Ramazan ayı ve Kur’ân okuma âdâbı

YORUM |  Prof. Dr. MUHİTTİN AKGÜL

Ramazan Ayında daha bir yakınlık kurduğumuz Kur’ân’ı okurken dikkat etmemiz gereken bazı noktalara dikkat çekmek istiyoruz. Rahmet-i İlâhi tarafından gönderilen Yüce Kelam okunurken, elbette ki bazı hususlara dikkat etmemiz gerekir. Zira okuma âdâbına uyulduğu ölçüde istifade artacak ve böylece okunmadaki asıl maksada ulaşılmış olunacaktır. Kur’ân okurken dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıralamamız mümkündür:

 Kur’ân’ın ne ve kimin sözü olduğunu unutmamalıyız

Sözler vardır, belli bir süre insanları etkiler, sonra da gücünü kaybeder; sözler vardır, belirli bir zaman için toplumları etkiler, sonrasında da unutulup gider ve sözler de vardır ki, bütün insanlığı derinden etkiler ve tesirini hiçbir zaman kaybetmez. İşte son şıkta belirtilen söz, hiç şüphesiz ki Kur’ân’dır.

İşte böyle derin bir tesire sahip olan Kur’ân’dan istifade etmenin ilk şartı, okunurken onun asıl Sahibi’nin asla hatırdan çıkartılmamasıdır. Normal bir söz olarak değil de, âlemlerin yaratıcısı sıfatıyla Allah’tan gelen bir mesaj olduğu hatırlanmalıdır. Zira bir söz ya da kitap okunurken, yazarının kimliği, okumada insanı etkileyen önemli bir etkendir.

  1. Maddî-manevî temizlik

Kendisi mukaddes ve tertemiz olan Kur’ân, ancak kâmil anlamda pâk ve temiz bir şekilde okunur. Bunun için öncelikle maddî olan temizlik yapılmalı ve abdest alınmalıdır. Maddî arınmayla birlikte kişi, mânen hem kendini arındırmalı, biraz sonra âdeta Rabb’iyle konuşacakmış gibi rûhen kendini hazırlamalı ve Kur’ân’la buluşmaya lâyık bir hale gelmelidir. Bu iki şey, insanın Kur’ân’dan istifadesini arttıran önemli vesilelerdendir.

  1. Doğru zaman tayini

Her şeyin bir vakti vardır. Uygun bir zaman tayin edilmeden yapılan şeyin mükemmel olması zordur. Bunun içindir ki, işlerimizi yaparken doğru bir zaman tayin eder, yemek vakitlerini uygun zaman dilimlerine ayırır ve istirahat için uygun bir vakit ayarlarız. Bunlar, gerek bünyemizin sağlığı, gerekse elde edeceğimiz kazanımların verimli olması bakımından önemlidir.

Kur’ân okumak için de isabetli bir vakit seçmeliyiz; zihnimizin ve bedenimizin yorgun, işlerimizin yoğun, ortamın müsait olmadığı anları seçmemeliyiz. Zira okumadan maksat, anlama ve tefekkür etme olduğuna göre, bu hallerde okumakla, tefekkürün olması oldukça zordur. O zaman zihnimizin berrak, vaktimizin uygun, hemen yapmamız gereken önemli bir işin olmadığı zamanları seçmeliyiz. Ve aynı zamanda, okumaya isteğimizin varolduğu müddetçe okumalıyız. İsteksizlik ve yorgunluk başlayınca okumayı bırakmalı, yeniden okumaya iştiyak duyunca başlamalıyız.

  1. Önyargıdan uzak okunmalı

İlâhî Beyan okunurken dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biri de, önyargıdan uzak olmadır. Kur’ân okurken şayet kişi: “Bu Kitap, çağlar dışı(!), bana bir şey vermez(!), belli bir dönem ve bölgedeki kimselere gelmiş(!), artık güncelliği kalmamış…(!)” gibi yanlış düşüncelerle okuyorsa veya zihnî arka planda buna yakın farklı düşüncelere sahipse, Kur’ân’dan o kimsenin alacağı pek bir şey yok demektir. Daha doğrusu Kur’ân’ın böyle kimselere kendisini açması düşünülemez ve hidayet rehberi olamaz.

  1. Eûzu besmeleyle başlamak  

İnsanın damarlarında âdeta alyuvar ve akyuvarlar gibi gezinen şeytanın vesveselerinden, özellikle de namaz ve Kur’ân okurken emin olmak için, Allah’a sığınmak gerekir. Şeytan, özellikle Kur’ân okurken insana çeşitli yollardan yaklaşır; Kur’ân hakkında çeşitli şüpheler atar; okutmamak için önemsiz işleri çok önemliymiş gibi hatıra getirir; anlaşılmaması ve uygulanmaması için elinden gelen bütün çabayı harcar. Böyle bir durumda, yapılması gereken şey Eûzu Besmeleyi çekmektir.

  1. Tertille (ağır ağır-tane tane) okumak

Kur’ân okurken dikkat etmemiz gereken hususlardan biri de, onun ağır ağır, tane tane okunmasıdır. Zira Cenab-ı Hakk: وَرَتِّلْ الْقُرْآنَ تَرْتِيلاً “..Kur’ân’ı ağır ağır, düşünerek oku.” buyurarak bu hususta bizleri uyarmaktadır. (Müzzemmil, 73/4).

TERTÎL, bir şeyi güzel, düzgün ve tertip ile kusursuz bir şekilde, hakkını vererek açıklamaktır. Buna göre özellikle Ramazandaki hatimlerde dikkatli olunmalı, hızlıca okunmamalı, yavaş yavaş ve düşünmeye de vakit bırakacak kadar tertille okunmaya dikkat edilmelidir.

  1. Huşuyla okuma ve okuduğunu düşünmek

Kur’ân okuyan, derin bir saygı içinde bulunmalı, okuduğu kelamın ne olduğunu hatırından çıkarmamalı ve okuduğu âyetlerin anlamlarını da düşünmelidir. Ve bilinmelidir ki, her ne kadar Kur’ân’ı mücerred Arapçasından okumak sevapsa da, okumaktan asıl maksadın, anlayarak ve üzerinde düşünerek olduğu unutulmamalıdır.

  1. Kur’ân okurken ağlamak

Kur’ân okurken neşeli bir sesten ziyade, kalbe etki eden hüzünlü bir edayla okunması müstehap kabul edilmiştir. Hüzünlü okumanın yolu ise şöyle belirtilmiştir: Kur’ân’daki tehdit, vaîd, sözleşmeler, ahitler inceden inceye düşünülmelidir. Sonra Cenab-ı Hakk’ın emir ve yasakları karşısında gösterilen eksiklikler hatırlanmalıdır. Böylelikle insan kendine Kur’ân aynasından bakmalı ve acınası haline ağlamaya çalışmalıdır. 

  1. Güzel sesle okumak

Tatlı dil nasıl ki, olmayacak zannedilen birçok işi olur hale getirirse, tatlı tatlı okunan, dokunaklı bir edâ ve sadâ ile icrâ edilen Kur’ân tilaveti de insanı etkisi altına alır; düşündürür; kötülüklerden alıkoyar; iyiliklere yöneltir; ruhu yüceltir. Bu sebepledir ki, Resûlullah (s.a.s) Kur’ân’ın güzel okunmasını ve güzel sesle süslenmesini tavsiye etmiştir. Kur’anı güzel okuyamayalar veya sesi güzel olmayanlar ise, onu güzel okuyanlardan dinlemeyi âdet haline getirmelidirler.

  1. Kur’ân’ın her hitabına kendini muhatap kabul etmek

Kur’ân okurken dikkat etmemiz gereken önemli meselelerden bir diğeri de, Kur’ân’ı kendimize hitap ediyormuş gibi kabul etmek, anlatılan olayların, kıssaların, şahısların, mesellerin, teşbihlerin bizi de ilgilendirdiğini, onlarla bizlere de bir şeyler dediğini kabul etmek ve bu inançla okumaktır. Mesela; Hz. Âdem-şeytan kıssasını okurken, aslında Cenab-ı Hakk’ın bununla bizlere, şeytanın fonksiyonunu gösterdiği, ne denli düşman olduğunu bildirdiği, aldatma yollarının çok farklı olabileceği, bir ân bile şeytana karşı gâfil bulunmamamız gerektiği benzeri hususları düşünerek, âyetler sanki bize nâzil oluyormuş gibi okumalıyız.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin