İtfaiye yangına benzin dökerse…

Merkez Bankası 24 Temmuz’da Saray’a boyun eğdi, piyasa şokta

HABER-ANALİZ | SEMİH ARDIÇ

Merkez Bankası’nın (TCMB) 24 Temmuz toplantısından çıkan karar Türkiye’de bir devrin bittiğini tescil etti. Artık TCMB de tarih oldu. Aile şirketinin banka şubesi olarak faaliyet gösterecek.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimden evvel dile getirdiği “para politikasında daha aktif bir cumhurbaşkanı olacağı” yönündeki sözleri artık ete kemiğe büründü.

ERDOĞAN BAĞIMSIZLIKTAN RAHATSIZDI

Erdoğan, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını “arkasından iş çevrilmesi” şeklinde tevil ediyordu. Başkan seçildiği andan itibaren buna son vereceğini tereddüte mahal bırakmayacak şekilde söylemişti.

“Tek adam” olarak seçildiği 24 Haziran’dan bu yana attığı adımlarla sıranın Merkez Bankası’na geleceğini hissettiriyordu.

Başkan ve başkan yardımcılarını tayin etme, başkanlık koltuğuna azami 4 sene şartı getirmesi, üyelerde aranan liyakat ve mezuniyet şartlarını tırpanlaması TCMB’nin nasıl tanzim edileceğini gösterdi.

PİYASALAR İÇİN SON BİR ÜMİT

Mamafih diken üstündeki piyasalar çıkmayan candan ümit kesilmez misali Merkez Bankası Para Politikası Kurulu üyelerinin hür iradeleri ile karar vereceği vehmine kapıldı.

Yatırımcılar, Türkiye’yi aile şirketi gibi idare eden Erdoğan’ın değirmeni boş bırakmasını beklemenin beyhude olduğunu 24 Temmuz toplantısı ile anladı.

Erdoğan devletin kasasının anahtarlarını damadı Berat Albayrak’a verirken Merkez Bankası’nı kendi haline bırakır mı hiç!

HATALAR TEKERRÜR EDİYOR

TCMB haftalık repo faizi diye bilinen gösterge faizi yüzde 17,75’te bırakarak piyasaya meydan okudu. Yine nisan ayında faizi yüzde 13,25’te bırakırken takındığı manasız tavrı takındı.

Borsa İstanbul, faiz kararından sonra yüzde 3 düştü.

Mayıs ayında dolar 4,92 TL’yi görünce bir haftada iki kere faiz artırmak mecburiyetinde kalındığı unutulmuş olmalı.

Nisan sonunda yüzde 13,25 olan faizi yüzde 17,75’e başkası getirmedi. Yine TCMB Başkanı Murat Çetinkaya o kararlara imza attı.

Şimdi anlaşılıyor ki “etkisiz eleman” diye nitelenen Mehmet Şimşek’in mevcudiyeti bile geç de olsa ekonominin kurallarına riayet edilmesini sağlıyormuş.

Bugün Şimşek’in yokluğunda, damat Berat’ın idaresinde, kayınpeder Erdoğan ne diyorsa o icra ediliyor.

BAKAN ALBAYRAK BANKACILARI ALDATTI MI?

Daha vahimi de şu ki Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak iki haftadır bankacılar, işadamları ve iktisatçılarla bir araya geliyor.

Hepsinde piyasa ile kavga etmeyeceklerini, kazan-kazan düsturu ile hareket edileceğini, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına müdahale edilmeyeceğini tekrar edip durdu.

Geçen hafta da Arjantin’de G20 bakanlar zirvesinde benzer beyanlarda bulundu.

O sözlerin ne kadar tahakkuk edeceğini görmek için Merkez Bankası’nın kararı turnusol kâğıdı olacaktı.

FAİZİ YÜZDE 17,75’TE BIRAKTI

Enflasyonun yüzde 16-17 bandına geldiği temmuzda faizi aynı bırakmak “ne haliniz varsa görün” demekten farksız.

Piyasa en az 100-125 baz puan (yüzde 1-1,25) artış bekliyordu. Tabir-i caizse TCMB piyasayı ters köşeye yatırdı.

TCMB’nin kararı açıklandığı an dolar 4,94 TL’ye kadar tırmandı.

Burgan Bank Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erten’in şu sözleri bankacılardaki hayal kırıklığını ele veriyor: “Bankalar olarak Bakan Albayrak’la yaptığımız toplantılarla ve verdiği kısıtlı ama tutarlı demeçlerdeki niyetiyle bugünkü kararlar arasında çelişki var.”

Kararın hemen ardından dolar 4,94 TL’ye, euro 5,78 TL’ye kadar tırmandı. Borsa endeksi bir anda yüzde 3 değer kaybetti.

Hazine faizleri yüzde 21’e doğru yol alıyor.

PİYASA BUNU UNUTMAZ

Türk Lirası’nda kayıpların artacağı bu kadar belli iken Merkez Bankası’nın tribünlere çıkması acziyetin ifadesidir.

Üstelik beklentinin tam aksi yönde hareket edilmesi yatırımcıda “aldanmışlık” hissiyatı uyandırır.

Aldatılmanın hesabını piyasanın kendi lisanı ile sormayacağını zannedenler gaflet içinde yüzüyor.

Fazla uzağa gitmeye lüzum yok. Nisanda faizleri artırmayınca ne oduysa bundan sonra da o olacak.

Döviz arttıkça enflasyon tırmanacak. Düne kadar enflasyonun çift haneye çıkması haber kıymeti taşıyordu. Artık enflasyon canavarı yüzde 20’lere göz kırpıyor.

ENFLASYON YÜZDE 20’YE ÇIKABİLİR

İmalat sanayiinde ithal girdi payı yüzde 80’e yakın. Faizin artması reel sektöre ne kadar ağır bedel ödetiyorsa dövizin yükselmesi cari açığı rekor kıran Türkiye’yi hepsinden beter bir hale koyuyor.

Döviz borçları ödenemiyor, bankaların takipteki alacakları artıyor. İğneden ipliğe zam geliyor.

Talep daralıyor. Ekonomi durgunluk girdabına sürükleniyor.

“Kırk katır mı, kırk satır mı?” tercihinin eşiğine geldiyseniz ne deseniz nafile. Merkez Bankası ani ve orantısız yükselişleri durdurmakla mükelleftir.

ALEVLERİN ÜZERİNE BENZİN DÖKÜLDÜ

TCMB malî yangına müdahale eden itfaiyedir. Merkez Bankası 24 Temmuz’da yangını söndürmediği gibi alevlerin üzerine benzin döktü.

Kalan son itibar kırıntılarını da kendi elleriyle o yangının içine atan Merkez Bankası bu saatten sonra attığı hiç bir adımla tansiyonu düşürmeye muvaffak olamayacak.

İtibarı kazanmak seneleri sari bir emeğin semeresidir. Zor kazanılan itibarın bu kadar kolay feda edilmesinden müteessir olmamak mümkün mü?

Kriz kâhini Marc Faber bir gün evvel Türkiye’yi yeni küresel krizi tetikleyecek üç ekonomiden biri olarak göstermişti.

Bizimkisi de laf ü güzaf…

Merkez Bankası, Erdoğan ailesinin bankasına dönüşmüşse ne bağımsızlık kalır ne de fiyat istikrarından bahsedilebilir.

Türkiye’de yangın meskun mahalde yayılacak.

1 YORUM

  1. yapılan ekonomik manipilasyonları, damadın “icraatları” diye yorumlamak doğru olmaz.
    muhtemelen birkaç yandaş teknokratı mutfağa koydular.
    yalan yanlış birşeyler yapıyorlar.
    damadın vazifesi haramilerin hazinesinin anahtarlarını taşımak.
    damadın sireti çoktan deformasyona uğramış ve “kaypak” bir şekle bürünmüş.
    hiç tanımayan 100 kişiyle bir anket yapılsa;
    damadın da arasında olduğu 10 kişinin fotosu hakkında güvenirlilik notu verseler.
    sonucu hakkında şüpheniz var mı?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin