Ekonomi gündemi [Hazırlayan: Semih Ardıç]

Trump, Yuan’ı vurdu

Donald Trump’ın ABD başkanlığı seçimini kazanması Çin para birimi Yuan’ı vurdu. Yuan dolar karşısında Şanghay saatiyle 12:17’de yüzde 0,21 düşerek 6.7920 seviyesinden işlem gördü. Böylece Yuan’ın bu yıl yaşadığı kayıp yüzde 4,4’e ulaştı. Böylece Eylül 2010’dan bu yana kapanış bazında en düşük seviyeye geriledi.

Trump, Çin’in daha rekabetçi olabilmek adına Yuan’ı suni biçimde zayıf tuttuğu görüşünde. ABD’nin imalat sanayinin bu durumdan zarar gördüğünü kaydeden Trump, Çin’i para manipülasyonu yapmakla suçlamış ve ‘büyük usta’ tabirini kullanmıştı. Trump’ın Çin’den ithalata yüzde 45’e kadar vergi koyabileceklerini ifade etmişti. Uzmanlara göre Amerika’nın böyle bir adım atması halinde Çin’in ABD’ye ihracatı yüzde 25 azalacak.

Enflasyon beklentisi

Bu arada Trump’ın bir dizi harcama listesi sunacağı ve bu harcamaların enflasyonu yükselteceği yönündeki spekülasyon, yatırımcıların ABD borçlanma maliyetlerinin yükseleceği yönündeki pozisyonlarını artırmasına sebep oldu. Şu anda ABD’de tüketici enflasyonu yüzde 1,5 seviyesinde.

***

Gelişen ülkeler ilk şoku atlattı, Türkiye hariç

ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesini takip eden ilk işlem gününde dünya borsaları sarsıldı. Gelişmekte olan ülke borsaları ikinci günden itibaren kayıpları telafi etmeye başladı. Tayvan ve Hong Kong borsaları yükselişe öncülük etti. Filipin, Şanghay ve Vietnam borsalarının her biri en az yüzde 1 değer kazandı.

Türkiye’de ise Borsa İstanbul’un yükselişi yüzde 1’in altında kaldı. Türk Lirası’nın dolar ve Euro karşısında değer kaybı sürdü. 1 dolar 3,23 TL’den, 1 Euro ise 3,52 TL’den işlem görüyor. Uzmanlar, AB’den gelen “Ankara ile devam eden üyelik müzakereleri dondurabilir” yönündeki beyanların etkisi ile Türkiye’ye dönük risk algısının yükseldiğini belirtiyor. Trump’ın korumacı politikalar takip edeceği yönündeki değerlendirmeler TL’deki değer kaybını hızlandırdı.

Scotiabank döviz stratejisti Gao Qi, “Trump’ın zaferi ve popülist, korumacı yaklaşımları küresel FX piyasalarını etkileyecek. Asya kurları Aralık’taki FED toplantısına kadar dolar karşısında riskten kaçışın artması ve faiz artış beklentileriyle düşebilir” ifadelerini kullandı.

***

Uluslararası Enerji Ajansı: ‘2017’de petrol fiyatları düşecek’

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), petrol karteli OPEC’in planladığı üretim kısıntısı gerçekleşmezse, 2017’de tüm dünyada petrol piyasasının fazla petrole boğulacağını açıkladı.

Ajansın bugün açıkladığı rapora göre Ekim 2016’da küresel petrol üretimi günde 800 bin varil artışla 97,8 milyon varile yükseldi. Uzmanlar, OPEC üretiminin rekor düzeyde artışının yanı sıra, Rusya, Brezilya, Kanada ve Kazakistan gibi OPEC üyesi olmayan ülkelerin üretim artışının etkisi ile böyle bir sonuç elde edildiği görüşünde. Üretim artışının petrol fiyatlarının mevcut seviyelerin üzerine çıkmasını engelleyeceği, hatta fiyatların düşmesine yol açacağı belirtiliyor.

Arz fazlalığı var

Raporda şöyle denildi: “Sonucu ne olursa olsun Viyana toplantısı petrol piyasasının er geç varılacak olan –ancak sıklıkla ertelenen– dengeye kavuşması sonucu üzerinde etkili olacaktır. Eğer bir anlaşmaya varılamazsa ve üyeler kendi üretimlerini artırmaya devam ederlerse piyasa 2017 boyunca bir fazlalık yaşayacak ve petrol fiyatlarında ciddi bir artış beklentisi çok zayıflayacak. Hatta gelecek yıl petrol fazlası devam ederse, fiyatlarda bir gerileme bile beklenebilir. Bu demektir ki 2017, 2016’da gördüğümüz gibi durdurulamayan bir arz artışının yaşandığı bir yıl olabilir.”

***

Ulaştırma Bakanı’ndan ilginç yorum:  

Oger’in borcu Telekom’u etkilemez

Türk Telekom’un sahibi konumundaki Oger Telekom’un bankalardan aldığı kredi taksitlerini ödeyememesine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’dan ilginç bir yorum geldi: “Oger Telekom’un borcu, Türk Telekom’un işleyişini, mali durumunu etkilemez.”

Arslan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Türk Telekom’un borçlarına ilişkin soru üzerine Türk Telekom ortaklarından Oger Telekom’un borcunun, Oger’in kendi meselesi olduğunu ve Türk Telekom’un işleyişini etkilemeyeceğini iddia etti. Türk Telekom’un 10 yıl sonra devlete devredileceğine dikkat çeken Arslan, “Şirketin devredildiği anda da o güne kadar yapması gereken yatırımları yaparak zamanın teknolojisine uygun olarak sistemini devam ettirmesi lazım. Bunun takibini yapıyoruz. Aksi takdirde, mevcut haliyle devam ederse 10 yıl sonra görece olarak diğer şirketlerin gerisinde kalmış olacaktır” diye konuştu.

Sansür, kamu düzeni içinmiş

Bakan Arslan, sosyal medyaya yönelik erişim engellerini ise kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesine yönelik olduğunu öne sürdü.

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin