Kardeşi koronadan ölen gazeteci Küçükşahin’den ‘doğal ölüm’ tepkisi

Koronavirüse yakalandıktan 25 gün sonra, hastalığın yol açtığı ‘Sitokin Fırtınası’ nedeniyle hayatını kaybeden gazeteci Şükrü Küçükşahin’in kardeşi Cemal Küçükşahin’in ölüm raporuna ‘bulaşıcı olmayan hastalık’ yazıldı. Küçükşahin, duruma tepki göstererek, “Neden bu aldatmaca?” diye sordu.

Gazeteci ve İBB Medya İlişkileri Koordinatörü Şükrü Küçükşahin’in koronavirüse yakalanan kardeşi Cemal Küçükşahin’in (59) 25 gün sonra vefat etti. Ancak Cemal Küçükşahi’in ölüm belgesine “Bulaşıcı olmayan hastalık (doğal ölüm)” yazıldı.

Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, koronavirüse yakalanan kardeşinin hayatını kaybettiğini duyuran Küçükşahin, ölüm belgesine “Bulaşıcı olmayan hastalık (doğal ölüm)” yazılmasına tepki gösterdi.

Küçükşahin Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

”Acımızı derinden yaşadık, yaşıyoruz da…

Ama devletin, acısını yaşayan bizlerle alay etmesini de hiç anlamıyoruz.

Canımızı kaybettik, nasıl mı?

COVİD testi pozitif çıktı.

Filyasyon ekibi gereğini yaptı, evde kaldığı 4 günde.

Sonra hastaneye kaldırmak zorunlu oldu, nefes sorunu başlayınca.

Hastanede önce yoğun bakıma alındı, sonra entübe edildi.

Bu süreçte oksijen sorunu yaşadı, CRP oranları ve diğerleri bozuldu.

Sitokin fırtınası da vurdu geçti.

Yani diğer tüm organlar zarar gördü; kalp durdu 10 dakika, örneğin.

Uzatmayayım; daha önce hiçbir sağlık sorunu olmayan, bir organından şikâyeti bulunmayan canım kardeşim Cemal’imi, testi pozitif çıktıktan 25 gün sonra kaybettik.

Peki ama devlet, bize verdiği ölüm raporunda, “Bulaşıcı olmayan hastalık(doğal ölüm)” diyor!!

PCR testi pozitif çıkan bir hastanın yaşamı, nasıl oluyor da ‘bulaşıcı olmayan doğal ölüm’le sonuçlanıyor?

Biri açıklar mı bunu?

Neden böyle yazılıyor?

Bu Coranavirüs enfeksiyonu değil de ne?

Bu kandırmaca değil mi, devlet bize karşı buna neden ihtiyaç duyar?!

Merhum kardeşimin yakını olarak da bir vatandaş olarak soruyorum; NEDEN BU ALDATMACA?”

 

2 YORUMLAR

  1. Tam Turgay Yilmaz beylik konulardan biri daha. Turgay abi, şu rahmetli abimizin durumu vesilesiyle konuyu ele alsan. 182 bin aboneyi geçtin, seni izleyenlerin çoğu zaten biliyordur ama seinin dilinden duymak da akılda bir başka kalıyor. En azından o gün bu konu binlece kez daha giriyor günlük konuşmalara.

  2. Bütün toplum biliyoruz ve görüyoruz yapılanların saçmalığını ama iki yıldır toplumsal olarak çözemedik konuyu bir türlü; çözemedik.. Hani ölenler sessiz sessiz ölüyorlar da, kalanlar neden sessiz? Bu arkadaş, gazeteci olmasa nasıl duyurulacaktı. Buna imza atan doktorların hepsi mi doktorluk şeref ve haysiyetini satmış? Hadi “ailem var; böyle bir ortamda Hükümete karşı gelecek gücüm yok” diyorsun da, el altından bunu duyurmanın da mı hiçbir yolu kalmadı?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin