Hastalıklı siyaset!

SEMİH ARDIÇ

Müteahhitler, hassaten müflis olanları “Başka bir arzunuz?” başlıklı makaleye çok kızmış. 

E-posta ile sitem edenler de var öfkesini kusanlar da. Okur daima haklıdır. Bu kaide yazarın haklı olduğu kısımları lağvetmez. 

Esasında benim itirazım moderatöreydi. Her ne kadar lüks ciplerle alakalı cümlelerin arkasında dursam da mevzu müteahhitleri kurtarmak ya da kurtarmamak kadar basit değil. 

İFLAS ETMİŞ EKONOMİDE KAYNAKLAR DİKKATLİ KULLANILMALI

Hem para vardı da vermedik mi? Topyekûn iflas etmiş bir ekonomide olmayan kaynağı belli bir zümreye tahsis etmenin makuliyeti olabilir mi? 

Şayet kaynak varsa da her kuruşu makro istikrarsızlığı aşmak için kullanılmalı.

Nalıncı keseri gibi hep kendimize yontmanın memleketi derin bir çukura düşürdüğünü ne vakit itiraf edeceğiz? 

Tenkitler öğreticidir. Herkesin kendisi ile yüzleşmesi halinde mevcut krizden çıkış için ilk adımı atmış olacağız. 

Siyasetçiyi, iktidarı ayrıcalıklı bir zümre haline getiren teslimiyetçilik şahsi menfaat bahis mevzuu olduğunda korkusuz bir savaşçıya dönüveriyor. 

Müflis müteahhide istediği verilirse ötesinde kıyamet kopsa umurlarında olmayacak. 

AKP KİBİR ÇITASINI YÜKSELTTİ

Diğer taraftan çöküşün fâili hükûmet kibir çıtasına her geçen gün yükseltiyor. Hesap vermek için değil hesap sormak ve vatandaşa haddini bildirmek için iktidara gelmişler. 

2 bin 939 canlı havyanın sahte veteriner raporları ile İspanya’dan İskenderun Limanı’na getirildiği ortaya çıktı. En vasat demokrasilerde bile yetkili zevatın özür dilemesi beklenir, değil mi? 

Sahte raporlarla “sağlıklı” denilen hayvanlar gümrükten içeri alınmış. Hangi hayvan nerede meçhul! İnsan hayatına bu kadar kıymet veriliyor. 

İSPANYA’DAN GELENE KADAR NEREDEYDİNİZ?

İspanya’da şap başta olmak üzere bulaşıcı hayvan hastalıkları sebebiyle karantinaya alınan bölgeden bu kadar hayvan getiriliyor. 

Limanda kontrole rağmen hastalıklı hayvanların Türkiye’ye girişine müsaade ediliyor. 

Böyle bir skandal vicdanlı bir gümrük memurunun Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) gönderdiği ihbar mektubu ile ortaya çıkıyor. CHP de iddiaları Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye yazılı olarak tevdi ediyor. 

Bakanın verdiği cevaba öfkelenmemek elde değil. Pakdemirli hem hayvanların sağlık raporunun sahte olduğunu itiraf ediyor hem de “Bu mevzuyu siyasete alet etmemek lazım.” diyor.  

NEYİ SİYASETE ALET EDEBİLECEĞİMİZİ DE SÖYLEYİN

Pekâlâ siyaset kim için icra edilir? Siyasete neyi alet edeceğiz? Pakdemirli muhalefete nelerle meşgul olacağının listesini verseydi keşke! 

İspanya’da hayvan giriş ve çıkışının salgın hastalık sebebiyle yasak olduğu bölgeden ithalat yapılmış. Bu skandalın altında kendi bakanlığı var. Bakan olacak zat çıkmış sözü, “Ucuz siyaset yapmayın.” demeye getiriyor. 

MKA Hayvancılık şirketinin İspanya’da Pinsos Ursa şirketinden ithalatına kimler göz yumdu? Bu şirket bugüne kadar 228 bin baş besilik dana ithal etmiş. Diğer hayvanlarda da benzer bir sahtekârlığın yapılmadığına bu saatten sonra kim inanır?

GÜMRÜKLER YOL GEÇEN HANI GİBİ

Gümrükten devlet istemedikçe toplu iğne geçmez. Gelin görün ki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarında gümrük kapıları rüşvetin merkez bankasına döndü. 

Bugüne kadar sahte belgelerle ne kadar canlı hayvan veya kırmızı et ithal edildiğine dair resmi bir beyanat var mı? 

Yabancı memleketlerin yasak bölgelerinden getirilen hayvanlar yüzünden Türkiye’de hangi hastalıkların çıktığına ve ne kadar hayvanın öldüğünü kim biliyor? Rusya’nın “zararlı” diye iade ettiği domates-biberin bile pazarda satıldığı bir Türkiye’de milyonlarca liraya ithal edilen hayvanların itlaf edildiğine siz inanır mısınız? Kaldı ki Türkiye petrol ithal eder gibi niye hayvan ithal ediyor?

HESAP VERMEKTEN KAÇIYORLAR

Bunların cevabı tabii ki yok! Bakan Bey vatandaşın sağlığını alakadar eden sahtekârlığın siyasete alet edilmesine karşı. 

Samana kadar ithalata bağımlı hale getirdikleri hayvancılığın köküne salgın hastalıklarla kibrit suyu dökerken kimsenin hesap sormasını istemiyorlar.  

Bakan Bey kusura bakmasın! 

*Ülkeye girişi yapılan 2 bin 939 baş besilik dana hangi illerde, kimlere ve hangi işletmelere dağıtılmıştır? 

*Belgelerin sahte olduğu anlaşıldıktan sonra bu hayvanlarla ilgili hangi işlemler yapılmıştır? 

*Bu hayvanlardan toplanan ve karantinaya alınan hayvan sayısı kaçtı? 

SİYASET İLE AHLÂK BİRBİRİNDEN AYRI MI?

Pakdemirli’nin, “Tamamen teknik ve siyasete alet edilemeyecek bir konudur.” demesinin hiçbir hükmü yoktur. 

Madem istifa etme fazilet ve cesaretini ortaya koyamadı o hâlde evvela buyurgan ifadeler kullanmaktan vazgeçsin. Akabinde yukarıdaki suâllere ikna edici cevaplar versin. 

Siyaset ile ahlâkı birbirinden ayrı tutanlar ikisini de anlamamış demektir. 

Hastalıklı siyasetin sebep olduğu tahribatı görmek için uzağa gitmeye lüzum yok!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin