeyeceğine, yaktıkları ateşin kendilerini de dokunmayacağını sanıyorlarsa yanılıyorlar. 

Bilmediğimiz tek şey, gece karardıkça kararıyor ve tan yerinin o önlenemez ağarması ne zaman başlayacak!

1 YORUM

  1. tan yerinin ne zaman agaracagini Allah bilir… zalim de zulmünü yapacak…. onlara hayret etmek yerine, bizim deha abilerimiz ne tedbirler aldı…
    bu hizmet kendini bu ” necip millet ve her daim kutsal vatan” söylemlerinden neden hala kurtaramıyor sorusunu cevaplasın birileri…. turkiyede zulüm altinda inleyenler sabrederlerse mukafatlarini alacaklar…. onlarin turkiye denilen rezillikler ulkesinde zulum altında olmalarina dolaylı şekilde sebep olan ‘derin hizmet’ ise ahirette hesap gununde kendilerini bu zalimlerle ayni safta bulmazlar umarım…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin