Deniz suyu ile susuzluk dinmez!

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Türkiye ekonomisinin dip noktaya indiği ve oradan tekrar su yüzeyine doğru tırmanışa geçtiği iddiasına hükûmet haricinde kimse inanmıyor.

2019 senesinin ocak-mart döneminde yüzde 2,6 daralan ekonomi belirsizliklerin girdabında daha da batıyor.

Bütçe açığına dair tahminler 80 milyar TL ila 120 milyar TL arasında değişiyor.

İktisatçı Daron Acemoğlu’nun vurguladığı gibi kamu maliyesinin vaziyeti, kamu kuruluşları vasıtasıyla “yandaş” şirketlere verilen zımni (örtük) garantiler sebebiyle göründüğünden bile kötü olabilir.

Zira şeffaflık tamamen ortadan kalktı. Devletin rakamlarına olan itimad yok denecek kadar az.

Hariçten bakıldığında hem siyasî hem de iktisadî açıdan Türkiye’ye yönelik güven dibe vurdu.

ZOR GÜNLER GERİDE KALSAYDI KEŞKE!

Her ne kadar Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ısrarla Türkiye ekonomisinin hızla toparlanma safhasına geçtiğini iddia etse de zor günlerin geride kaldığını söylemek mümkün değil.

Türkiye kriz içinde krize maruz kalıyor.

31 Mayıs Cuma günü S-400 krizine dair havalarda uçuşan “teknik heyet kabul edildi” iddiasına mukabil saat farkı sebebiyle ilerleyen saatlerde Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) gelen beyanat tam aksini söylüyor.

PENTAGON TEKZİP ETTİ: “HEYET” KABUL EDİLMEDİ

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “S-400 için heyet kuralım.” teklifinin kabul edilmediğini belirtti.

Pentagon krizde müzakere safhasının geride kaldığını, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini almaktan vazgeçtiğine dair kararını beklediklerini tekrar etti.

Oysa “heyet” haberleri Anadolu Ajansı ve Bloomberg üzerinden peşi sıra geldi. Dışişleri Bakanlığı ve Saray’ın sükûtu haberleri zımnen teyit etti.

Haberlerin tesiri ile Borsa İstanbul (BİST) 100 endekis 90 bine kadar yükseldi. Dolar, 5,85 TL’ye kadar geriledi.

Bir manada 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinden evvel piyasalarda yalancı bir bahar rüzgârı esti.

BAYRAM TATİLİ BİTİNCE…

S-400’de Amerika’nın tavrında değişiklik olmadıkça Erdoğan’ın “o iş bitti” inadının yeni riskleri beraberinde getireceği hatırdan çıkarılmamalı.

Her sene nisan ayında aktarılan Merkez Bankası’nın (TCMB) temettüsü (kâr payı) bu sene ocak ayında Hazine’nin hesabına aktarıldı.

Geçen sene ağustosta patlak veren kur şoku sebebiyle TCMB döviz rezervleri üzerinden 38 milyar TL kâr etti.

2019’da böyle bir kâr olmayacak. Zira satacak döviz kalmadı kasada.

23 HAZİRAN’DAN SONRA ZAM YAĞMURU

Hükûmet evvela 31 Mart’a kilitlenmişti. Kaybettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini 23 Haziran’da kazanmak adına yine havaya para saçıyor.

Köprü ve otoyol cezaları affedildi. Sanayicilerin vadesi gelmiş teşvik ödemeleri geciktiriliyor. Şirin görünerek İstanbul’u geri alabileceklerine inanıyorlar.

Krizin sokaktaki insanın hissiyatını ve bakış açısını ne kadar değiştirdiğini fark edemeyecek kadar önlerini görmekten acizler.

Son bir senede 1,2 milyon kişi işsiz kaldığına göre seçmen krizin fâili olarak kime hesap soracak? Elbette 17 senedir iktidar nimetlerini yakın çevresine dağıtan AKP lideri Erdoğan’a kesilecek bu fatura.

BATIK KREDİLERİN AKIBETİ MEÇHUL!


Diğer tarafta hiç kimsenin telaffuz etmediği daha büyük bir kriz var ki o da batık kredilerdir.

Batık tutarı kırpa kırpa 110 milyar TL seviyesine indirildi. Oysa bankacılar dahil konunun tarafları gayet iyi biliyor ki sistemde 240 milyar TL kredi battı.

Sadece bunlarla alakalı işlem yapılmıyor o kadar. Yüzleşme tehir ediliyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) hükûmeti kollama yerine mevzuata göre hareket etseydi bugün biri kamu bankası en az üç banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) tarafından idare ediliyordu.

ALBAYRAK’IN TUTMADIĞI SÖZLER

Hazine Bakanı Albayrak batık kredileri bankaların sırtından almak için özel fonlar kurulacağını taahhüt etmişti. O mevzuda bir ilerleme kat edilemedi.

Bankalar yükleri alınmadıkça yeni kredi vermekte isteksiz davranacak. Bankalar kredi vermeye başlasa da pratikte tablo değişmeyecek. Yüzde 30’u aşan maliyetle krediyi hangi tüccar alabilir?

Enflasyon bir türlü düşmüyor. Bu yetmezmiş gibi son iki ayda 2’nci bir döviz şokuna maruz kaldık. O şokun etkileri henüz tam manasıyla etiketlere aksetmedi.

En büyük pazarımız Avrupa’da işler giderek sarpa sarıyor. Bu da ihracatta zor bir sene olacağının işareti.

ŞİDDETLİ SAĞANAKTAN SONRA AÇAN GÜNEŞ

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, “Şiddetli bir sağanaktan sonra bazen güneş açar. Umutlanırsınız. Ama ardından sağanak yeniden bastırır.” diyor.

Kriz bütün şiddeti ile devam ederken Hazine Bakanı Albayrak kendi imajını parlatmakla meşgul.

Batı yanlısı isimleri danışman kadrosuna dahil ederek yabancı sermayeyi ikna edeceğini zannediyor. Sermaye kuraklığına son vermek keşke bu kadar kolay olsaydı.

Hatırlar mısınız? Bir içecek reklamı vardı. Sloğanı şöyleydi: “İmaj hiçbir şeydir, susuzluk her şey!”

Türkiye ekonomisi hakikaten aç ve susuz.

AKP lideri Erdoğan ile damadı Berat ise susuzluğu kalıcı manada dindirmek bir tarafa Türkiye’ye kova kova deniz suyu içiriyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin