İngiliz liginde bir Portekiz takımı

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

Barcelona’nın tarihinde Hollandalılar’ın ayrı bir yeri var. “Sarı fırtına” Johan Cruyff ve Johan Neeskens, Barcelona formasıyla tarihe geçen isimler oldu. Cruyff futbolculuk başarısına eşdeğer bir grafiği teknik adamlıkta da gösterdi. Bu iki isimden dolayı Barcelona 1997’den sonra ‘küçük Hollanda’ olarak anıldı. 2005’ten itibaren ise giderek Sambacı oyuncuların ağırlığıyla FC Brasilona denmeye başladı. Barcelona’nın izinden gidip yabancı tercihini hep aynı ülkeden yöne kullanan bir başka kulüp ise Premier Lig ekiplerinden Wolverhampton (Wolves). Wolves’in hedefi ise Portekizliler.

HER ŞEY ONUNLA BAŞLADI

Barcelona kadrosunun Hollandalaşması 1997’de kadroya katılan defans oyuncusu Michael Reiziger ile başladı. Takip eden sezonda tam 5 Hollandalı geldi. Patrick Kluivert, Boudewijn Zenden, Philippe Cocu ve De Boer kardeşler Frank ile Ronald toplam 47 milyon Euro bonservis karşılığında Barcelona kadrosunda yerlerini alacaktı. 2000 yılında bu kez Hollandalı kontenjanından Arsenal’den transfer edilen Marc Overmars, Barçalı oldu. Ödenen bonservis ücreti 40 milyon Euro’ydu. Overmars’ın geldiği yıl kadrodan Ronald De Boer ayrıldı. Bir Hollandalı gelirken diğer gitmiş oldu. 2003 yılında ise Frank De Boer, Galatasaray’a transfer olacaktı.

2004-05 transfer sezonunda Hollandalılar’ın yaprak dökümü yaşandı. Kadrodan Kluivert, Cocu, Reiziger ve Overmars ayrıldı. Aynı dönemde 4 yıl aradan sonra ilk kez bir Hollandalı Barcelona kadrosuna katıldı. Bu isim Arsenal’den bedelsiz gelen Giovanni van Bronckhorst. 2005’te kadroya katılan Mark van Bommel sadece bir sezon top koşturup, Barça defterini kapattı ve Bayern Münih’in yolunu tuttu.

RİJKAARD HOLLANDALILARA YOL VERDİ

Barcelona’da Hollandalı hegemonyasını yıkan isim ilginçtir ama yine bir Hollandalı’ydı: Frank Rijkaard. İspanyol ekibinin başarısında Hollandalıların imzası olmasına karşılık, bireysel düzeyde Brezilyalı oyuncular Romario, Ronaldo ve Rivaldo, Barcelona forması altında dünyanın en iyi futbolcusu  seçildiler. 2003 -04 sezonunda Barcelona’nın kadrosunda Brezilyalı olarak sadece Thiago Motta ve Ronaldinho buluyordu. Motta’nın Brezilyalı olmasına karşılık, İtalyan vatandaşı olduğu notunu düşelim. 2004-05’te Brezilyalı olarak Edmilson, Juliano Belletti, Sylvinho ve Portekiz vatandaşlığına geçen Deco katıldı. Hollandalı ağırlığı yerini Brezilyalılara bıraktı. Ancak o da 2010 yılların başında sonlandı. Bugünkü kadroda Brezilyalı olarak Coutinho ve yedek kaleci Neto bulunuyor.

WOLVES’TA PORTEKİZ DÖNEMİ

Barcelona defterini kapatıp, Portekiz takımı hüviyetine bürünen Premier Lig ekiplerinden Wolverhampton’a yakından bakalım. Kuruluşu 1877 yılına kadar uzanan Wolves (Kurt) lakaplı Wolverhampton, 2011-12 sezonu Premier Lig’e veda edip Championship’e düştü. 6 yıllık bir aradan sonra yeniden Premier Lig’e yükseldi. 2018-19 sezonunu 7. sırada tamamlayıp ülkesini UEFA Avrupa Ligi’nde temsil etme hakkını elde etti.

Wolves’in Portekizleşmesi 2017-18 sezonuyla start aldı. Championship’ten Premier Lig’e yükselme mücadelesi veren kulüp, takımın dümenini en son Porto’yu çalıştıran Portekizli teknik direktör Nuno Espirito’ya teslim etti. Ayrıca kadroyu Portekizli futbolcular Ruben Neves, Roderick Miranda, Diogo Jota ve Ruben Vinagre ile güçlendirdi. Daha önce Helder Costa, Pedro Gonçalves ve Ivan Cavaleiro’nun bulunduğu Wolverhampton’daki Portekizli futbolcu sayısı 7’ye yükseldi.

BAŞARILI BİR PROJE

Portekiz efekti aynı sezon etkisini gösterdi. Biri saha kenarında, 7’si saha içinde Wolves için ter döken Portekizliler sayesinde 46 maçta toplanan 99 puanla 6 yıllık Premier Lig hasreti 2017-18 sezonuyla son buldu. Wolverhampton, 2018-19 sezonuna kadroyu Portekizlilerle güçlendirerek girdi. Roderick Miranda, Olympiakos’a kiralık gönderilirken; kaleci Rui Patricio ve merkez orta saha Joao Moutinho, ekibe dahil oldu. Böylece, teknik direktör Nuno Espirito ile birlikte takımdaki Portekizli sayısı 9’a yükselmiş oldu. Neredeyse salt çoğunluğa sağlayacak duruma geldiler!

Wolves yönetimi başarının anahtarını bulmuştu. Durmaya niyetleri yoktu. 2019-20 sezonunda hem Premier Lig’de hem de Avrupa’da başarılı olmak için iddialı bir kadro kuran Wolverhampton, 3 Portekizli daha transfer etti. Olympiakos’tan 19,6 milyon Euro’ya Daniel Podence, Lazio’dan 17,9 milyon Euro’ya Pedro Neto, yine Lazio’dan 8,9 milyon Euro’ya Bruno Jordao takıma dahil edildi. Teknik direktör Nuno Espirito ile birlikte ekipteki Portekizli sayısı 12’ye çıktı. Wolves, İngiliz kulübü olmaktan çoktan uzaklaşıp, gayr-ı resmi Portekiz kulübü olmuştu. Sezonu 7. sırada tamamlayan Wolves, UEFA Avrupa Ligi’nde ise çeyrek finali gördü. Yarı final hayallerine kupayı da kazanan Sevilla nokta koyacaktı.

LİVERPOOL’A YILDIZ İHRACI

Wolves, geçen sezon parlattığı Diogo Jota’yı Liverpool’a satarak başladı yeni sezona. 2018’de Atletico’dan 14 milyon Euro’ya Wolves renklerine bağlanan Jota, kısa sürede gösterdiği performansla Jürgen Klopp’un transfer listesine adını yazdırdı. Klopp’un ısrarla istediği Jota için Liverpool 44,7 milyon Euro bonservis ödedi. Wolves, Ocak 2017’de Benfica’dan 15 milyon Euro’ya alıp daha sonra Leeds United’a kiraladığı Helder Costa’yı da bu kulübe 17,7 milyon Euro’ya sattı. Ayrılan iki Portekizli’nin yeri hemen vatandaşlarıyla dolduruldu. 40 milyon Euro karşılığında Porto’dan Fabio Silva, 30 milyon Euro karşılığında da Barcelona’dan Nelson Semedo alındı. Böylece takımdaki Portekizli sayısında bir değişme olmadı.

Barcelona’nın Hollandalı ve Brezilyalı oyuncu tercihini, Wolverhampton Portekizliler’le devam ettirdi. 2017’de başlayan Portekizleşme, Wolves’in başarısının anahtarı oldu. Wolves’in mevcut kadrosunda 10 Portekizli oyuncu var. Bakalım bu süreç kaç yıl sürecek.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin