İngiltere’de seçimlere bir hafta kala son durum ne? [Deniz Ayhan]

İngiliz Muhafazakâr Partisi lideri ve Başbakan Theresa May gündeme dair soruları yanıtlamak için ana muhalefet lideri ve İşçi Partisi Başkanı Jeremy Corbyn ile bu hafta bir canlı yayın düellosuna katıldı. Aslında, İngiltere’de Amerika’dakine benzer ve liderlerin karşı karşıya geldiği bir seçim teamülünün olmadığını ifade etmekle beraber, Jeremy Corbyn başından beri Theresa May’i tüm İngiliz seçmenin gözleri önünde kozlarını paylaşmaya defaatle davet ettiğini hatırlatmakta fayda var. Bu davete katılmayacağını söylese de, oluşan kamuoyu baskısından ötürü, Theresa May enteresan bir formatta Corbyn ile bir araya gelmeyi kabul etti.

CORBYN SEYİRCİLERİ İKNA ETTİ AMA…

İngiltere’de haklı bir üne sahip ve siyasetçileri son derece sert sorgulaması ile bilinen Jeremy Paxman iki lidere yazı tura atmak kaydıyla, ayrı ayrı 45 dakikalık iki program dâhilinde sorular sordu. İlk 45 dakikalık zaman dilimini kullanan işçi partisi lideri Corbyn oldu. Mülakatlar ilk önce stüdyoda bulunan konuklardan gelen soruların alınması ile başladıktan sonra, Paxman’ın yer yer terbiye sınırlarını da aşan sert ifadeleri ile devam etti. En sonda söylenmesi gereken şeyi en başta ifade etmek gerekirse, şayet İngiliz seçmeni bu hafta yapılan münazaraya bakarak oy verecek olsa idi, işçi partisi lideri Corbyn açık ara başbakan olabilirdi. Programdan sonra aynı kanalın yaptığı kamuoyu araştırmalarına göre İngiliz seçmenin % 87’si Corbyn’in ifadelerinin ve seçim vaatlerinin çok daha inandırıcı ve ikna edici olduğunu ifade ettiler. Fakat, İngiliz halkı tabi ki yalnızca bir programdaki lider performanslarına göre oyunu vermeyecek.

Paxman beklendiği üzere ilk sorusunu Corbyn’in yeterince iyi liderlik özelliklerinin bulunmaması ile alakalı olarak sordu ve işçi partisinin lideri olarak, Corbyn’in inandığı birçok prensip ve meselesinin işçi partisinin seçim manifestosunda yer almadığının altını çizdi. Esasen, Theresa May’in 8 Haziran’da erken seçime gitme kararının arkasında da Corbyn’e yüklenerek, kendisinin liderlik vasıflarının Corbyn’den çok daha iyi olduğu üzerine şekillenmişti.

İŞÇİ PARTİSİ BİRAZ ‘SAĞA’ MI KAYDI?

Hakikaten, Paxman’ın da ifade ettiği gibi Corbyn’in inandığı ve daha önce ifade ettiği birçok husus İşçi Partisi seçim manifestosunda bulunmuyor. Örneğin, Corbyn nükleer silahların kullanımının yasaklanması yönünde defaatle beyanatlarda bulunmasına rağmen, işçi partisi seçim manifestosunda partinin İngiltere Nükleer Caydırıcılık Sistemi’ni yenileme sözü verdiğini görmekteyiz. Benzer olarak, Corbyn monarşiye inanmadığını ve monarşinin kaldırılması gerektiğini belirtmişti fakat işçi partisi seçim manifestosunda partinin monarşiye bağlı ve saygılı olduğunun altı çizilmekte. Corbyn gelen bu sorulara son derece rahat ve ikna edici cevaplar verdi diyebiliriz. Corbyn, işçi partisi manifestosunun parti içi demokrasi pratiğini işleterek oluşturulduğunu, partide ki herkesin şahsi fikirleri olabileceğini ve kendisinin diktatörce şahsi fikirlerini kimseye dayatmayacağını belirtti.

Daha sonra, stüdyoda bulunan seyircilerden birinin Corbyn’in bundan yıllar önce İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu olarak bilinen IRA’nın bir anma gecesine katılıp katılmadığını sordu. Çok çabuk sinirlenmesi ile bilinen Corbyn, itidalli tavrını devam ettirerek bu soruya da son derece ikna edici bir cevap vererek, o dönem bir uzlaşı ve diyalog arayışının olduğunu ve bu sebeple IRA’nın o anmasına katıldığını beyan etti.

Corbyn kendisine sorulan her soruyu cevaplarken, son derece akıllı bir tarzda her cevap arasına İşçi Partisi manifestosunun ve vaatlerinin sosyal devlet ve özellikle günlük yaşantıya dair birçok hususu içerdiğini ve bu vaatlerin İngiliz seçmenin haklı taleplerinin bir yansıması olduğunu belirtti. Bu bağlamdan hareketle, özellikle istihdam, dış politika, sosyal kesintiler ve benzeri birçok mesele üzerinden Muhafazakâr Parti’yi ve lideri olan Theresa May’i eleştirdi.

FARK KAPANSA DA SEÇİMİN GALİBİ BELLİ GİBİ

İngiltere’deki seçim kampanyasının seyrini takip edenler hatırlayacaktır. Theresa May seçim kampanyasına başladığında ana muhalefet lideri Corbyn ile aralarındaki oy farkı Theresa May’in lehine 20 puanlara kadar çıkmıştı. Fakat zamanla bu fark 7 puana, hatta bazı araştırma şirketlerinin kamuoyu yoklamalarına bakarsak 5 puana kadar indiğini ifade etmemiz yanlış olmayacaktır. Muhafazakâr Parti aleyhine gelişen bu oy kaybının temel sebeplerine baktığımızda karşımıza iki husus çıkmakta. İlk olarak şunu belirtmek mümkün. Theresa May’in seçim kampanyası ve vaatleri büyük oranda İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı (Brexit) alması ve AB ile yapılacak ayrılma müzakerelerinden en iyi anlaşmayı yapabilmek ile alakalı olduğunu görmekteyiz. Dolayısıyla, Muhafazakâr Parti manifestosuna baktığımızda İngiliz halkının günlük yaşantısına dair çok fazla vaadin bulunmadığını söyleyebiliriz. İkinci olarak ise, Theresa May özellikle yaşlı insanların yaşamlarını zorlaştıracak olan sosyal harcama kalemlerinde kesintiye gitme kararını İngiliz kamuoyuna ikna edici bir üslupla hala anlatabilmiş değil. Kemer sıkma politikaları ve Brexit sürecinin getirdiği mali baskıların özellikle yaşlı insanların sosyal harcamaları üzerinden dengelenmeye çalışılması, İngiliz kamuoyunda geniş bir yankı uyandırarak, Theresa May’in seçim kampanyasına ciddi zararlar verdi ve hala vermekte.

Seçime bir hafta kala, İngiliz İşçi Partisi lideri Corbyn’in popülaritesinin ve kendisine verilen desteğin artmakta olduğunu belirtmekte yarar var. Muhafazakâr Parti cenahına baktığımızda ise, Theresa May’in ciddi anlamda destek kaybı yaşadığı ve bu sebeple önümüzdeki son dönemeçte seçim propagandasını Brexit için güçlü bir başbakan, mültecilerin İngiliz ekonomisini ve güvenliğini zaafa düşürdüğü, İngiltere’nin kendisini AB ile kısıtlamaması gerektiği şeklindeki mesajları ile devam edeceğe benziyor. Sonuç olarak, büyük ve sansasyonel bir hadise gerçekleşmezse, Theresa May’in başbakan olma ihtimalinin yüzde 80’nin üzerinde olduğu İngiliz kamuoyu araştırması yapan şirketlerin ortak kanaati olduğunu belirtebiliriz. Fakat seçim yarışının son ana kadar devam edeceği ve Corbyn’inin yarışı bırakmayacağı da Theresa May’i kaygılandıran hususlar arasında.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin