Koronavirüsü ve ‘insanlığın acısını hissetmek’

YORUM | ENGİN TENEKECİ

Bediüzzaman hazretleri dua bahsine değindiği 23. Söz’de bir yerde şöyle buyurur: “…Rububiyetine karışmamalı. Tedbiri ona bırakmalı. Hikmetine itimat etmeli. Rahmetini ittiham etmemeli.”

Yine Söz’lerde, mealen, eşya ve hadiselerin bizlere bakan yönü bir ise, Allah’a (cc) ait cihetinin bin olduğunu söyler. Ayrıca bilindiği gibi hazret sıklıkla, buranın hikmet; ahiretinse kudret diyarı olduğunu nazara verir.

Ancak Üstad Bediüzzaman ve emsalleri, tabir yerindeyse kuru kuru hikmete ram olmayı da salıklamaz. Özellikle dua bahsinde, ilim konusunda, günlük yaşamımızda, sebeplere  riayetin yanında, say ve gayretin önemine değinirler. Dini emirlerde ki taabbudiliğin yanında, onlarda ki hikmetlerin araştırılıp gün yüzüne çımarılmaların inananlara aşk şevk aşılayacağını belirtiler. Bu, araştırma aşkıyla şahlanmış ehli ilmin vazifesi arasında gösterilir.

Üstad, tarladan mahsul almak için ziraat ilminin kanunlarına uymayı, yani toprağı  sürüp, tohumu atıp, yine toprağı sulamayı fiili dua; el açıp, gönülden Cenab-ı Hak’tan istemeyi de kavli dua kategorisinde sıralar.

Hazretin yukarıda verdiğimiz, “Rububiyetine karışmamalı… Hikmetine itimat etmeli… eşya ve hadiselerin bizlere bakan yönü bir ise, Allah’a (cc) ait cihetiyse bindir…” beyanları, bize, hadiselere nasıl bakmalıyız konusunda büyük önem arzetmektedir. Özellikle de son günlerde tüm dünyada etkisini hızla gösteren, binlerce can alan koronovirüsü hadisesine.

Zira virüsün yayıldığı andan itibaren özellikle Türkiye’den bazı kişiler sosyal medyada paylaştıkları kısa videolar aracılığı ile koroavirüse maruz kalıp da hayatını kaybedenler hakkında ithama varan açıklamalarda bulundu, bulunuyor: “Şöyle günah işledikleri için buna müstahak oldular. Şu yolu tuttukları için bu afete maruz kaldılar. Falanca hatayı irtikap ettiklerinden bu hastalık başlarına bela oldu vs.” Bir de bazıları şahsi açıklamalarını kendilerince güçlendirmek için Risaleler’den örnek getiriyor, Nurlar’dan bahislerle destekliyor.

Ya bu ferdi yorumların herhangi bir gerçeklik payı yoksa? Hakikatle doğrudan yakından alakasızsa, bu, gayba taş atmak, Allah’ın hikmeti adına konuşmak değil midir? Şunu sormazlar mı: “Sana hikmet perdeleri mi aralandı, İlahi sünuhatlara mı mazhar oldun, gaybden haberler mi aldın ki bu kadar eminsin?”

Aslında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin koronavirüs salgını münasebetiyle, ‘Paylaşılan Değerler İttifakı’ olan Alliance for Shared Values’in (AFSV) internet sitesinde yayınlanan mesajı, ‘bu hususta nasıl bir tavır takınmalıyıza’ ders niteliği taşıyor.

Özellikle de, “Dünyanın neresinde olursa olsun afete maruz kalmış insanlara kalben alaka duymak, acılarını hissedebildiğimiz ölçüde paylaşmak ve elimizden geleni yapmak insanlık şuurunun gereğidir.” şeklindeki açıklamaları.

Yukarıdaki cümlelerin mefhumu muhalifine göre hareket etmek,  yolu “şefkat” olan Hizmet ehline ters bir olgudur! O yüzden Üstad hazretlerinin, “ (Allah’ın) Rububiyetine karışmamalı.” prensibi düstur edinmeli. Hali, kavli, fiili dualarımızı yapmalı; insanlık adına Hazreti Rahman ve Rahim’den ferec ve mahrec istemeliyiz.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin