İdlib’te yürekler yandı; İktidar lal kesildi!

HABER-İNCELEME | İLKER DOĞAN 

İdlib’te önceki gece gerçekleştirilen hain saldırıda resmi açıklamalara göre 33 asker şehit düştü. İktidar temsilcilerinin ‘lal’ kesildiği saldırı sonrası ilk açıklama Hatay Valisi Rahmi Doğan’dan geldi. Doğan, şehit sayısını 9 olarak açıkladı. Ancak ilerleyen saatlerde rakam 33’e kadar çıktı. Al Monitor ise can kaybını 50-55 olarak geçti. Rakamın çok daha fazla olduğunu iddia edenler de var.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırıda hayatını kaybeden askerlerin o bölgede bulunmamaları gerektiği, Ankara’nın da Moskova’yı askerlerin yeriyle ilgili daha önceden bilgilendirmediği savunuldu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise bu iddiayı yalanladı, askerlerin  yerlerinin Rusya’ya bildirildiğini söyledi. Akar, saldırı sonrası 200’den fazla rejim unsurunun havadan ve karadan vurulduğunu anlattı.

NATO, İdlib’deki saldırının ardından olağanüstü toplandı. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye’nin yanında olduklarını ve her türlü desteği verdiklerini dile getirdi. Suriye ve Rusya’ya da ateşkes çağrısında bulundu.

BİRLİKTE 400-500 ASKER BULUNUYORDU

Şehit sayısı konusunda çok farklı rakamlar konuşuluyor. İddiaya göre iktidar, tepkilerden çekindiği için gerçek şehit sayısını açıklamıyordu. Al Monitor’un haberine göre saldırıda 50-55 asker hayatını kaybetti. Gazeteci Emre Uslu’nun sağlam olduğunu iddia ettiği kaynağına göre şehit sayısı 79’du. TR724’ün ulaştığı bir asker ise 165 şehit saydığını söyledi. Edinilen bilgiye göre saldırının olduğu yerde 3 tabur ve 400-500 civarında asker bulunuyordu. Hava saldırısıyla söz konusu taburlar bomba yağmuruna tutuldu.

RUSYA: TÜRK ASKERİ ORADA OLMAMALIYDI

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan ilk açıklamada saldırıda hayatını kaybeden askerlerin o bölgede bulunmamaları gerektiği belirtildi. Ankara’nın da Moskova’yı askerlerin yeriyle ilgili daha önceden bilgilendirmediği savunuldu. Peskov, Türk askerlerin İdlib’de yalnızca gözlem noktalarının dışında hayatını kaybettiklerini ve bunun teröristlerin saldırısı sırasında gerçekleştiğini belirtti. Ancak söz konusu açıklama Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından yalanlandı. Akar, birliklerin yerlerinin saldırı öncesi Rusya ile koordine edildiğini belirtti. Akar’ın açıklamasına göre saldırı sonrası 200’den fazla rejim unsurunun havadan ve karadan vuruldu. 309 rejim askeri öldürüldü.

PUTİN-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ 

Sessizliği gömülen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin’le 10.15’de telefonla görüştüğü açıklandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, görüşmenin detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımız, doğrudan ülkemize saldırıldığı ortamda, rejimin her unsurunun Türkiye için meşru hedef olduğunu ve ateş altına alınacağını belirtmiştir.” dedi.

GÖRÜŞME 5-6 MART’TA OLABİLİR

İlerleyen saatlerde Kremlin’den görüşmeye dair açıklama yapıldı. “Putin ve Erdoğan, Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun normalleşmesi için ek önlemler alınması gerektiği konusunda anlaştı.” denildi. Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov’un açıklamasına göre, Putin ile Erdoğan 5 ya da 6 Mart’ta bir araya gelecek.

NATO, ‘OLAĞANÜSTÜ’ TOPLANDI

NATO, 12.00 sıralarında olağanüstü toplandı. Yaklaşık 2 saat süren toplantı sonrasında kamelararın karşısına geçen Genel Sekreter Jens Stoltenberg, “Saldırıların durdurulmasını ve BM destekli barış sürecine dönülmesi gerektiğini ifade ediyorum. 2018’deki ateşkese geri dönülmelidir. NATO Türkiye’nin yanındadır. Türkiye’yi çok kıymetli bir müttefik olarak görmektedir. Milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. Hava savunması dahil Türkiye’ye destek veriyoruz.” açıklamasında bulundu.

Skandal: Devlet eliyle ‘insan kaçakçılığı’!

İdlib’ten gelen şehit haberleriyle sarsılan Türkiye’de dün, eşine az rastlanır uluslararası bir skandal yaşandı. Yıllardır ülkedeki mültecileri Avrupa Birliği’ni tehdit aracı olarak kullanan Erdoğan rejimi, onbinlerce göçmeni, ücretsiz otobüsler hatta polis otolarıyla Edirne sınırına taşıdı. Göçmenlerin 2-3 yaşındaki çocuklarıyla bindikleri botlarla Meriç Nehri’ne geçişi canlı yayınlarla ‘Son Dakika’ olarak verildi. Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarda geniş önlemler aldı.

KAPI KAPALI, DENİZDEN GEÇİN!

Sınıra getirilen göçmenlerin anlattıkları, skandalı da gözler önüne serdi. NTV canlı yayınında konuşan Suriyeli bir kadın şunları söylüyordu: “Saat 01.00’da haber geldi. Dediler ki ‘sınır kapıları açılmış geçebilirsiniz.’ Ondan sonra orada otobüsler bekliyorlardı. Bizi buraya kadar bedava getirdi yani. Ondan sonra burada bıraktı bizi. Şimdi sınır kapısına gidiyoruz. Orada jandarma arkadaşlar diyor ki; geçemezsiniz, burada kapılar kapalı. Ama denizden diyor geçebilirsiniz. Şimdi siz düşünün; bu kadar millet, bu kadar çocuklar denizden nasıl geçebilir? Gemi de yok, hiçbir şey yok nasıl geçebilirler?”

POLİS OTOSUYLA SINIRA

Edirne sınırına doğru yürüyen bir başka grupta yer alan göçmen ise 15 gündür polis merkezinde gözaltında olduklarını, akşam apar topar polis otosuyla Edirne sınırına getirildiklerini anlatıyor. “Polisler, ‘gidin, yol açık’ dediler. Bizi buraya bıraktılar.” ifadelerini kullanıyor. Bir başkanı ise cezaevinden tahliye edilerek, yine polis otosuyla sınıra getirildiğini anlatıyor: “Cezaevindeydim bir aydır. Dün akşam bizi serbest bıraktılar, dediler ‘gidin’. Sınıra polis otosuyla geldik. Bize ‘gidin, yol açık’ dediler.”

Siyasi sansür: İnterneti yavaşlat!

İdlib’ten gelen şehit haberleri sonrası AKP rejiminin ilk hamlesi interneti ‘yavaşlatmak’ oldu! 27 Aralık gecesi 23.00’dan sonra özellikle Facebook, Twitter, İnstagram ve Youtube gibi sosyal medya mecralarına giriş yapılamadı. Türk Telekom’un sosyal medya platformlarına 23:00 itibariyle kısıtladığı, diğer büyük operatörler Vodafone ve Turkcell’in de yaklaşık 00:20’de aynı işlemi yaptığı ortaya çıktı. Whatsapp’a bile giriş yapılamadı. İnternete yönelik kısıtlama yaklaşık 18 saat sürdü. Operatörlerden kısıtlamalarla ilgili hiç bir açıklama gelmedi. Kısıtlamanın, BT’nın erişim sağlayıcılara verdiği talimat üzerine ve mahkeme kararı olmaksızın uygulandığı belirtiliyor.

BAŞSAVCILIK’TAN ‘HABERLERE’ SORUŞTURMA

Rejimin ikinci hamlesi ise şehit haberlerine yönelik ‘soruşturma’ açtırmak oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İdlib’de Türk askerine yönelik saldırıya ilişkin ‘provokatif’ sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili soruşturma başlattı.

3 YORUMLAR

  1. Ya bak böyle haberler yapıp insanların eline malzeme veriyorsunuz kardeşim.Hiç bir Suriyeliye çıkın gidin denmedi gitmek isteyenleri sınıra ücretsiz taşıdıkları doğru. A haber gibi haber yapmayın lütfen haberleri yaparken yazdıklarınıza ve söylediklerinizin doğru olup olmadığını araştırın. Siz yurt dışında güvende olabilirsiniz ama yurt dışında olmayanlar sizin yüzünüzden burada insanların nefret söylemleriyle yüzleşmek zorunda değil.

    • Allah aşkına böyle olay da haber yapılmazsa ne haber yapılacak. Nasıl haber yapılacak.
      1. TR’de kim bu siteye ulaşabiliyor da size nefret söyleminde bulunuyor. Adamlar soykırım yaparken yani eylemde iken siz hala söylemde misiniz?
      2. Hiçbir Suriyeli’ye gidin denilmedi ama sınıra götürüldü ne demek?
      3. Yunan sınırında 4 bin kişinin yığılıp Yunan polisini taşlamasının faturası Suriyeli’ye değil TR’ye kesildiğinin farkında mısınız?

  2. Suriye ile mevzua hiç gerek bile yok bence…
    Ancak
    1. Haberde geçen hangi bilgi nefret söylemine sebep oluyor?
    2. TR ne için Suriye’de?
    3. Suriye politikasında nihai hedef ne?
    4. Susup haber yapmayınca nefret söylemi olmuyor mu sanki?
    5. Bunca şehidin hesabını kim verecek?

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin