Grup Yorum ile bulunduğum aynı fişleme listesini kimler hazırladı?

YORUM |  ERHAN BAŞYURT 

Grup Yorum üyesi Helin Bölek, ölüm orucunun 288’nci gününde hayata veda etti. 

Sanatçı Bölek, Grup Yorum üyesi 4 arkadaşı (Bahar Kurt, Barış Yüksel, İbrahim Gökçek ve Ali Aracı) ile birlikte 17 Kasım 2019’da cezaevinde süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başlamıştı. 

Bölek, 20 Kasım 2019’da yani tutuklanmasından 3 yıl sonra tahliye edildi. Tutuklu arkadaşlarıyla dayanışma için açlık grevi eylemine devam etti…

Ancak Grup Yorum’un açlık greviyle dile getirdiği talepler hayata geçirilmediği için, İbrahim Gökçek’in ardından 20 Ocak 2020’de o da ölüm orucuna başladı. 

Grup Yorum üyeleri cezaevinde süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başlama gerekçelerini şöyle duyurmuştu: 

“OHAL’in ilan edildiği Temmuz 2016’dan beri, çalışmalarımızı yürüttüğümüz İdil Kültür Merkezi sekiz kez polislerce basıldı.

Her baskında enstrümanlarımız paramparça edildi. Bestelerimiz çalındı. Stüdyomuz talan edildi. 

Son 2 sene içinde toplam 11 üyemiz tutuklandı, 6 üyemizin başlarına para ödülü konularak ‘terör listelerine’ alındılar. 

Bu süre içinde küçük büyük bütün konserlerimiz yasaklandı. 

Şu an hala tutuklu olan yedi üyemiz ve hakkında arama kararı bulunan dört üyemiz var…”

Grup Yorum üyeleri adil yargılanma ve kötü muameleye son verilmesi odaklı açlık grevlerinde, sonuçta 4 talep dile getiriyordu;

  • Sürekli baskına uğrayan, terörize edilmeye çalışılan ve Grup Yorum’un çalışmalarını yürüttüğü İdil Kültür Merkezine polis baskınların son bulması
  • Grup Yorum üyeleri bakanlığın arananlar listelerinden çıkarılması
  • Yaklaşık 3 yıldır neredeyse tüm konserleri yasaklanan Grup Yorum üzerindeki konser yasaklarının kaldırılması
  • Tutuklu Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılması…

*** 

Grup Yorum’un açıklamasında dikkat çeken “OHAL’in ilan edildiği Temmuz 2016’dan beri…” ifadesi var. 

Gerçekten de karanlık bir merkezde hedefe konulan isimler, fişlenenler 15 Temmuz bahanesi ile teker teker yargı eliyle linç edilmeye başlandılar. 

Grup Yorum ile benim yolum 29 Eylül 2019’da Twitter’ın hukuk bölümünden aldığım bir mail ile kesişti. 

“Sayın Twitter Kullanıcısı:

@erhan_basyurt Twitter hesabınızla ilgili Twitter’a Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca gönderilen (ekteki) içerik kaldırma talebi hakkında sizi bilgilendirmek amacıyla bu e-posta mesajını gönderiyoruz…

Mahkeme kararının tarafımıza bildirilmesini bekledik. (Ekteki) kararı şu anda almış bulunmaktayız ve Twitter hesabınıza Türkiye’den erişimin kısıtlandığını size bildiriyoruz. Aynı zamanda, karara karşı hukuki başvuru seçeneklerimizi değerlendiriyoruz…”

Söz konusu ‘mahkeme kararı’nın altında Gölbaşı Sulh Ceza Hakimi Fahrettin Yıldız’ın imzası var. 

Hakim Yıldız, sadece benim değil aynı anda 100’e yakın twitter hesabının askıya alınmasını kararlaştırmış. 

Gerekçe şöyle; “terörü öven, suça ve şiddete teşvik eden, kamu düzenini ve milli güvenliği tehdit eden, yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesinin önlenmesine dair tedbir kararı…”

Başvuru 3 Ağustos’ta yapılmış ve karar bir günde tabii ki hiçbir inceleme yapılmadan verilmiş. 

***

Twitter hesabı askıya alınanları 3 farklı sosyal/siyasal grup olarak nitelemek mümkün. 

Cemaat’e yakın olduğu iddiasıyla 15 Temmuz öncesi kayyım atanan ve darbeden hemen sonra KHK ile kapatılan gazetelerin yazar ve yöneticileri, Cemaat’e yakın olduğu için kapatılan özel üniversitelerin resmi twitter hesapları… 

Benim dışımda muhalif gazeteciler Ekrem Dumanlı, Tarık Toros, Adem Yavuz Arslan, Mahmut Akpınar, Abdülhamit Bilici, Bülent Keneş, Emre Uslu, Bülent Korucu, Tuncay Opçin, Büşra Erdal, Ünal Tanık, Faruk Mercan, Nuh Gönültaş, Erkam Tufan, Mahir Zeynelov, Kerim Gün, Mehmet Kamış, İhsan Yılmaz, Savaş Genç, Önder Aytaç, Kerim Balcı, Celil Sağır… 

İkinci grup, ‘Kürt medyası’ olarak sonradan bilinen gazeteler ve gazetecilerin hesapları…

@ANFKurdi, @OzgurrGundem,  @AnalizrojTV, @Azadiyawelatbiz, @cizrepostasi, @AmedDiicleeT, jinha.win, ozgurgundem10.com, kcd-dtk.org, @Rindixan, @TVSterkTV…

Üçüncü grup ise, sol gruplar olarak niteleyebileceğim hesaplar. 

@Grup_YORUM, @halkinhukuk, @CepheDevrim, @55DevGenc, @LiseliDevGenc, @halkinsesi_tv, @DevOkmeydanii, @Diriliş1917

İlginç şekilde karar metninde facebook hesabı da kapatılan bir tek GRUP YORUM var… 

*** 

Şimdi sıkı durun!

Twitter hesabım askıya alındığında ve hatta sonrasında hakkında açılmış tek bir ‘terör’ davası bulunmuyor. 

Evim ilk kez 30 Ağustos 2016’da basıldı. Yani bir inceleme vardıysa bile, soruşturmaya onaylı twitter hesabın askıya alındıktan tam 26 gün sonra başlandı. 

Hesapları bizimle birlikte Türkiye’de askıya alınan Kürt medyasına da ‘Cemaat medyası’ gibi KHK ile el konuldu. Ancak onlara 29 Ekim 2016 tarihli 675 sayılı KHK ile el konuldu.  

Yani Twitter hesapları askıya alındıktan 55 gün sonra… 

Gelelim sol gruplara ve yazının ana konusu GRUP YORUM’a… 

Grup Yorum’un İdil Kültür Merkezi ilk kez polis baskını da 21 Ekim 2016 tarihinde. İkinci baskın 30 Kasım 2016 tarihli.

Yani operasyondan tam 47 gün önce twitter hesapları bir Sulh Ceza Hakimi tarafından askıya alınıyor… 

*** 

Mahkeme kararına göre, birbiriyle hiçbir ilişkisi ve benzerliği bulunmayan 100 kişilik fişleme listesini (dönemin) TC Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü göndermiş mahkemeye…

Bu birim 2006’da AKP döneminde şu gerekçeler ile kurulmuş; 

“Başbakanlığın, iç güvenlik, dış güvenlik ve terörle mücadele konusunda görevli kuruluşlarla ilişkilerini yürütmek, gerektiğinde bu kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak

İç-dış güvenlik ve terörle mücadelede inceleme ve araştırmalar yapmak, yaptırmak, bunları değerlendirmek ve tekliflerde bulunmak.

Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, bilgileri derlemek, değerlendirmek ve bu hususlarda koordinasyonu sağlamak…”

Evet bir birim haklarında hiçbir dava bulunmayan gazeteciler, sanatçılar ve gazeteler hakkında bir fişleme listesi hazırlamış. 

Sonra bu 100 kişilik karma listeyi hakim alıp hiçbir inceleme yapmadan bir günde karara bağlamış… 

Maalesef Twitter da bu hukuksuz kararı uygulayarak keyfi yasağın aracısı olmuştur. 

*** 

Şimdi cevap bulunması gereken birinci soru şu; 

Bu fişleme listesini kim veya kimler hazırladı? 

İkinci soru ise:

Bu fişleme listesini hazırlayanlar ile 15 Temmuz’u gerçekleştirenler arasında bağlantı ne? 

Cemaat, Kürtler ve sol gruplara yönelik baskın ve yok etme girişimin planlaması bu fişleme listesinde açıkça görülüyor. 

Bu liste 15 Temmuz’dan sonraki iki hafta içinde hazırlanamayacağına göre ve 15 Temmuz’la sahneye konulduğuna göre, Türkiye’yi faşizmin derin kuyusuna çekenler kimler?

Grup Yorum üyelerini açlık grevi ve ölüm orucuna, bir çok gazeteciyi demir parmakların ardına veya sürgüne götüren sürecin işaret fişeği bu fişleme listesi… 

Listeyi uygulayanları biliyoruz, hazırlayanları ve sıraya koyunları tespit edebilirsek, Türkiye’yi sürüklenmeye çalıştığı uçurumdan geriye döndürmemiz mümkün olabilir.  

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin