AKP affetti, hapisten çıkanlar affetmedi!

Tarih; 26 Ağustos 2016. Yer;  Karaman. Cezaevinden 17 Ağustos’ta salıverilen Erdal Ersoy (40), boşanma aşamasındaki eşi Nazife Ersoy’u (39) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti.

Tarih; 29 Ekim 2016, Yer;  Ankara -Taciz suçundan cezaevinde yatan İ.A, salıverildi, önce yurttan çıkan bir kıza tecavüz etmek istedi. Neyse ki başarılı olamadı. Ama AŞTİ’ye giden bir başka kıza yolda tecavüz etti. Yakalanıp suçunu itiraf etti. Tekrar tutuklanarak hapse atıldı.

Tarih; 7 Kasım 2016, Yer; Kayseri. Kayseri’nin Develi ilçesindeki bir banka şubesinde çalışan A.Y.’nin boşanma davası açtığı eşi Nurettin Y. şubeye gelerek, güvenlik görevlisini rehin aldıktan sonra pompalı tüfekle şube müdürü Recep Taştan’ı başından vurdu. Taştan olay yerinde hayatını kaybetti. Nurettin Y.’nin son af kapsamında hapisten salıverildiği ortaya çıktı.

Tarih; 8 Kasım 2016. Yer; Antalya. Özel Halk Otobüsü şoförü Ali Yılmaz durakta otobüsünün içini temizlerken iki kişinin saldırısına uğradı. Ellerindeki demir çubuklarla Yılmaz’ı öldüresiye dövenler, “Sen nasıl bizim kardeşimize küfredersin?” diyerek saldırmaya başlamıştı. Bir müddet sonra, kafasına onlarca dikiş atılan ve ölümden dönen Yılmaz’ın değil, başka bir şoförün asıl hedef olduğu ortaya çıktı.

akp affetti onlar affetmedi3.jpg akp affetti onlar affetmedi5.jpgakp affetti onlar affetmedi1.jpg

MARUL VE SOĞAN HIRSIZLIĞINA TUTUKLAMA

Ve Karabük’te yaşanan bir tutuklama tarihe not düşüyor. İki hafta önce girdikleri dükkandan balık, soğan, marul ve şalgam suyu çalan 12 yaşındaki D.A. ve 11 yaşındaki L.B.N. yakalanıyor ve D.A. mahkeme tarafından tutuklanıyor. Suç sabit, güvenlik kamerası kayıtları da var. Yalnız gözaltına alınanlar ve tutuklananlar çocuk.

balık çalan çocuk
Karabük’te bir dükkandan balık, soğan, marul ve şalgam suyu çaldığı için 12 yaşındaki D.A. (solda) tutuklandı

Bir yanda, bir karakola şikayet etmek, mahkemeye gitmek yerine elindeki demir çubuklarla ceza vermek istediklerine haddini bildirenler. Bir yanda  12 yaşındaki çocuğu hırsızlığa iten sebepleri aramak yerine tutuklayan mahkemeler. Öte yandan masum binlerce insanı delilsiz mesnetsiz içerde tutan ve  gadreden adalet anlayışı toplumun ruh halinin bozukluğunu artırmaktan başka bir işe yaramıyor. Ve bu ruh hali ile birlikte örnekler, toplumsal cinnetin bir fotoğrafı olarak kayıtlara geçiyor. Anarşi, terör, hırsızlık, cinayet, tecavüz, adaleti kendi eliyle temine kalkanların işledikleri suçlar almış  başını gidiyor.

36 BİN KİŞİNİN SUÇU AYLARDIR BULUNAMIYOR

Buna paralel başka gelişmeler de var. 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle 100 bine yakın kişiyi gözaltına alan 36 binini tutuklayan AKP iktidarı masum insanları hapse atmak için cezaevlerini boşalttı. Onbinlerce mahkumun erken tahliyesinden sonra, salıverilenlerin karıştığı  yeni cinayet, tecavüz ve hırsızlıklar adeta zirve yaptı. Toplumun yaşadığı güvensizlik, adaleti kendi eliyle sağlama girişimlerini tetikledi/tetikliyor. İşin tuhafı, 36 bin kişinin suçu aylardır bulunamıyor. Bylock yazılımı indirme, anayasa kanunla kurulmuş denetlenen bankada hesabı olma, bir gazete-dergiye abone olmak suçsa, Türkiye’nin yarısı hapislere düşecek demektir.

Adalet Bakanlığı’nın Ağustos 2016’da hayata geçirdiği yeni düzenleme onbinlere tahliye kapılarını açtı. “4 yıla mahkum olanlar 2-3 gün, 5 yıl ve üzeri mahkumlar 6 ay, 6 yıl ceza alan bir mahkum, 1 yıl cezaevinde kalmışsa; 7 yıl ceza alan mahkum 1,5 yıl cezaevinde kalmışsa; 8 yıl ceza alan mahkum 2 yıl cezaevinde kalmışsa; 9 yıl ceza alan mahkum 2 yıl 6 ay cezaevinde kalmışsa; 10 yıl ceza alan mahkum 3 yıl cezaevinde kalmışsa koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanarak tahliye edilir” hükmü getirildi.

38 BİN KİŞİLİK DOLDUR-BOŞALT

Bu çerçevede uygulamadan 38 bin mahkum yararlandı ve tahliye oldu. Hizmet Hareketiyle irtibatlı kişileri hapse atmak için ‘örtülü af’ çıkaran hükümet daha sonra Açık Cezaevine Ayrılma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, 1 Temmuz 2016’dan önce işlenen suçlar bakımından, 5 yıldan az hapis cezası alan hükümlülerin açık cezaevine geçmesinin de  yolunu da açtı.

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2009-2014 arasında cinayete kurban giden kadın sayısı 2 bini geçmişti. Her yıl 1.5 milyon asayiş vakıasının dörtte biri hırsızlık. Yeni kurdurduğu Sulh Ceza Hakimliğini müesses nizamını sürdürmek için kullanan hükümet veya bürokratlar artık verilere de bakmıyor. 2015 yılında İstanbul’da 377 bin 800 suç işlenmiş. Önceki yıla göre artış yüzde 250. Cinnet toplumu olduk, cinayet, hırsızlık, gasp, tecavüz gibi 3. sayfa haberleri bu yüzden bitmek bilmiyor. Travmatik toplumlarda ilk kaybedilen şey adalet duygusu oluyor. Adaletsizlik suçu, suçu cezasız bırakma, hukuku askıya alma adaletsizliği tetikliyor. İnsanlar kendi adaletlerini oluşturacakları bir yöne savruluyor. Siyasetin dili son 3-4 senedir şiddet üzerine kurulu. Hak arayan-aratan siyasiler ise hedefe konuyor.

MİLLETVEKİLİNE GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞ KANUNUNA MUHALEFETTEN HAPİS İSTEMİ

Yine hafta içinde CHP Milletvekili Mahmut Tanal ile HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü için Mecidiyeköy’de asansör kazasında 10 işçinin ölümü ile ilgili yaptıkları açıklamalar nedeniyle 7 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mecidiyeköy’deki Torunlar Center inşaatında 6 Eylül 2014’te 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör faciasını protesto eden Kürkçü ve Tanal’a “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etme” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlaması yöneltiliyor.

Yani adalet mekanizması 10 işçinin ölümünün ihmalini değil, bunu kamuoyunun dikkatine sunan, buradaki yanlışların üstüne giden milletvekillerini cezalandırıyor. Üstelik dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanmış. 2 bin kişinin katıldığı eylem milletvekillerinin peşini uzunca süre bırakmayacağa benziyor.

Manzaraya bakıp, yapılacak tek yorum kalıyor: Adalet bitmiş, kapatın mahkemeleri. Mahkemeler ve Adalet Bakanlığı ceza verilmiş gerçek suçluları salıyor. Sokağa çıkanlar, suç işlemeye devam ediyor.

‘HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ’ SIRALAMASINDA DÜNYA SONUNCULUĞU

Nev-i şahsına münhasır bu adalet sistemi, uluslararası alanda da Türkiye’yi yüz kızartacak seviyelere düşürdü. Örneğin , World Justice Project (WJP-Dünya Adalet Projesi) tarafından her yıl açıklanan Hukukun Üstünlüğü (Rule of Law Index) endeksinde 113 ülke arasında Türkiye 99. sırada. 2014’te 99 ülke arasında 59. sırada iken ülkeyi bu hale getiren şey ne ola ki?

Adalet Bakanı gerine gerine “36 bin kişiyi tutukladık. 3 bin 456 hakim ve savcıyı görevinden uzaklaştırdık” nutukları atıyor 2-3 haftada bir.

‘Hukukun üstünlüğü endeksi’ her bir ülkenin adalet sistemini 8 alt faktörde inceliyor. Türkiye’nin en kötü notu aldığı kategori ‘temel haklar’ kategorisi. Temel haklar konusunda sürekli son 5-10’dayız. Adil yargılanma, adalete ulaşma hakkı tanınmayan, aksine işkence ve insanlık suçları rutin hale gelen, hele 15 Temmuz’dan sonra darbe yönetimlerini aratmayacak zulüm ve kötülükleri imza atan hükümetin, dolayısıyla Türkiye’nin karnesi daha da kötüye gidecek.

HAKİM VE SAVCI DEVLETİ Mİ, BİREYİ VE ADALETİ Mİ KORUR?

Yakın zamanda hakim ve savcılarla görüşen bir avukat arkadaşımı dinlerken kulaklarıma inanamamıştım. “Bunca zulmü, yanlışlığı görmüyor musunuz; mala el koyma, işkence evrensel hukukta da, mer’i hukukta da, İslam hukukunda da yok?” serzenişine bir hakim şöyle cevap vermiş: “Hukukun üstünlüğünü korumak elbette görevimiz ancak devletin bekası ve korunması birinci görevimiz.”

Peki bu devlet, 12 yaşındaki aç çocuğun, eşinden ayrılan ancak kurşunlarından kurtulamayan genç kadının, her şeyden bihaber ve ölümüne dövülen  bir otobüs şoförünün de devleti değil mi? Bireyin hakkını koruyamadan, hukuku, adaleti gerçekte nasıl temin edecek bu ülke? 36 bin kişiden biri bile masumsa, bu adaletsizliğin dünya ve ahirette hesabı var.

İşkencelere, intihar görünümlü infazlara söyleyecek çok fazla bir şey kalmıyor. Hukuku üstünlüğü zedelenince herkes kaybediyor. Güven, huzur yerle bir oluyor. Hukuk, elinizdeki yasaların, kanunların üzerinde bir değer. O yüzden ‘Adalet mülkün temelidir’ yazıyor mahkeme duvarlarında.  Adaletiniz yoksa, her şey çöküyor, çökmeye mahkum. Olan gariban vatandaşa oluyor.

https://youtu.be/SFERE1LNAPM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin