Yerli ve milli dolar yaparız icabında

YORUM | SEFER CAN

ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize ambargosunun ekonomik ve siyasi etkileri ne olacak? Köprüden geçmese de geçmiş kadar olup ödeme yapan her birey gibi ABD’ye gitmese de karardan etkilenecek. ABD’nin siyasi ve ekonomik hegemonyasındaki ülkelerde sebep olacağı tsunami dalgası bir yana sadece dolardaki artış her birimizi fakirleştirecek. İç ve dış politikadaki akıl dışı gidişin sonuçları görünmeye başladı. Ama önceden teşhis edilemeyip bir anda götüren hastalıklara duçar olmuş haldeyiz. Hücceten gidiciyiz. Bağımsız medyanın susturulması ve Selahattin Demirtaş misali eli ağır muhalefetin hapse tıkılması illüzyonun bozulmasını önlemek içindi; başardılar.

Dayak yiyip molada antrenöründen “çok iyi gidiyorsun adam düşmek üzere” gazı alan boksörün “o zaman ringde başka biri daha var, beni fena dövüyor” dediği fıkrada yaşıyoruz. Abartmıyorum, Rusya’ya ABD’ye hatta İran’a rüşvet vererek mukadder acı sonu erteletmeye çabalıyorlar. Ama nafile, yetmiyor. Suriye’de askerin canıyla kumar oynuyorlar. Vekalet savaşı yaptıran ülke havası basıyorduk, şimdi birileri adına savaştığımız iddialarına cevap veremiyorlar. Ve hâlâ büyük ülke masalı anlatıyor; işin kötüsü inanacak büyük bir kitle bulabiliyorlar.

DOLAR YÜKSELİYORMUŞ, BİZE NE!

Bir dolar bir lira hedefiyle çıktığımız yola dört hatta beş lira tahmini ile devam ediyoruz. Eski İslamcılar, hiç de hazzetmedikleri Nazım Hikmet’ten mısralar parçalayarak, anti emperyalist sloganlar atıyor. Yarın Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “icabında yerli ve milli dolar yaparız” dese ayakta alkışlayacak milyonlar var. İnanmıyor musunuz? Dolar 3.30 olduğunda “bize ne ABD düşünsün” diye yazan Sabah Grubu yazarını unuttunuz mu? ‘Rusya ile ticareti milli paralarımızla yapacağız’ safsatasının bundan arta kalır yanı yok. Domates almakta nazlanan Rusya, ticaret fazlası yüzünden elinde kalacak milyonlarca TL’yi ne yapacak, turşu mu kuracak? Bunu soracak medya yok edildi. AKP tabanı, “domates verip bütün teknolojisiyle beraber s400 füzeleri alıyoruz!” sanıyor. Oysa Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ‘Rusya ortak üretime yanaşmazsa başka ülkeyle yaparız’ diye yan yan kaçmaya başladı. Artık kimle yapmayı düşünüyorsa.. ‘Rus uçağını biz düşürdük, olsa yine düşürürüz’ çakasını yutanla, FETÖ düşürdü yalanına fit olan her ihtimale hazırlıklıdır.

BARZANİ KİM, KARAR VEREMEDİLER

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani hakkında AKP tabanı ne düşünüyor acaba? Büyük kongrede, ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ diye alkışladıkları; Şii Bağdat Yönetimine karşı, Sünni ve dindar Müslüman lider olarak ittifak ettikleri adam bir anda kripto Yahudi oluverdi. Yandaş medyanın yalanlarıyla şeytanlaştırmaya çalıştığı Barzani’nin, milyonlarca Kürt vatandaşımızla etnik bağının ötesinde on binlerce akrabası Anadolu’da yaşıyor. Sosyolojik açıdan tehlikeli, siyasi nezakete sığmayan, ekonomik olarak kendi ayağımıza sıktığımız bu çılgınlık niye yapılıyor?

Erdoğan’ın devasa propaganda makinasının tabanın aklını başından aldığı örnekler o kadar çok ki ansiklopedi olur. Daha 15 gün önce ‘dostum Donald’ hitaplarıyla başlayan görüşme, THY’ye 11 milyar dolarlık uçak alımı anlaşmasıyla taçlanmıştı! Zarar eden THY’ye, Türkiye’nin altını oyan, durmadan ajan yollayan bir ülkeden 11 milyar dolar verip niye uçak alıyoruz! Hem yerli ve milli uçağımız üç seçimdir göklerde değil miydi! Herhalde iniş takımlarını yapmayı unutmuşlar bir türlü yerde göremedik.

Mavi Marmara gemisiyle İsrail ambargosunu delmek için gidenler kahraman mı, yoksa dönemin başbakanından izin almayan başıbozuklar mı? Erdoğan her ikisini de söyledi. Ya Kabataş yalanı. Yeni doğum yapmış lohusa kadını bebeği ile birlikte darp edip üzerine işeyen yarı çıplak, deri eldivenli adamlar masalı unutuldu. IŞİD’in yaktığı askerlere şimdi şehitlik verilerek anıt mezar yapılacakmış. Halk duymasın diye ailesinin kulağına fısıldanmış. Hani görüntüler montajdı, askerler kaçıp örgüte katılmış kişilerdi.

‘YAP İŞLET SOY’ MODELİ

Hazine’den tek kuruş çıkmadan inşa edildiği iddia edilen köprü ve yollar tam bir karadeliği dönüştü. Bedava denen yap işlet devret modeline, sabit müşteri garantisi yüzünden kendimiz yapsak katlanacağımız maliyetin 4-5 mislini ödemek zorunda kalıyoruz. Kimin umurunda?

Normal bir ülkede hukuk ve ahlakın iflası anlamına gelen ‘Çalıyorlar ama çalışıyorlar’ cümlesini bile kabul ettirdiler. Hitler’in propaganda Bakanı Goebbels’i kıskandıracak bir mekanizma kuruldu. Orwell’in 1984 romanındaki gibi her sabah tarih ve değerler haritamız yeniden yazılıyor. Kabul etmeyenler hücrelerde korkularıyla yüzleştirilerek yola getiriliyor. 2+2 elbette 5 edecek ve yerli dolar almak için sıraya girecekler. Lakin tulumbanın suyu bitince birbirlerinin kanını içecekler. O günler yaklaştı sanki…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin