Erdoğan- Başbuğ geriliminden Armageddon çıkar mı?

YORUM | BÜLENT KORUCU

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un laf arasında söylediği iki cümle yapay bir fırtınaya sebep oldu. Her iki tarafın da Başbuğ’a -teşbihte hata olmasın- mayın eşeği muamelesi çektiğini düşünüyorum. O da bunun farkında ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şutunu, göğsünde yumuşattı, yaklaşık 12 saat bekleyip etrafı gözledi, sonra cevapladı. Ergenekon yeni bir kalkışmayla ortaklığı bozup savaş açacaksa bunu Başbuğ üzerinden yapmalarını mümkün görmüyorum. Çünkü ona güvenmiyorlar.

Başbuğ kendisi ve başkalarının defalarca dile getirdiği bir iddiayı yine dengeci üslubuyla geveledi; ‘FETÖ’ öcüsünün siyasi ayağının AKP’de olduğunu ileri sürdü ve delil olarak da 2009’da çıkan bir kanunu gösterdi. Kanun önünde eşitlik, doğal yargıçlık ve mahkemelerin bağımsızlığı gibi temel ilkeleri çiğneyen imtiyazı, TBMM askerlerin elinden o tarihte almıştı. Başbuğ, bütün demokratikleşme taraftarlarının desteklediği düzenlemeyi de pek çok iyi şey gibi Cemaate havale etmiş oldu.

Konuşmadan tam altı gün sonra AKP Genel Başkanı Erdoğan, Başbuğ’u hedef aldı. Parti Grup toplantısında sarf edilmişti yani ayaküstü ağızdan kaçırılmış sözler değildi bunlar. Meclisi, milli iradeyi tehdit etmekle suçladığı eski komutana şöyle çıkıştı: “Parlamentonun hukukunu, hep beraber korumamız lazım. Bu, boru göstermeye benzemez. Parlamentonun hukuku boruyla sindirilemez. Emekli bir askerin peşine düşenler herhalde kendi geçmişlerinden utanıyorlar. Aksi halde böyle bir yanlışın içine düşmezlerdi”.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Erdoğan milletvekillerine “Bu düzenlemeyi bahane ederek Meclis’i itham altında bırakmıştır. Kendisini iyi tanırım. Hepiniz süratle dava açmalısınız” talimatıyla ev ödevi de verdi. Beklendiği üzre ‘Pavlov’un köpekleri’ suç duyurusu sırasına girdi. Oysa Erdoğan’ın herhangi birini içeri attırmak için suç duyurusuna ihtiyacı yok. Selahattin Demirtaş’tan Osman Kavala’ya, Mustafa Ünal’dan Can Dündar’a kadar binlerce şahit var. Kaldı ki daha dört ay önce Anayasa Mahkemesi’nin yargılama talebine ‘hayır’ cevabı verdi. Adama sormazları mı ‘madem boru değildi neden gereğini yapmadın?’ Ayrıca çıkardıkları kanun sadece kuvvet komutanları ve genelkurmay başkanına dokunulmazlık getirdiği halde birlikte yargılandığı 18 kişi de yararlandı. Bu da aslında Başbuğ’u korumaya dönük bir adım, zira ilk yargılamada maiyetinde çalışan askerler onun bilgisi ve emrini ifşa etmişlerdi. Onların mahkemeye çıkması reddedilemeyen delillerin ortaya saçılması demekti.

Bu taktik çatışmadan ‘Kıyameti koparacak Armageddon Savaşı’nın kıvılcımını gören arkadaşlara üzülerek katılamayacağım. Öncelikle Başbuğ’u Kağıttan Kaplan olarak gördüğümü şuraya tekrar bırakayım. (https://www.tr724.com/kagittan-kaplan-ilker-basbug-metamorfoz-portreler/ ) AKP Lideri’nin çıkışından sonra kullandığı korkaklık sınırında özenli dil dikkat çekiciydi. Sopayı Erdoğan’dan yiyip tepkiyi Abdullah Gül’e göstermesinin başka izahı yok. Şike yasası gibi pek çok olayda Gül’ü paspasa çeviren Erdoğan’ın adı geçen kanunla ilgili bunu yapmasını engelleyen ne vardı?

Erdoğan’ı 2010 öncesi süreçte devirmek isteyen yapı, Başbuğ’a güvenmiyor. Ona taktıkları  ‘kariyerist’ tanımlamasının Türkçesi koltuk düşkünü. Hem Genelkurmay Başkanlığına giden süreçte hem de görevdeyken tamamen egoistçe davrandığını düşünüyorlar. Darbe yapamadın bari istifa et baskısı görmüş ve direnmişti. Fikret Bila, Gül-Erdoğan-Başbuğ zirvesinden sonra yaptığı mülakatta sormuş ‘söz konusu değil’ cevabı almıştı. Halefi Işık Koşaner istifa etmişti ama Necdet Özel’in sivil otoritenin yanında durması sayesinde operasyon hedefine ulaşmamıştı. Başbuğ istifa etseydi sonuç farklı olabilirdi zira konjonktür ve arkasından gelen komutan buna müsaitti.

Tekrar edeyim, Ergenekon ortaklığı bozup savaş açacaksa bence Başbuğ üzerinden yapmaz. Sadece Erdoğan’ın gücünü ve koalisyonu bozma ihtimalini test ediyorlar. Aynı şeyi AKP Lideri için de söyleyebiliriz. İki taraf da elenselerle birbirini sınıyor. Ayrıca ikisi de tabanlarına bu ortaklıktan kaynaklanan hoşnutsuzluğu görmezden gelmediği mesajı veriyor. Yabana atılmaması gereken bir ihtimal de danışıklı dövüş; böylece hem sazanları toplamak hem de fay hatlarında birikmiş enerjiyi açığa çıkarmak istiyor olabilirler.

Bunlarda entrika bitmez, dikkatli olmakta fayda var.

1 YORUM

  1. “Birinci Ergenekon davası” tiyatrosunda nasıl ki, Tayyip acayip taraftar topladıysa, ikinci ergenekon davası tiyatrosuda aynı şekilde Tayyibin kaybettiği prestijine destek amacı gütmektedir,
    Ergenekon ne yapmak istedi de Tayyip yapmadı
    Ergenekon Tayyip gibi birini tekrar bulma şansı yoktur

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin