Efsaneleşen sezonlar 

Celtic ve Glasgow Rangers karşılaşması 1966-67 sezonu

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK 

Galatasaray, tarihinin en unutulmaz sezonu hangisi sorusuna verilecek cevapta 1999-2000 sezonu öne çıkar. Fatih Terim yönetiminde 1996’dan itibaren lig şampiyonluğuna ambargo koyan sarı-kırmızılı ekip, 1999-2000 sezonunda tarihi bir başarıya imza atmıştı. Lig şampiyonluğunu, Türkiye Kupası’yla takviye eden Galatasaray, sezonu unutulmaz kılan başarıya UEFA Kupası’nı müzesine taşıyarak imza atmıştı. Geriye dönüp baktığımızda bir sezonda kazanmadık kupa bırakmayan Galatasaray gibi kulüpler görmek mümkün. 

Şimdilerde sıradan bir takım kimliğine bürünen Milan’ın tarihinde 1993-94 sezonunun ayrı bir yeri var. Fabio Capello yönetimindeki Milan, Juventus’un 3 puan önünde sezonu şampiyon tamamladı. 34 maçta attığı sadece 36 golle dikkat çeken Milan’da defans hattının iki önemli ismi Paolo Maldini ve Franco Baresi’nin kusursuz oyunuyla gol azlığına rağmen şampiyon oldu. Serie A şampiyonluğu ve İtalya Süper Kupası’ndan sonra Şampiyonlar Ligi finalinde Johan Cruyff’un ‘rüya takımı’ Barcelona’nın rakibi oldu. Romario, Stoichkov, Koeman ve Guardiola gibi yıldızların olduğu Barcelona’yı 4-0 yenen Milan unutulmaz bir sezonu geride bıraktı. 

Hollanda futbolunun lokomotif kulübü Ajax sayısız başarılara imza attı. Unutulmaz sezonu ise 1971-72 oldu. Hollanda ligi ve kupasını kazanan Ajax, o yıllarda adı Şampiyon Kulüpler Kupası olan şimdinin Şampiyonlar Ligi’ni kazandı. Ajax, o dönem bir sezonda yerel ve uluslararası tüm kupaları kazanan ikinci Avrupa takımı oldu. Cruyff, Neeskens, Muhren ve Rep’in bulunduğu kadro Stefan Kovacs’ın yönetiminde 34 lig maçında sadece 1 kere yenildi ve bu maçlarda 104 gol attı. Hollanda ekibi şampiyonluğu garantiledikten sonra çıktığı maçta ise Vitesse’yi 12-1’lik skorla mağlup etmişti. Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde ise ‘sarı fırtına’ Cruyff’un golleriyle Inter’i 2-0 yenip, Avrupa’nın bir numaralı kupasını müzesine taşıyıp, sezonu unutulmaz kıldı. 

Diego Simeone yönetiminde La Liga’nın zirvesine oynayan bir takım olan Atletico Madrid’in unutulmaz sezonu 1995-96 oldu. Simeone’nin futbolcu olarak ter döktüğü o yıllarda, takımın dümeninde teknik patron olarak  geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden bir sezon Fenerbahçe formasını giyen Radomir Antic vardı. Antic yönetimindeki Atletico Madrid, sezonu Barcelona’nın 4 puan önünde şampiyon olarak tamamladı. Kral Kupası’nda ise yarı finalde Valencia’yı saf dışı bırakan Atletico Madrid, finalde ise uzatma devreleri sonucu Barcelona’yı 1-0 mağlup ederek kupayı müzesine götürdü. Sezonu Atletico açısından unutulmaz kılan bir başka gelişme ise, Madrid’in büyüğü Real’in sezonu 6’ıncı tamamlayıp, Avrupa kupaları biletini alamaması olmuştu. 

Günümüzün en başarılı teknik adamlarından biri olan Pep Guardiola unutulmaz başarıya 2008-09 sezonunda hem de kariyerinin ilk yılında imza attı. Barcelona’nın tecrübesiz bir isme emanet edildiğini düşünenleri, Guardiola sezon sonunda kazanmadık kupa bırakmayarak haksız çıkardı.  La Liga’yı kazanan Guardiola’nın öğrencileri Kral Kupası finalinde Athletic Bilbao’yu mağlup etti. Bu maçtan 3 gün sonra Manchester United’ı da 2-0’lık skorla geçen Barcelona Şampiyonlar Ligi’nin şampiyonu oldu. Bu üçleme bu takıma yetmemiş olacak ki Barcelona, İspanya Süper Kupa, UEFA Süper Kupa ve FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası’nı da kazanarak takvim yılında 6 kupayı da müzesinde götürmüş oldu.

Bundesliga’nın tartışmasız bir numarası olan Bayern Münih 2013-14 sezonunda unutulmaz bir başarıya imza attı. Bundesliga, UEFA Şampiyonlar Ligi, Almanya Kupası ve Almanya Süper Kupa’yı kazanan Alman ekibin o sezonu ülke tarihinin en iyisi olarak kabul ediyor. Jupp Heynckes’in öğrencileri bütün maçlarda gol attığı Bundesliga’da şampiyonluğa ulaşırken tam tamına 4 tane rekor kırdı: 25 puan fark, toplanan 91 puan, 28. haftada şampiyonluğu garantileme ve 34 maçın 29’unu kazanma.

İskoçya futbolu denince akla iki takım gelir; Celtic ve Glasgow Rangers. Şampiyonluğun iki takım arasında gidip geldiği ligde, Celtic rakibine göre daha çok şampiyonluk yaşadı. Celtic için şampiyonluk sıradan ama tarihinde 1966-67 sezonunun ayrı bir yeri var. Efsanevi antrenör Jock Stein yönetimindeki Celtic katıldığı bütün kupalarda şampiyonluğa ulaştı. İskoç ekip lig dışında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, İskoçya Kupası, İskoçya Lig Kupası ve Glasgow Kupası’nı kazandı. Celtic bu şampiyonluklara ulaşırken rakip filelere 196 gol gönderdi.

Bu yıl Jürgen Klopp yönetiminde 30 yıl aradan sonra Premier Lig şampiyonluğuna koşar adım giden Liverpool için unutulmaz sezon 1983-84 oldu. Bob Paisley’nin emekli olmasından 1 sene sonra takımın başına geçen Joe Fagan, Liverpool’un kazandığı 3 kupanın mimarı oldu. Liverpool bu üçlemeyi başaran ilk İngiliz takımı olmayı da başarmıştı. Ian Rush’ın 47 gol attığı sezonda ligi Southampton’ın 3 puan önünde zirvede tamamlayan Liverpool, Lig Kupası finalinde Everton’ı, Avrupa Kulüpler Kupası finalinde ise Roma’yı yenmeyi başardı.

Alex Ferguson yönetiminde 1992’den itibaren Premier Lig’e damga vurmaya başlayan Manchester United için 1998-99 sezonunun ayrı bir yeri var. Premier Lig, Federasyon Kupası ve Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Manchester United tarihte bunu başaran ilk takım olmuştu. Alex Ferguson’ın öğrencileri ligi Arsenal’in 1 puan önünde lider tamamlarken, Federasyon Kupası finalinde ise Newcastle United’ı 2-0 mağlup etmişti. Ancak o sezonun en büyük olayı Şampiyonlar Ligi finalinde geldi. Bayern Münih karşısında duraklama dakikalarına 1-0 geride giren United, Teddy Sheringham ve Ole Gunnar Solskjaer’in attığı gollerle şampiyonluğa ulaşarak, tarihi bir sezona imza attı. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin