Ergenekon bir melek değildi yavrum

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Hırsız zalimlerle, darbeci zalimlerin arasına kara kedi girince iki taraf da geçmişini hatırlamaya başladı. Hani demans yaşayan iki insanın ara ara geçmişten sahneler hatırlaması gibi ‘ama siz de şöyle yaptınız siz de böyle yaptınız’ diye konuşmaya başladılar.

Hem iktidarı hem muhalefeti hem de muhalifmiş gibi görünenleri dinleyince insan Türkiye coğrafyasında hayatın 15 Temmuz günü başladığını ve daha önce hiçbir şeyin yaşanmadığını düşünüyor. Cemaat haricindekiler de mutlak iyilik üzerine yaşayıp giden, insanlığın sadece ve sadece mutluğu için çalışan sevgi kelebekleriydi.

Sabah akşam bu millet için güzel şeyler düşünen Veli Küçükler, Alpaslan Aslanlar, Kemal Kerinçsizler, Hurşit Tolonlar, Şener Eruygurlar, Ali Kaya gibi iyi çocukları, iyilik araçları beyaz Toroslardan indiren Fetö hapse attırmıştı. Bereket milletin iyiliği için devlet Hazinesini evine taşıyan Recep T. Erdoğan bu iyi çocukların yardımına koşmuş hapisten kurtarmıştı. Hapisten çıktıktan sonra iyiliklere kaldıkları yerden devam eden bu yüreği sevgi dolu insanlar, binlerce insanın toprakla buluşmasına büyük bir özveriyle aracılık etmişti.

Bugün Türk siyasetinde ve medyasında söylenenlere inanacak olsam ülkedeki bu iki şer şebekenin analarından yeni doğmuş kadar günahsız olduğu zannına kapılacağım.

Herkes daha 5-6 yıl önceki Türkiye’yi hemencecik unuttu.

Haram servetin tadıyla mest olan İslamcı güruh on yıllar boyunca kendilerini üniversitelere almayan, devlette görev almasını engelleyen, sırtından sopayı eksik etmeyen derin şebekeyle ‘kan kardeşi’ oldu. Hafızalarından 28 Şubat’ı sildiler, iki binli yılların MGK’larının hepsini unuttular, askerlerin gazete manşetlerinden ettiği tehditlerin, hakaretlerin hiçbiri belleklerinde yok.

2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yargıda ve Mecliste yapılanlar da umurlarında olmadığı gibi o günlerin baş aktörleriyle sıkı dost oldular. Doğu Perinçek, Devlet Bahçeli, Metin Feyzioğlu, Nedim Şener ve bilimum Ergenekon tayfası en yakın müttefikleri haline geldi de ‘bunlar niye bizi cansiparene savunuyor?’ diye kimse sormuyor.

Sormuyorlardı demek daha doğru. Şimdi çok parayla format attıkları hafızaları ara ara eskiyi hatırlar oldu.

Çok çabuk unuttular ‘su uyur düşman uyumaz’ı…

Bu şer ittifakının ilanihaye devam etmesi mümkün değil. Çünkü Ergenekon şebekesi için Erdoğan sadece bir koçbaşı.

Bu koçbaşı ile hem toplumun daha önce gıdım gıdım elde ettiği bütün insani hakları tekrar devlete devşiriyorlar hem de Hizmet hareketine yaptığının aynısını diğer dini yapılara da yapmayı hedefliyorlar.

28 Şubat ve diğer zamanlarda bizzat yaptıklarında toplumsal dirençle karşılaştıklarından dolayı bu kez Erdoğan eliyle yapıyorlar.

Gerçekte Ergenekon kontrolünde muhalifmiş gibi olanların bu ülkeye adalet ve liyakat üzerinden bir sistem kuralım, bireylerin inançları kimseyi ilgilendirmez gibi bir dertleri yok. Sürekli tekrar ettikleri şey falanların filanların kökünü kazıyalım. 28 Şubatta yapmak istediklerinden farklı hiçbir şey söylemiyorlar aslında. Sadece yöntem olarak Erdoğan üzerinden bunu yapalım noktasındaydılar.

Ancak şer ittifakta süre doldu.

Hem uluslararası dengeler değişti, hem de Ergenekon’un Recep T. Erdoğan’dan daha fazla istifade etmesi mümkün görünmüyor. Kısacası kullanım süresi doldu.

Ergenekon; bugüne kadar yola çıktığı müttefiklerinin istisnasız hepsini satan Erdoğan’ın kendilerini de satacağını ve kurtulmak için hamle yapacağını biliyor. Sanırım Erdoğan da Ergenekon’un gerçekte dini olan her şeyden nefret ettiğini, cemaatler konusunda yeterince verim alamadığında da kendisine ve AKP’ye operasyon çekeceğinin farkında.

Biraz önce dediğim gibi asıl dünya dengelerinin değişmesi bu evliliği çok zora soktu. Erdoğan’ın en büyük kabusu olan kişisel mal varlığının araştırılması ve nihayetinde yurt dışında bunlara el konulması riski onu ABD’ye tam yanaştırdı. Şu anda ABD’ye karşı gassalın elinde meyyit gibi. Bu yüzden Rusya ile köprüleri attı. Rusya’nın buna yurt içinde de bir operasyon çekmemesi için bir sebep yok artık.

Bu yüzden şer evliliğin böyle devam edebilmesi artık mümkün değil.

AKP güruhunda ‘Ergenekon bir melek değildi yavrum’ tarzında sözleri bu aralar daha sık duyacağız.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin