Mülteci kamplarından PSG’ye 

ÖZEL HABER | HASAN CÜCÜK 

Nadia Nadim, adını Danimarka futbol tarihine yazdırmış biri. Afganistan’da başladığı hayat yolculuğunda büyük sıkıntılar yaşadı. 9 yaşında babasını Taliban öldürdü. 12 yaşında yollara düştüler. Sahte pasaportla önce İtalya’ya geldiler. Hedefleri İngiltere olmasına karşılık, Danimarka’dan öteye geçemediler. Mülteci kamplarında geçen günlerinde futbol oynamaya başlayan Nadia Nadim, Danimarka Milli Takımı’nda oynayan ilk yurtdışı doğumlu isim oldu. İşte Nadia’nın mülteci kamplarından PSG’ye uzanan hikayesi. 

Nadia Nadim’in hayat yolculuğu 2 Ocak 1988’de Afganistan’ın Herat şehrinde başladı. Babası Rabena Khan orduda general, annesi Namida ise okul müdürüydü. 4 kız kardeşi olan Nadia Nadim, futbol topuyla ilk kez Afganistan’da tanıştı. Evlerinin bahçesinde babası ve kardeşleriyle oynadı. Taliban’ın yönetime gelmesiyle hayatları altüst oldu. 9 yaşındayken baba acısını yaşadı. Babası, Taliban tarafından katledildi. Birkaç yıl Kabil’de yaşadıktan sonra ülkeyi terketmeye karar verdiler. Önce Pakistan’a geçtiler. Kaçakçılardan temin ettikleri sahte pasaportla İtalya’ya uçakla geldiler. Hedefleri İngiltere idi. Gerekçesi ise, bu ülkede akrabalarının bulunmasıydı. Bir kamyonla İtalya’dan başlayan yolculuğun son durağı İngiltere değil, Danimarka olduğunda takvim yaprakları 2000 yılını gösteriyordu. 

Danimarka’da ilk durakları eski bir askeri garnizon olan Sandholm mülteci kampı oldu. Daha sonra annesi ve kız kardeşleriyle birlikte ülkenin kuzeyinde bulunan Aalborg şehrindeki mülteci kampına gönderildiler. Nadia, hayatında ilk kez kızların da futbol oynadığını kampta gördü. Cesaretini toplayıp, antrenöre ’ben de oynamak istiyorum’ dedi. Artık meşin yuvarlağın peşinde ter döken, yeteneğini kısa sürede herkese kabul ettiren bir Nadia vardı. 

İlk takımı B52 Aalborg olan Nadia’nın profesyonel kariyeri 2005’te 1.Lig’de mücadele eden Team Viborg başladı. 2006-12 arasında IK Skovbakken formasını giyen Nadia, ligde üst üste gol krallığı sevinci yaşadı. Futbolla birlikte eğitimine de devam eden Nadia 2008’de lise diplomasını aldı. Doktor olmak isteyen Nadia, Arhus Universitesi tıp fakültesini kazandı. Ancak 2009’da profesyonel futbolu tercih edip, tıp eğitimini dondurdu. 2012’de Fortuna Hjörring takımına transfer oldu. Golcü kimliğini burada da konuşturdu. 2014’te ise rotasını yurtdışına çevirip ABD Kadınlar Ligi takımından Sky Blue FC’ye transfer oldu. ABD döneminde bir yılda Portland Thorns FC takımında top koşturduktan sonra 2018’de Manchester City’ye transfer oldu. Ada’da bir yıl kalan Nadia’nın 2019’da durağı PGS oldu. Halen Fransız kulübü için ter döküyor. Bu sezon çıktığı 19 maçta 10 gole imza attı.

2008’de Danimarka vatandaşlığını alan Nadia Nadim, milli takım tercihini doğal olarak bu ülkeden yana kullandı. Ancak bir engel vardı. FIFA kurallarına göre, yeni ülkesinin milli takımında ter dökmesi için 5 yıllık vatandaşlık geçmişi olması gerekiyordu. Danimarka Futbol Federasyonu (DBU), Nadia’nın geçmişini de dikkate alarak FIFA’dan bu konuda istisna davranmasını istedi. FIFA’nın bu isteği kabul etmesiyle Nadia Nadim 2009’dan itibaren Danimarka Kadınlar Milli Takımı formasını giymeye başladı. Bu sıradan bir olay değildi. Zira, hem erkekler hem de kadın kategorisinde ülke dışında doğan biri ilk kez milli formayı giyiyordu. 

Danimarka Kadın Milli Takımı’nın en önemli isimlerinden biri olan Nadia çıktığı 93 maçta 33 gol kaydetti. Milli forma ile 2013 Avrupa Şampiyonası’nda üçüncülük, 2017’de ise ikincilik elde etti. 2017 Avrupa Şampiyonası’nda ortaya koyduğu futbolla bir anda ülkenin en bilinen simalarından biri oldu. Aynı yıl Danimarka’da yılın kişisi seçildi. 2018’de ise yaşadıklarını anlattığı ’My Story’ (Benim Hikayem) kitabını yayınladı. Nadia Nadim’in kız kardeşlerinden Diana boks yapıyor, Giti ise futbol oynuyor. Diana 3 kez sıkletinde Danimarka şampiyonu oldu. 

20 yıl önce mülteci olarak geldiği Danimarka’da başarı merdivenlerini birbir tırmanan Nadia Nadim 2019’da Danimarka Mülteciler Kurumu’nun iyi niyet elçisi oldu. Aynı yıl kız çocuklarının eğitimine yaptığı katkıdan dolayı UNESCO’nun da iyi niyet elçisi oldu. Bir taraftan yeşil sahalarda ter döken Nadia diğer yandan uzaktan da olsa tıp eğitimine devam ediyor. Futbol kariyerini noktaladıktan sonra cerrah olarak yaşama devam etmek istiyor. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin