Dikkat! Erdoğan masayı devirebilir…. 

YORUM | ERHAN BAŞYURT

Türk siyaseti yeni bir yol ayrımında…

Görünen köy kılavuz istemez. AKP (AK Parti) siyasi ömrünün sonuna geliyor. 

Muhalefet, yerel seçimlerde büyük başarı göstererek, İstanbul ve Ankara’da dahil bir çok büyükşehiri AKP’nin elinden almıştı.

Şimdi, yeni siyasi aktörler ekleniyor: Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan!

Her iki ismin de muhalefet kanadından ziyade AKP’yi etkileyeceğinden kimsenin şüphesi yok.

AKP ve ittifak yaptığı küçük partilerin toplam oyu halihazırda yüzde 50’nin altında.

Mevcut şartlarda artma ihtimali de yok.

Ekonomik kriz aşılamadı. Bu kafayla ve ‘damat’ ile aşılamaz da…

AKP, sadece rakamlarla oynuyor. Makyajla hile yapıyor.

Krizi görmezden gelmek, çözümü de imkansız kılıyor.

Halı altına süpürülen sorunlar, giderek daha büyük bir krizi tetikleyebilir.

AKP, yandaşlarını beslemeyi ve lüks harcamalarını hiçbir şey yokmuş gibi sürdürüyor.

AKP, o kadar çok hukuksuzluğa bulaştı ki, hukukun üstünlüğüne bir türlü dönemiyor. Asla dönemez de…

AKP, siyasi kutuplaşmadan vazgeçemiyor.

AKP, çıkarlarına ters düşen, kendilerine istemedikleri doğruyu söyleyen kardeşi bile olsa parçalıyor. 

Güç ve para sarhoşluğunda, karşı görüşe tahammül gösteremiyor.

AKP, yurt dışında da kıskaçta.

Doğu ve Batı arasında ‘denge’ oyunu, ipte yürüyen cambazdan farksız. 

NATO’da kalmak ama Rusya’yı da memnun etmek, ABD’de yargılanmaktan kurtulmak ama Batı’ya da sırtını dönmek arasında zik zak çiziyorlar.

Bu şartlarda, AKP’nin toparlanması ihtimali bulunmuyor.

AKP, freni boşalmış kamyon gibi hızla yokuş aşağı gidiyor. 

Gün be gün kendini sıfırlıyor.

***

Muhalefet bu şartlarda oylarını artırabilir. Artıramıyorsa, bu kendi beceriksizliklerinin eseri…

Muhalefetin kazandığı büyükşehirlerde gösterdiği performans, şu an için Genel Merkez’de belirlenen stratejilerden daha etkili sonuç verecek. 

İki yeni aktör Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın iktidar bloğundan alacakları oylar da, ‘yüzde 50’ barajı olan Başkanlık seçimlerinde sonucu belirleyecektir. 

Ali Babacan’ın doğru kadro ve siyasi programla, ekonomik krizdeki ülkede ayrı bir cazibe merkezi oluşturması mümkün.

Geçmişte ekonomide denenmiş bir başarısı var. Kişisel olarak güven duyuluyor.

AKP yolsuzluk ve rüşvet bataklığında iken bile üstüne çamur sıçratmadı.

Dışişleri Bakanlığı yaptı. Davos ve Bilderberg Toplantıları’na katıldı. Uluslararası çevrelerde bir itibarı var.

Babacan tüm birikimlerini siyasi alana taşıyamazda, bu lider olarak yetersizliğinin veya hatalarının sonucu olur.

İktidar için oylarını yeniden artırmak ne kadar zor ise, muhalefet için de oylarını artırmamak o kadar zor. Ancak siyasi kısır döngü içinde kıvranıp duruyoruz…

***

Zıtların birlikteliğinden teşekkül eden muhalefet bloğu için en büyük tehlike, ülke çıkarı için sonuç odaklı özveriyle ortak hareket edememek olacaktır. 

Muhalefet, bu en önemli engeli aşabilir ve iktidarın tuzağına düşmezse, AKP için yerel seçimlerde başlayan sonun başlangıcı tamamlanacaktır. 

Muhtemel en büyük tehlike, seçimi kazanamayacağını bilen iktidarın masayı devirmesi olacaktır. 

Ülkeyi yeniden olağanüstü bir döneme sokmak ve seçimlerin yapılmasına izin vermemek …

Şu bir gerçek ki; AKP bir kadro partisi değil.

Liderlik çapındaki tüm isimler tasfiye edildi.

Siyasi olarak başarı gösteren, sivrilen tüm isimler törpülendi.

Erdoğan’ın yakın çevresi, danışmanlarının önemli bir kısmı Gül, Davutoğlu ve Babacan ekibinden… 

‘’Bilal’in sınıf arkadaşları’’ yükselen yeni yıldızlar ama halen Saray’da ve kritik kurumlarda, eski kadrolar mevcut.

İbrahim Kalın, Burhanettin Duran, Hakan Fidan, Hulusi Akar… Hepsi Davutoğlu ve Gül’e yakın…

Yargı ve güvenlik mekanizmasına da, iktidarın gizli ortağı ‘derin yapılar’ hakim. 

Erdoğan’ın kararlarına etki edebilecek konumlarda oldukları biliniyor.

İktidarın ‘şah’ çekebilmesi, tüm siyasi ortaklarının desteğine bağlı.

‘Tek adam’ rejimine geçiş sürecinde olduğu gibi, yeniden ‘masa devrilecek’ ise, ‘derin yapılar’ da bu sürecin bir parçası ve sorumlusu olacaktır. 

Dikkat! Muhalefetin sadece alternatif üretmesi ve kendilerini iktidara taşıyacak stratejiler geliştirmesi Türkiye’nin düze çıkması için yetmez, iktidarın gizli ortaklarıyla en kötüyü hayata geçirmesine, masayı devirmesine de izin vermeyecek tedbirleri almanız gerek…

2 YORUMLAR

  1. Akpartinin içindeki hainlerle devrilmeyeceğini hala anlamadınız. Bu tarz haberleri yüzlerce kez okuduk hepsi boşa çıktı. Adam hala ülkeyi yönetiyor. Beklentilerden medet ummaklar gerçeği analiz etmek arasında büyük fark var. Gazetecilik beklenti yorumculuğu değildir.

  2. O iki partinin kurulmasını seyretmez diye düşünüyorum bu herif… Yeni bir 15 Temmuz sahnelenebilir. (İnandırıcılık probleminden ötürü) bu defa başka bir şey olur: çakma suikast girişimi meselâ… yüzlerce kişi ölebilir, gerçekliğinin sorgulanamaması için…
    OHAL ile veya onsuz, yeni parti kurulmasının önüne geçilir.
    Meselenin kimin üzerine atılacağı ise işin en kolay kısmı: ya eskisi gibi ya da sıradakilere…

    Ekonomik sıkıntılar geri plana itilir. Memleket tehlikedeyken(!) kimse şikayet etmeye cesaret edemez, ettirilmez…
    Hatta, ondan olup ta canını sıkan, onu zora sokan, ilerisi için tehlikeli gördüğü kişilerden de kurtulabilir onları kurbanlar arasına katıştırarak…
    2. Abdülhamid’in Yıldız suikastına benzettiği bir şey olabilir… ordan da çok hamaset devşirir…

    Aynı 15 Temmuz’da olduğu gibi: bir taşla sayısını kestiremeyeceğimiz kadar kuş…
    Neden yapmasın, niye yaptırtmasın ki?…
    Uzun zamandır bir rölanti, aksiyonsuzluk var. Belki planlamasını yaptılar…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin