Yüzük!

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Şu haberi okuyarak başlayalım:

“Murat Sancak, 20 Ağustos 2015’te saat 10.00 sıralarında koruması Mehmet Karar ve şoförü İsmail Özay’la aracıyla evinden işine gitmek üzere hareket etti. TEM otoyoluna katılım noktasında, gri renkli 34 HF 9738 sahte plakalı Wolksvagen Jetta marka araç, Sancak’ın otomobiline arkadan çarptı. Ardından da önüne geçerek durdu. Koruma Karar, silahını çekerek araçtan indi. Sahte plakalı araçtan inen maskeli 2 kişi Sancak’ın bulunduğu aracın ön camına doğru hedef gözeterek, çapraz ateş açtı. Koruma karşılık verdi. Bir süre çatıştıktan sonra şüpheliler kaçtı…

Olay yerinden elde edilen boş kovanların incelemesi sonucunda Murat Sancak’a yönelik saldırı ile 24 Haziran 2015’te Esenler Dolmuşçular Dernek Başkanı Murat Eren Yılmaz ve 2 arkadaşına, rakam grubu alınamayan 34 BP plakalı Wolksvagen Jetta marka otomobilden ateş edilmesi olayında kullanılan mermiler arasında uygunluk bulundu.

Yılmaz ifadesinde, “Daha önce beni tehdit ettiler, dernek başkanlığını bıraktırmak istediler” diye isimlerini verdiği Turgut Üney, Ramazan Yüce ve Aydın Özer’den şüphelendiğini anlattığı belirlendi…”

Havuz medyası bunu önce “basın özgürlüğüne saldırı” kapsamında değerlendirmeyi denese de pek başarılı olamayınca olayı perdeleme yönüne gitti. Bu tutmayınca işi terör saldırısına çevirdi havuz ve yöneticileri.  Yandaş amirali Sabah, işi cemaatin organize ettirdiğine kadar uçtu ama bir netice çıkmadı, çıkamazdı da zaten.

Sonra enteresan bir suskunluk süreci başladı. Saldırıdan 7 ay 18 gün sonra 5 kişi hakkında iddianame hazırlandı. Ancak bir tuhaflık vardı, olayı tüm detaylarıyla bir film gibi anlatan iddianame İki gizli tanığın ifadelerine yer vermesine rağmen saldırının “neden” yapıldığına dair bir iddia ya da cevap sunmuyordu…

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Sadece kulisler olayın kumar borcu ya da minibüs mafyasında kapışma meselesi olduğundan bahsediyordu. Mesela o dönemde çıkan bir haber: “Murat Sancak’ın kumarda Sarallar’a 10 milyon lira kaybettiği, Sancak’ı uyaran Sarallar’ın borç ödenmediği için saldırı düzenlediği belirtildi.”

Savcılık bu iddiaların tamamını örtbas etti ama ortaya gerçeği de koyamadı.

O dönemde Hürriyet’te yazan Akif Beki nasıl olduysa topa girdi. Zira havuz can havliyle cemaat ile beraber Doğan grubuna da çemkirmeye başlamıştı Beki “Hani terör saldırısıydı?” başlıklı yazısında şöyle diyordu:

“O saldırı, meğer Star Medya Grubu’nu susturmaya dönük bir terör saldırısı değilmiş. Gerçek ortaya çıktı, aldatılmışız… Saldırıyla ilgili, birileri insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyor… E hani terör saldırısıydı, susmayacak, yılmayacak, pısmayacaklardı. Şimdi de bize ‘pardon terör saldırısı değil Paralel kumpasmış, Doğan Grubu yapmış’ diyorlar. Şirretliğe vurur, yeterince çok kuru gürültü yaparlarsa gerçeğin sesini boğabileceklerini, üste çıkıp alacaklı bile görünebileceklerini düşünüyor olmalılar…”

Peki kimdi bu Murat Sancak?

Ethem Sancak’ın yeğeni. Peki o kim?

Aradan çok zaman geçti, köprünün altından çok sular aktı. Saraya bir aşkla bağlı olduğunu söyleyen Ethem Sancak’a “Erdoğan yürü ya aşkım” demişti. İhaleler, ballı araziler, bir dolu imkanlarla Ethem Sancak ülkenin en zenginlerinden biri oldu, yeğeni Murat da hep yanındaydı.

Bilmiyoruz kendisine saldırı düzenleyenlere hesap sordu mu ne yaptı.

Ama geçtiğimiz gün bir başka video ile aniden ülke gündemine geldi Murat Sancak.

Sosyal medyada Koronavirüs testi yapan bir grup erkek görüntüsü vardı. Milletin virüsten kırıldığı bir dönemde adeta masadaki test kitleri dikkat çekiyordu. Masanın üzerinde ve çevresinde 125 adet test kiti olduğunu daha sonra yayınladığı belgelerle söyledi Sancak.

Videoda dikkat çeken en önemli ayrıntı ise yüzüktü. Murat Sancak’ın parmağında takılı duran Cumhurbaşkanlığı forslu yüzük, izlediğimiz kitlenin ayrıcalıklı olduğunun göstergesi olarak gözümüze sokuluyordu.

Daha sonra savunmalar, faturalar, gerekçeler havada uçuştu ama bunların gerçekten bir önemi yoktu.

Bu video iki açıdan önemliydi kanaatimce.

İlki, sağlık personelinin doğru düzgün steril maske bulamadığı bir ülkede, birileri masaya uyuşturucu yığmış baronlar gibi hoyratça kit açıp test denemesi yapmaları. Diğeri ise, parmaklarındaki yüzüğü gözümüze sokarak ayrıcalıklı bir sınıf olduklarını göstermeleriydi.

Tyran isimli dizide buna benzer görüntüler çoktu. Gerçek hayatta da öyleydi. Saddam ya da Kaddafi ailesinin kendi ülkelerinde taşıdıkları ayrıcalıkları gösteren semboller vardı. Ve bu semboller bu aileye mensup kişileri hem dokunulmaz kılıyor, hem de kendi kanunlarını uygulamaya izin veriyordu. Saddam’ın oğlu Uday’ın evinde mahkeme kurup ceza yağdırdığı ya da bir emirle maç kaybeden milli futbol takımına sıra dayağı çektirdiği biliniyordu.

Sancak’ın sosyal medya profili, dikkat çeken iki önemli unsur, Erdoğan ve yüzük!

Yüzük saray demekti, saray ise güç.

Bu dönemde bu gücü elde edenin karşısında durmak hiç de akıl kârı değildi doğrusu.

Nitekim devlet kanalı olan TRT bile bu güce boyun eğecekti. Sağlık bakanının basın toplantısında olay bakana sorulduğunda TRT yayını kesip cevabı ülkenin duymasını engelleyecekti.

TRT yayınını kesebilecek kadar güç vardı bu yüzükte!

Vaktiyle Ukrayna’da bulunduğum bir esnada Kırım tatarlarının birinde tuhaf yüzük görmüştüm. Yanına on dakika gelen 5 kişide de aynı yüzükten görünce merakıma yenik düşüp sormuştum, “Bizim tatar mafyasının yüzüğüdür, her mafya kendini belli eden sembollere ihtiyaç duyar” demişti.

Murat Sancak’ın parmağındaki yüzük bir gücün sembolü, dokunulmazlığın ve ayrıcalığın. Eğer bu gücü ezebilecek kadar karşı gücünüz yoksa hiç bulaşmadan çevresinden gezinip savuşmanız gereken bir yüzük bu.

Yüzüklerin Efendisi, ülkenin efendisiydi bu aralar!

Mesela hiçbir laboratuvarımız olmasa bile Kızılay’ın kan inceleme ve ilaç üretme ihalesini alabiliyor ve işi bir Alman firmasına yaptırıp bu işten milyonlarca Avro götürebilecek kadar bir gücü vardı bu yüzüğün!

Ülke Gülhane parkı değildi ve polisler dahil kimsenin farkında olmadığı bir durum yoktu. Saray da dahil herkes bunun farkındaydı. Başta yüzüğün sahibi, saray, medya, adliye, emniyet, herkes…

Biriyle muhatap olacaksanız parmağına bakınız, saray yüzüğünden takıyorsa, kendi selametiniz için oradan uzaklaşınız!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin