Şampiyonsun sen şampiyon kal!

YORUM | HASAN CÜCÜK 

İngiliz futbol efsanesi Gary Lineker, “Futbol 22 oyuncunun bir topun peşinden koştuğu, sonunda Almanların kazandığı bir oyundur,” cümlesini kurarken, tarihe mal olacak bir klişeyi icat ettiğinin farkında değildir muhtemelen.

Almanlar uluslararası arenada başarılarını sürdürüyor fakat “Almanlar” yerine ulusal liglerde bazı takımların adını koymak da mümkün artık. İtalya Serie A için Juventus, Fransa Ligue 1’de Paris Saint-Germain (PSG), Bundesliga için Bayern Münih, İspanya La Liga’da Real Madrid ve Barcelona, “hep kazanan” takımlara dönüştüler.

Bu durumun şampiyonluk yarışındaki heyecanı öldürdüğü bir gerçek. Üstelik uluslararası arenada da hep aynı takımlar çıkmaya başladı karşımıza. Esas oğlan hep aynı, figüranlar değişiyor…

Koronavirüsün vurduğu futbolda 2020-21 sezonu rötarlı olarak başladı. Perdeyi ilk Fransızlar açtı. Geçen sezon pandemiden dolayı ligi erken bitirip, PSG’nin şampiyonluğunu ilan etmişlerdi.

Avrupa’da ligler açılırken, şampiyonluğun en güçlü adayları, yine önceki yılın şampiyonları. Bu takımlar son yıllarda yıkılması zor bir hegemonya kurdular. Juventus 9, Bayern Münih 8 kez art arda şampiyonluk aldı. PSG, 2012’den bu yana sadece bir sezon şampiyonluğu Monaco’ya kaptırdı. La Liga şampiyonluğu 2004’te beri Barcelona ile Real Madrid arasında gidip geliyor. Arada 2014’te Atletico Madrid girebildi bir kez.

Yalnızca İngiltere Premier Lig’de durumlar farklı. O da, efsane teknik adam Alex Ferguson’un emekli olması sayesinde! Tabi bir de, Avrupa’nın en iyi hocaları, en iyi futbolcuları kendilerini göstermek için Premier Lig’i seçmeye başladı.

1993-2013 arasında Ferguson yönetiminde Manchester United 13 kez şampiyon oldu. Yalnızca 4 sezonda farklı şampiyon gördü İngilizler: Blackburn Rovers, Arsenal, Chelsea ve Manchester City. Namağlup şampiyonluğu ile çok konuşulan Arsene Wenger’in Arsenal’i bile rekabette havlu atmıştı. Ferguson sonrasındaysa şampiyonluk adayları çoğaldı. Chelsea, Liverpool ve Manchester City yarışta. Paranın gücünü arkasına alan Chelsea ve City, kaliteli takımlar kurup sonuca gitti. Liverpool ise önce doğru hocayı, Jürgen Klopp’u, buldu ardından istikrarlı bir takım kurup şampiyonluğa yürüdü. United’ın eski günlerinden eser yok. Şimdi şampiyonluk yarışı City ve Liverpool arasında geçiyor. Chelsea ise plase.

Premier Lig’de oyuncu transferleri tamamen serbest değil. Belli kriterler mevcut. Bu sayede sadece Avrupa’nın değil dünyanın bir numaralı ligi oldu. Top 6 diye anılan altı takım, bu ligin “ağabeyleri”: City, Liverpool, United, Chelsea, Arsenal ve Tottenham. Rekabetle birlikte, kalite de geliyor.

Premier Lig’de bu rekabet devam ederken, İtalya, Almanya, Fransa ve kısmen İspanya ligleri artık sürprizi olmayan mücadelelere sahne oluyor. Şampiyon hep aynı. Zaten ekonomik yönden bu takımlar diğerlerinin yanında çok güçlü. Rakiplerinden sivrilen futbolcuları kadrosuna katmakla kalmayıp dünyanın en iyilerini de parayı basıp alıyorlar. Avrupa’nın 5 büyük ligi bu konuda istisna değil. Portekiz’de Benfica ve FC Porto, Hollanda’da Ajax, Belçika’da Club Brugge, İskoçya’da Celtic, ligi domine eden takımlar.

Şampiyonlar Ligi’ne de taşınıyor bu durum. Devler arenasında 5 büyük ligin hâkimiyeti var. 1991’de şimdi esamesi okunmayan Kızılyıldız şampiyon olabilmişti. Ondan sonra da 5 büyük lig dışından 93’te Marsilya, 95’te Ajax’ı görüyoruz. 2004’te FC Porto’nun başarısı sonrası takım komple devler tarafından parçalandı. 5. büyük Fransa liginden Marsilya’dan beri finale çıkabilen tek takım PSG. O da bu sene yaşandı. Avrupa’nın 3. büyük ligi İtalya’dan son kazanan takım 2010’da Inter’di. Artık Şampiyonlar Ligi deyince akla İspanyol ya da İngiliz takımları geliyor. Bir de Bayern Münih.

Yazıyı Türkiye Süper Ligi ile bitirelim. Kim nasıl karar verdi ama Türkiye ligi Avrupa’nın 6. büyük ligiymiş! Takımlarımız Avrupa’da nal topluyor, oyuncularımız Edirne dışında pek tanınmıyor ama Avrupa’nın bu kendinden menkul 6. liginde de Başakşehir gibi istisnaları saymazsak, şampiyonluk adayları hep aynı. Tek farkımız, aday sayısının 3 olması. Başakşehir, Bursaspor ve Trabzonspor’un gelişi renk getirdi ama beraberinde kaliteyi getirdiği pek söylenemez.

Yeni sezonda manzara böyle. Şampiyonlar neredeyse belli. Bakalım figüranlar kimler olacak? Bakalım “Ben bu oyunu bozarım!” diyen bir Tatar Ramazan çıkacak mı? İhtimal düşük ama umut işte!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin