Fahrettin Twitter’a karşı

YORUM | Prof. Dr. MEHMET EFE ÇAMAN

Twitter ve diğer sosyal medya platformları kötü. Çok kötü! Bunların “PKK ve F*TÖ gibi Türkiye’ye düşman yapıların kara propaganda faaliyetlerine kol kanat germe isteği ve Türk siyasetini dizayn etme hevesi net bir şekilde görülmektedir” diyor adam. Kim bu adam? Fahrettin Altun. Net bir şekilde görüyor. Kara propaganda diyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı! Başkan Fahrettin. 

Fahrettin Twitter’a karşı! Aslan Fahrettin. Yedi binden (7,000) fazla Twitter hesabı Ankara tarafından uzaktan kumanda kontrol ediliyormuş. Twitter bu hesapları kapatma kararı almış. Türkiye ile beraber en sıkı dostları Rusya ve Çin de aynı dertten muzdaripmiş. “Devlet bağlantılı bilgi yayma” işi yapıyormuş bu devletler. Yani daha sadece bir ifadeyle, propaganda! “Oysa ne güzel işler tıkırında gidiyordu be!” demeye getiriyor Fahrettin. Yahu, üzme be kendini Fahrettin! Senin Boğaziçi kelepir arsa, şadırvan, köşk neyse, artık gündemde değil. Ha, sahibine yaranma gayretkeşliğini anlamıyor muyuz, elbette anlıyoruz! Ekmek mücadelesi – ya da pasta diyelim! Olsun! Mücadele mücadeledir, değil mi? Efendim? “Sadece benim mesele değil, hanımın da” mı dedin? E o da var tabi. Ah Fahrettin! Kim vazgeçmek ister öyle yağlı-ballı üçer, dörder maaştan! Ye sen yine, e mi! Sıkıntı yok. Twitter cidden kötü. Çok kötü.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

“Kapansın Twitter kapıları, kapansın! Bitirin herkese açık bilgi ve haberleşme platformlarını; bu sevda bizim!” diyor. Hey İslamcıların gülü, hey Milli Görüş’ün has evladı, hay reisinin bir tanesi! Sana üç değil, otuz üç maaş feda olsun be! Dur kızma canım, sadece sana değil, eşin hanımefendiye de! Sizler mücahitsiniz, halife-i ruh-i zemin hazretlerinin sırdaşı, sadık kullarısınız. Rızkınızı o veriyor sizin. Tabi o ne rızık! İstediğine verir, istediğine vermez ayrıca. Keyfinin kâhyası mısınız? 

Kâhya deyince aklıma geldi. Siyaset kelimesinin seyislikten türemiş olduğunu birkaç kez burada yazmıştım. Ata binen, jokey, atlı, at bakıcısı falan anlamlarına geliyor. Gerçi reisin atlarla arası iyi değil ama olsun! Zaten o at da F*töcüymüş. Yediği arpanın, havucun, kesme şekerin falan da aynı malum halttan olduğu zahir. “Şimdi Twitter neyin olmasaydı bu herifçi oğulları bizim yediğimiz ve dahi yiyeceğimiz, hatta yemeye kesin kararlı olduğumuz naneleri öyle ona buna haber verebilirler miydi? Ah 1980’ler, 1970’ler, 1950’ler ve 30’lar ah! O zamanlar diktatörlükler de pek bir tatlıydı!” Öyle mi Fahrettin? Şimdi Twitter, sen kalk, bizim yıllardır beraber çalıştığımız trollerin hesaplarını iptal et. Yani istediği kadar etsin, zaten trolle normal adam arasındaki sosyal medya davranışı farkı öyle ara ki göresin! O derece bizim tayfa! “Bizim bozulduğumuz, Türk siyasetini dizayn etmeye çalışmaları” zaten! Hah hay! Çok eğlenceli. Adam dizayn ediyor. Yani tasarlıyor. Nasıl tasarlıyor? Twitter’daki paralı arkadaşların hesaplarını iptal ederek. Ulan Fahrettin! Teknoloji ne ilerledi be, değil mi? Adamın oğlu on binlerce kilometre öteden bir karar alıyor, şak diye Ankara’da sen bir zelzele! Bir panik! 

Yalnız komedi bir şey var. O da, Fahrettin sıkı bir Twitter kullanıcısı. Susun be, bir susun! Yaymayın böyle şeyleri! Ha, zaten yaysanız ne olur o da ayrı bir mesele. Çünkü düşük zekâ, düşük eğitim İslamcı taban ne versen yiyor. Hibrit araç gibi. Benzin, elektrik fark etmiyor. Tezek koy, onu da yakar! Zaten bu sosyal medya bilmem ne, bu işler hayırlı şeyler olsaydı gâvur mu bulurdu bunları be! Öyle mi Fahrettin? Oysa televizyonu, doğum kontrol hapını, sakızı, elektrikli testereyi, ampulü falan da bulan hep bu Batılı dış güçler. Amaçları Türk siyasetini dizayn. Doğru mu? Olum, Fahrettin, sen sosyoloji mezunusun değil mi? Yok be hemen bozulma. Belki Comte, Durkheim bilmem ne de bu Türk siyasetini dizayn etme işine girmişlerdir? Kim bilir! Bunlar Yahudi bir de çoğunlukla. Bak oradan da gir biraz. Öyle ya, sizin taban çok sever bu konuları. Sen daha çok Carl Schmidt takıl. O NAZİ işleriyle daha bir uyumluydu. Neme lazım! Hele Yahudi meselesini! Çak bir antisemit Tweet, bak ne oluyor. Olmadı Twitter’a Kuran okuyan reis videosu koy, ne bileyim çakma Kordoba Camii ezanı paylaş, olmadı dayak yiyen Müslüman imajı falan koy. Sonuçta Twitter Türk siyasetini dizayn mı ediyor? Sen de aynı vasıtayı Amerikan veya Alman siyasetini falan dizayn etmek için kullan. Senin aşağı kalır nen var! 

Bu arada sizin inşaatta ilerleme var mı? Hanım memnun mu? Boğaz kıyısı nemli olur. Kışın soğuk yazın boğucu. O ortamlar denizde çimmeyi, rakılı ortamları falan teşvik eder. Bunları tabi ki sen düşünmüşündür de muhakkak, ben gene de demiş olayım. Yoksa sizin saadetinizde, malınız-mülkünüzde gözüm yok. Ayrıca bizim peder Boğaz’da büyüdü. Bizde bunun kompleksi yoktur ailece yani. Ne? “Şimdi sıra bizde” mi? Yahu al, tüm Boğaz sizin olsun Fahrettin. Bak söz Twitter’da da yazmayacağım bir daha sizin Boğaz’daki inşaat işlerini! Hatta yazanın paylaşımını da paylaşmayacağım! İnan “like” bile etmem. Biz hayatta Türk siyasetini dizayn ettirtmeyiz! Oldu mu? Umarım inşaat işleri iyi gidiyordur. Bak, usta falan lazım olursa çekinme. Yeter ki memleket zeval görmesin! Neticede diyorlar ki “söz konusu vatansa, gerisi teferruattır!”, değil mi? Ne? “Bu ulusalcı sloganı!” mı? Yahu ne fark eder ki? Dün onlar, bugün siz! Sizin neyiniz eksik? Siz de insansınız! Sizlerin de günah işleme özgürlüğünüz var! Ayrıca laikler demiyorlar mıydı, dini ölçütleri devlet işlerinde kullanmayın diye? Bildin mi? Hah! Bak bunlar hep Türkiye siyaseti! Atın kafasını dizginin ucuyla öyle sola çektin mi at sola gider. Sağa çek, hemen sağa! İkisini de aniden çekme, bak atın ABS veya hava yastığı yok. Ayrıntısını sen reise sor, o sana anlatır. Attan düşmek kötüdür be Fahrettin! 

Şimdi Türk siyaseti, yani seyisliği, bu Twitter tarafından dizayn ediliyormuş ya. Hah. Yahu aklıma bir şey geldi! Bu yeni tasarlanmış olan siyasette bizim çocuklara – ellerinden öperler – devlet yeni pasaport verir mi? Bebekleri hapisten çıkartır mı? Gazetecileri falan serbest bırakır mı? KHK’lıları görevlerine iade eder mi? Niye mi sordum? E niye olacak? Bu Batılıların dizayn ettikleri siyaset ortamlarında bu tür arazlar çıkmıyor da ondan. Hayır, en azından bir işe yarasın! Siz gene iktidarda kalın. İnşaat devam etsin. Başka mücahit arkadaşların, Maocu ve ulusalcıların, Avrasyacıların falan da varsa bu tür işleri peyderpey ilerletsinler. Gayri biz bunlardan geçtik be Fahrettin. Gerçi sizin için ufak meseleler bunlar ama, mesela benim biriken emeklilik katkılarım, ödenmemiş maaşlarım, ayıptır söylemesi birkaç arsa mal mülk falan kaldı sizin oralarda. Eğer diyorum, sen, hanım falan oralarda inşaat bilmem ne niyetiniz yoksa, acaba onları almamız mümkün olur mu? İnsanlar görevlerine iade olsun, hapisten çıksın, hastalar tedaviye gönderilsin, KOVİD meselesi nedeniyle mafyacılara tanınan ayrıcalık tüm mahkûmlara tanınsın falan! Bunları diyorum! 

Twitter’a karşı Fahrettin, bak ne diyeceğim: Siz insanları bir rahat bırakın, sonra isterseniz ülkeyi Arnavutluk yapın. Hatta telefon hatlarını bile kesin. Olmaz mı? Twitter dizaynında bunlar da var mı? Yoksa aramızda sizin Boğazdaki işler, sizin müspet arkadaşlarınızın dünyalıkları falan olur mu? Çoktan geçtik bunları biz. Öyle bitirdiniz, sindirdiniz, ezdiniz insanları! Twitter falan ne varsa kaparsınız. Feda olsun! Çünkü koyun artık can derdinde. Her şeyi siz dizayn edersiniz. Bizim devletin (kamu taşınmaz-taşınır tüm varlığının ve potansiyelinin!) denizi bitmez. Öyle büyük deniz! Hınzırı biter mi? Bak söz sormayacağım. Tövbe; Twitter’da da yazmayacağım. 

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin