Mesele doların nereye koştuğu değil…

HABER-ANALİZ | ALİ DENİZ [email protected] | @alidenizeu

Tüketiciler ve üreticiler bilse ki dolar 8 veya 10-TL olacak ve istikrara kavuşacak ona göre tüketim ve üretim planlarını yaparlar.

Daha önce de defalarca söyledim; doları kendi haline bıraksalar gidip bir yerde oturacak, herkes huzura kavuşacak!

Doların bugün ne kadar olduğunun hiçbir önemi yok. Ayda %10 civarında dalgalanan dolar hiç kimseye rahat vermez.

Dolardaki değişim dalga boyunun bu kadar yüksek olması, kurdaki artışların enflasyon beklentisi yaratması, sürekli faizlerin düşürüleceğinin anonslanması karşısında sanayiciden tek bir kuruş yatırım bekleyemezsiniz.

TUİK yüzde 10’un altında enflasyon açıklıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yıl sonu daha da düşecek diyor. Beklentilerinin enflasyonun hep düşeceği ekonomik durumun düzeleceği hatta büyüme rakamlarının ciddi artacağı yönünde olduğunu söylüyor. Sonra da devletin elinde ne varsa elektrik, doğalgaz hepsine acayip zamlar yapıyor!

Şimdi vatandaş bu tablo karşısında ne planı yapsın? Sanayici neye güvenerek yatırım yapsın? Üretim neden artsın? Zaten satın alan olmadıktan sonra üretsen ne olacak? Stoklar şişecek, tahsilatlar gelmeyecek ve üreticinin batışı hızlanacak.

Döviz kurunun bu kadar değişken olması herkes için tedirginlik oluşturuyor ama bundan daha büyük tedirginliği ekonomi yönetimi oluşturuyor.

Haber yaptılar diye ekonomik manipülasyon gerekçesi ile ekonomi gazetecileri hakkında dava açan savcılık asıl halkı kandırıp ekonomiyi daha da güvensiz hale sokan siyasetçilerle de meşgul olmalı!

Uçurumun kenarına doğru bağıra çağıra depar atmış giden bir ekonomi yönetimi var.

Türkiye halkının ekonominin geleceğinden endişesi Avrupa ülkelerine göre çok yüksek. İnsanlara ‘dolar bozdurun, dolar almayın’, ‘milli üretim’, ‘kahrol dolar’ sloganları atarak güven veremezsiniz.

Dolar yakan vatandaşları çok büyük iş yapmış gibi gösteren iktidar medyası var. Halkı böylesine komedi işlerle gaza getirmeye çalışan, bundan utanmayanlar var. Senin yaktığın her bir dolar ABD’nin sana olan borcu! Gelde bunu anlat…

Ekonomi sloganlarla, böyle komedi eylemlerle yönetilmez. Anca algı yöntemi ile halkı biraz daha uyutursunuz. Bunlar Maduro, Kaddafi tipi siyaset!

Elhasıl, döviz kurunun böylesine oynaklığı, siyasetçilerin ekonomi hakkında söyledikleri ile yaptıklarının birbirini tutmaması ‘her şey çok daha kötü’ olacak beklentisini pekiştiriyor.

Güvenmeyen, geleceğini göremeyen, iyi şeyler hissedemeyen halk ilk bulduğu limana sığınmak ister. Bu liman da Türkiye’de şu an dolardan başka bir şey değil.

Neticesinde resesyon artar, üretim daha da azalır, işsizlik oranı artar.

Her ekonomik krizin başlaması için dolardaki ve faizdeki dalgalanmalar son perdedir.

Siyasetçi krize girmeden ekonomiyi kurtaracağım diye ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak işlere girişir. Berat Albayrak arada bir çıkıp janjanlı ambalajlı paketler ile bugüne kadar geldi. Sonra savaş bahanesi ile ekonomi tartışmaları rafa kaldırıldı. Milli duygular tavan yaptı.

Dikkat edin; savaş bitti diye dolar düşmedi! Yükselmeye devam ediyor. Zaten savaş başladı diye yükselmemişti ki! Savaş bitti ama ekonomide hiçbir şey değişmedi, hiçbir düzelme olmadı.

Tek mesele sanayicinin, halkın ve yabancıların ekonomi yönetimine güvenmemesidir.

Türkiye her alanda güven vermedikçe ekonomi düzelmeyecektir. Boşuna boş hayallere kapılmayın.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin