Ruhumuz geride kaldı!

YORUM | MAHMUT AKPINAR

Bir Kızılderili hikayesi olarak anlatılır. Kızılderili bilge atıyla günlerce seyahat eder. Oradan oraya gider, türlü şeyler yaşar. Sonra bir yerde sebepsiz durur ve beklemeye başlar. Yanındakiler bilgeye sorarlar: “Bilge insan burada bir işimiz yok, neden duruyoruz?” 

Kızılderili Bilge, “Çok hızlı yol aldık, ruhumuz geride kaldı. Şimdi biraz bekleyelim, dinlenelim ve ruhumuzla tekrar buluşalım” der. 

Son 7-8 yılda yoğun ve sıkıntılı günlere, gündemlere maruz kaldık. Pek çoğumuz tahammülfersa olaylar yaşadı. Zor günler geçirdik. İşlerimizi kaybettik. Ülkelerimizi, kentlerimizi terketmek zorunda kaldık. Aileler parçalandı, aile bireyleri farklı ülkelere, kıtalara dağıldı. Sebepsiz yere hapis yatanlarımız oldu. Malına mülküne çökülenlerimiz oldu. Zor ve travmatik bir dönem yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bu zor günlerde sosyal medyaya bakmak, haberleri takip etmek çoğumuzda bağımlılık yaptı. Zira gözlerimiz ülke ve zordaki insanlar için her daim güzel bir haber yakalama peşindeydi. Ama her geçen gün acılar çoğaldı, sıkıntılar büyüdü. Ülke battıkça battı, mazlumların ahı katlandıkça katlandı. Bu durum zaman zaman umutsuzluklara, inkisarlara neden oldu. 

Medyayı takip etmekten, güncel olaylara takılmaktan dolayı bazen yapmamız gereken asli işleri-görevleri ihmal ettik. Kalıcı gündemlerimizden koptuk. Travmatik halden çıkmak için bireysel ve kolektif yol haritaları oluşturamadık. Kızılderili bilgenin dediği gibi çok hızlı ve yoğun yaşadık. Türlü badirelerle, zorluklarla boğuştuk. Ruhumuz sadece geride kalmadı, çok örselendi, hırpalandı, yaralandı. 

Allah’ın rahmetinin, bereketinin üzerimize yağdığı Ramazan ayına girdik. Bu mübarek ayı bunaltıcı gündemlerden, üzüntülü haberlerden uzaklaşmak, kendimizi dinlemek ve geride kalan ruhumuzla tekrar buluşmak için fırsata çevirebiliriz. Aynı zamanda Kur’an ayı olan Ramazanda yaralı yüreklerimizi tedavi edebilir, güncelle kirlenen zihinlerimizi temizleyebiliriz. Evimize çekilip kitaplar okuyabilir, ibadete, Kur’an tilavetine, muhasebeye, murakabeye yoğunlaşabiliriz. Ailemize daha çok ve nitelikli zaman ayırabiliriz. 

İnsan için en etkileyici ses kendi sesidir derler. Sakin bir ortamda duyacağınız şekilde Kur’an okumak, belki bir ilahi, türkü söylemek ruhumuza iyi gelir. Çiçeklerle, toprakla, tabiatla meşgul olmak, yürüyüşler yapmak aldığımız zararlı frekanslardan, kirli bilgilerden arınmaya vesile olur. Umarım hepimiz örselenmiş ruhumuzu, yaralanmış duygularımızı bu rahmet ve bereket ayı içinde terapi ve tedavi imkanı buluruz. 

Umarım içinde bulunduğumuz Ramazan ayı, hızlı yaşadığımız için son dönemde geride kalan ruhumuzla bizi yeniden buluşturmaya vesile olur.

1 YORUM

  1. Çok duygulanarak okudum yazinizi… Kaleminize saglik Mahmut Bey. Gercek hayat da akip gitmesin ellerimizden. Özellikle cocuklarimiz ,duru dunyalarinda bizimle birlikte her badireyi oldugu gibi yasamayi hak etmiyorlar. Burnumuzun diregini sizlatan hatiralarimizi guzelliklerle yeniden yeseren kuru dallar gibi onlara da aktararak ,yepyeni bir dünya icin yana yakila dua edelim. Gidecek kapimiz yok….

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin