Jurassic Park’ın edepsizleri!

YORUM | NACİ KARADAĞ

“Siz bu kardeşinizi seçin bakın nasıl oluyor?” dedikten sonra her şey bin kat daha kötüleşen Cumhurbaşkanlığı sistemi şimdiden paçavraya dönmüş durumda. Çıkıp yiğitçe/mertçe “ne sistemi kardeşim? Gelişine vuruyoruz işte! Tayyip Erdoğan sistemi bunun adı” dese belki rahatlayacaklar.

Bunların eline kalem tutuşturulmuşlarından biri (Elif Çakır olabilir) “bu sistem biraz sıkıntılı, Tayyip bey başkan olduğu sürece kalsın, sonra yine değiştirelim” filan demişti hatırlarsanız.

Hatta bir ara, “Olldu canım, Tayyip bey yurt dışına gittiğinde sistemi filan da geçici olarak kapatalım”, diye geyikleyenler bile olmuştu.

Ortada sistem filan yok herkes biliyor pekala bunu.

Burhan Kuzu gibi akli melekelerinden her geçen gün daha da şüphe ettiğimiz bir problemli ruhun ülkeye bulaştırdığı bir bela var.

Şu anda ona yapışan Erdoğan’ın da hiç ama hiç niyeti yok en ufak bir kazanımından taviz vermeye.

O sebeple “başkanlık sistemi revize edilecek, bazı yetkiler Meclis’e verilecek” filan palavralarına inanmayın.

Komşunun evine yollanan paket servisin bile kendisine sorulmasını isteyen bir sakat ruh anlayışının hangi yetkiyi bırakabileceğini zannediyorsunuz Allah aşkına!

Başkanlık sistemimizin dünyada eşi benzeri yok.

Aslında sistemimiz filan yok.

Bir garip tuhaf tek adam düzeni işte.

Tipik Ortadoğu çadır devletlerinin seviyesine ulaşmış durumdayız.

Sistem hata verdikçe de para, pul, makam gibi yamalarla gedikleri sıvamaya çalışıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu..

Breh breh berh. İsmin havalılığına bakınız.

Her tarafı sorunlu, neresinden tutmaya kalksanız elinizde kalacak bir isim ve makam.

Bir kere sayın cumhurbaşkanımızın istişareye ihtiyacı olduğunu kim iddia edebilir.

Hem “kurul” kavramının yanlış anlaşıldığı da kesin, makama kurulmak farklı şey değil mi?

İsimleri bakın hele;

Bülent Arınç, Köksal Toptan, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Yıldırım Akbulut vs…

İstişare kurulu değil Jurassic park mübarek.

Ne istişare edeceksiniz bu kişilerle.

Emekli kahvesinde ergen dedikodusu yapacak çağa gelmiş kişiler, boş bulunup iktidarı eleştirmesinler, sarayın canını sıkmasınlar diye saraydan bir oda, birkaç sekreter filan bir de güzel maaş vererek bulduğu yüzlerce çözümden sadece biridir Yüksek İstişare Kurulu.

“Gelin, çay/kahve bedava, buyrun sekreter de var. Oturup takılın, geyikleyin, ardından evinize gidin, canımızı sıkmayın yeter” kurulunun adıdır YİK.

Bu kurul geçen gün toplanmış.

Aslında hoş da maaşları var; adam başı 13 bin kemiksiz, löp para.

İlk toplantıda ilk kararını almış YİK. Maaşlarına zam yapmışlar.

18 bin TL’ye çıkmış maaşları.

İlk toplantıda 5 bin zam.

Yoruldular tabi, kalk git, toplan, çay çorba iç filan.

Kolay değil memlekete hizmet etmek.

Bülent Arınç bey, ki siz kendisini seçim öncesi yaptığı ziyarette “Yazı da gelse tura da gelse Tayyip bey kazanır” demesiyle meşhurdur ve bu ziyaretten sonra oğlunu vekil yaptırmış damadını hapisten çıkarmıştı.

Neyse bu beyefendi kendilerini eleştirip, maaşlarına itiraz edenlere “Edepsizler” demiş.

“Benim ne alacağımı ben düşünmüyorum ki nitekim bazı edepsizler bunun üzerine yorum yapsınlar. Milletvekili ne kadar alıyor, emeklisi ne kadar maaş alıyor seni ne ilgilendiriyor kardeşim?” demiş Bülent bey.

Üçe beşe bakmadığını biliriz AKPlilerin.

“Kucağımıza gelecekler” neslinin ahfadıdır hepsi zira.

Neyse TDK Edepsizi şöyle tanımlıyor:

“Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)”

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun. Bu konuda sıkıntı çeken AKPliler çevrelerinden yardım alabilirler.

Bu tanıma bu ülkede en çok kim uyuyor?

Pardon, duyamadım!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin