İktidarın cemaziyelevvelini bilenler…. 

YORUM | ERHAN BAŞYURT

İktidar televizyonlarda, meydanlarda, yağıp gürlüyor.

Yurt dışına çıkınca süt dökmüş kediye dönüyor.

***

Son olarak ‘’PKK uzantılarını sınırımızdan temizleyeceğiz, Suriye’de güvenli bölge kuracağız ve 3 milyon mülteciyi oraya yerleştireceğiz’’ diye yola çıkıp, üstüne de IŞİD’lilerin sorumluğunu alıp oturdular.

Rusya veya ABD iktidarın karşısına dikilince, hemen geri adım atmak zorunda kalıyorlar.

Almanya karşısında da sık sık geri vites durumu yaşanıyor.

***

Bu sinmenin sebebi, sadece Türkiye’nin ekonomik kırılganlığı değil.

İktidarın açıkları ve büyük devletlerin elinde biriktirdikleri ‘diz çöktüren’ kozlar.

***

Son olarak ABD’de bir düşünce kuruluşunda çalışan Prof. Ömer Taşpınar iddia etti:

‘’Benim duyduğuma göre Putin, istese Erdoğan’ı zor durumda bırakacak birçok dosyaya sahip. Yolsuzluklardan tutun da 15 Temmuz’un gerçek yüzüne gidebilecek kadar kirli dosyalar var elinde…’’

Doğru ya da değil.

Ancak Erdoğan’ın Rusya’dan yazılı özür dilediği, üstüne Rusya’nın sınırımızda Kamışlı’da üst kurmasına yardımcı olduğu, Rusya’dan hiçbir işine yaramayacak S400 almaya çalıştığı, Rusya’nın Kırım ve Kafkasya politikalarına artık itiraz etmediğimiz, edemediğimiz bir gerçek…

Kırılma, Türkiye’nin bir Rus savaş uçağını iktidarın genelgesine binaen düşürmesi ile başladı.

Putin, Türkiye’nin kolunu büktü.

‘’Erdoğan ve ailesinin, IŞİD petrolünü gizlice Türkiye üzerinden pazarladığını’’ uydu fotoğrafları ile duyurdular. Bunun uluslararası savaş suçu olduğunu ve BM’de girişimde bulunacaklarını ifade ettiler.

Erdoğan yönetimi, o tarihten bu yana Rusya’yı kıracak hiçbir şey yapmadı. Yapmıyor. Yapamıyor.

15 Temmuz ile ilgili iddialar bunun üstüne ekilmiş tuz biber olmuş görünüyor…

***

Her şeye rağmen Türkiye’den istediğini alan ikinci ülke ABD…

Sebep yine aynı. Onlar da, direkt Erdoğan ve ailesinin üzerine oynadılar.

Erdoğan ve ailesinin mal varlığının araştırılması için Kongre’de karar çıkarttılar. 

Halkbank’a ceza dosyasını açtılar. 

Zarrab’ın Amerikalı savcılara verdiği itirafların Berat Albayrak’ı kapsadığı biliniyor ve ismi açıklanmayan bir de ‘tepedekiler’ var, komisyon zincirinin başında…

Suriye’de Türkiye’nin desteklediği grupların savaş suçlarını da tespit ederek, direkt Erdoğan’ı suçlayacaklarını açıkladılar. 

ABD, futbol tabiriyle çift dalarak rakibini yere indirdi…

Türkiye ile ABD arasında son 3 yılda yaşananlar, değil dost aralarında husumet yaşanan ülkeler arasında bile geçmedi.

***

Almanya’nın da Türkiye üzerinde hatırı sayılır bir yaptırım gücü var.

‘Ajan’ olmakla suçlanan tutuklu Alman vatandaşlarını, serbest bıraktırıp, uçakla ülkelerine götürdüler.

Almanya’nın yaptırım gücünün de sadece ekonomik nedenlere dayandığını sanmıyorum.

Türkiye’nin, Almanya’daki istihbari kirli işlerine uzun süredir vakıflar. 

Siyasal İslamcılar’ı da para toplama faaliyetlerinden bu yana izliyorlar. 

Deniz Feneri davası, MİT mensuplarının yakalanması ve davaları bunu gösteriyor. 

Almanya da listesine son olarak, damat ve ailesini ekledi…

Alman gazetecileri hedef gösteren SETA’nın başında damat Berat Albayrak’ın kardeşi Serhat Albayrak’ın bulunduğunu, Albayraklar’ın yurt dışında da fişlemeler yapan SETA’yı finanse ettiğini tespit etmişler. Resmi olarak takibe almışlar… 

***

Anlayacağınız Türkiye ile yakın ilişkiye sahip her ülke hukuk tanımayan iktidara karşı uluslararası hukuk zemininde elini güçlendiriyor.

İktidara anlayacağı dilden cevap veriyorlar. Koz topluyor sonra da çıkarları söz konusu olduğunda boyun eğdiriyorlar…

O eski fıkra da olduğu gibi bizzat Erdoğan’a, ‘’Senin Cemaziyelevveli’ni biliriz…’’ diyerek aba altından sopa gösteriyorlar.

Bir gerçeği daha hatırlamakta fayda var.

Türkiye’de 3 ülke resmi izinle dinleme yapma hakkına ve olanaklarına sahip: ABD, Almanya, İngiltere… 

Rusya’nın da gayrı yasal yollardan dinleme yaptığına dair en ufak bir şüphem yok. 

***

17/25 Aralık’ta kamuoyuna sızan telefon tapelerini, sızmayanları ve diğerlerini bir kez daha düşünün.

Aynı şekilde 15 Temmuz öncesi, sırası ve sonrasına ait kayıtlar, kendi istihbari bilgilerini üstüne ekleyin…

Sızdırılmayan ama neler döndüğünü bildikleri tapelerin içeriklerini siz düşünün!

***

Gelinen noktada, zayıf karnı tespit edilmiş bir iktidarın yurt dışında ‘dört büyüklere’ kafa tutması artık düşünülemez.

İçeride, daha da baskıcı olmaya çalışabilir ama 2023’ü görüp görmeyeceği artık şüpheli… 

Kim ne derse desin, ‘’Bu bohça daha fazla yama tutmaz…’’

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin