Cezaevlerinde korona feryadı: Ne yapacaksanız yapın artık!

TR724 HABER MERKEZİ | İLKER DOĞAN

Türkiye’deki cezaevlerinde Kovid-19 salgını hızla yayılıyor. Pandemi öyle bir boyuta geldi ki her 10 tutukludan 9’unun ‘pozitif’ çıkması sonrası Sağlık Bakanlığı test yapılmasını yasakladı. Cezaevi Müdürlüğü, hastalara müdahale etmek için insanların yürüyemeyecek hale gelmesini bekliyor. Hastalığın belirtilerini taşıyanları bir poşet içerisinde ‘ne olduğu’ belli olmayan ilaçlar veriliyor.

Bakanlığın verilerine göre hasta sayısı 300 bile değil! Ancak iddiaya göre gerçek rakam bunun kat kat üzerinde. İnternette yayınlanan bir ses kaydında Silivri Cezaevi’nde bulunan Mehmet Sarı isimli tutuklu, haftalık telefon görüşmesinde eşine, “8 kişi hastaneye kaldırıldık. 7 kişinin testi pozitif çıktı. Şu anda bütün koğuş hasta. Diğer koğuşlarda da durum aynı!” diyor.

Cezaevlerinde pandeminin bu kadar hızlı yayılmasının temel sebebi ‘sosyal mesafe’ kuralının yok sayılması! Silivri Cezaevi’nde 7 kişilik koğuşlarda en az 35 kişi kalıyor. Rakamın 43’e kadar çıktığı koğuşlar var. 1 kişilik odada 7 kişi yaşamak zorunda! Tutukluların kantin ihtiyaçları da karşılanmıyor. Temizlik malzemesine ulaşmak neredeyse imkansız. 


SES KAYDINI DİNLE


Cezaevlerinde yemeklerin kalitesi ve miktarı da dibi görmüş durumda. Her gün farklı bir cezaevinden ‘zehirlenme’ haberleri geliyor. En son Sincan T Tipi’nde kalan tutuklular yedikleri yemekten zehirlendi. Onlarca tutuklu hastanelik oldu.

İnternette yayınlanan ses kaydı, “Ne yapacaksanız yapın artık! Bunlar bizi burada öldürmeye niyetli…” sözleriyle başlıyor. Kayıt Silivri Cezaevi’ndeki bir tutukluya ait. Haftalık telefon görüşmesinde, cezaevinde pandeminin geldiği boyutu çaresizce eşine anlatıyor: “Geçen hafta pazartesi bir arkadaşımız koğuşta hastalandı. Koğuştaki acil durum butonuna bastık, geldiler arkadaşın ateşini ölçüp gittiler. 4 gün sonra yaklaşık 8-10 kişi birden hastalandık. Yine koğuşun kapısına bir sağlıkçı geldi. Bizi görmüyorlar zaten, doğrudan kapıdaki mazgaldan konuşuyorlar.”

MAZGALDAN ATEŞİMİZİ ÖLÇTÜ!

“’Neyiniz var’ dedi. Biz de ‘hiç bir yerimiz tutmuyor, halsizlik var. Öksürük var yani hastalıkla ilgili bütün belirtiler var. Ne yapacaksanız yapın’ dedik. Mazgaldan ateşimizi ölçtü. Ateş düşük çıktı. Ama diğer bütün belirtileri taşıyoruz. Hiç kimse yerinden kıpırdayamıyor. Halsiz. 8-10 kişi koğuşun içinde ölüyoruz. Yalvar yakar test yapılmasını istedik. Ancak sağlıkçı arkadaş bize, ‘Sağlık Bakanlığı cezaevlerinde test yapılmasını istemiyor.’ dedi. ‘Neden’ dedik. ‘Biz de bilmiyoruz’ dediler.”

8 KİŞİDEN 7’Sİ POZİTİF ÇIKTI

“Ertesi gün dilekçe yazdık savcılığa. 8 arkadaş. Doktor geldi koğuşa. Doktor bize ‘virüs olabilir’ dedi. Sağlık bakanlığından gelen ekip, doktor, cezaevi müdürü vs. toplantı yapıyor ve karar alıyorlar. Doktora ısrar ettik ve hastaneye gönderildik. 8 kişiden 7’si pozitif çıktık. Muhtemelen bizim koğuşun tamamı hasta şu anda. Bizimkinin haricinde bir sürü koğuş var. Yemekler kötü. Çorba geldi, bir kişiye bir çay bardağı kadar.”

SIKINTI BÜYÜK, ÖNLEM YOK!

Kalabalık koğuşlar, bozuk yemekler ve salgın… Türkiye’deki cezaevlerinde insan hakları ihlalleri sınır tanımıyor. Cezaevlerinde resmi açıklamalara göre enfekte hasta sayısı 273. Ancak rakamın bunun kat kat fazlası olduğu belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın rakamın fazla gözükmesini istemediği için test yapılmasını yasakladığı kaydediliyor. Zira test yapılan 10 tutukludan 9’unun testi pozitif çıkıyor! 

7 KİŞİLİK KOĞUŞTA 43 TUTUKLU!

Cezaevlerinde pandeminin bu kadar hızlı yayılmasının temel sebebi koğuşların tıka basa dolu olması. Örneğin Silivri’de 7 kişilik koğuşlarda minimum 35 kişi kalıyor. Bazı koğuşlarda rakam 43 kişiye kadar çıkıyor. Sosyal mesafe kuralı yok sayılıyor. Ancak tutuklular haftalık telefon görüşmesine götürülürken gardiyanlar tarafından ‘sosyal mesafe kuralına uyması konusunda uyarılıyor… Zira kameralar kayıtta! Enfekte tutuklularla diğerlerinin aynı koğuşta tutulması da pandeminin yayılmasını tetikliyor.  

GARDİYANLAR: MAKARNALARI BOZUK, DÖKÜN!

Cezaevleri yönetiminin varlığıyla yokluğu bir! Tutukluların hiçbir insani ve hukuki talepleri yerine getirilmiyor. Yemekler yetersiz ve kalitesiz. 35 kişilik koğuşa 15 kişilik yemek veriliyor. Her gün farklı bir cezaevinden zehirlenme haberleri geliyor. Son olarak Ankara Sincan T Tipi’nde makarnadan dolayı onlarca tutuklu zehirlendi. Sosyal medyada bir tutuklu yakını, “Sincan T tipinde yemekten zehirlenmeler olmuş dün. Yüzden fazla kişi zehirlenmiş.” diyor. Ona cevap yazan başka bir tutuklu yakını ise, “Bugün eşim aradı. O şüphelendiği  için yemeği yememiş. Fakat yan koğuşlarda sabaha kadar bağırmalar inlemeler duymuşlar. Zaten gece gardiyanlar gelip, ‘makarnalar bozuk dökün’ diye uyarı yapmış. İş işten geçtikten sonra.” ifadelerini kullanıyor. 

GERGERLİOĞLU: YETER ARTIK!

Cezaevlerinde yaşanan skandallar İnsan Hakları Savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun da gündeminde. Son paylaşdığı ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ü de etiketlediği tweet’te, “Yeter artık sayın @abdulhamitgul ! Silivri cezaevinde neler oluyor? Hep vakaları biz açıklıyoruz, mecbur kalmadıkça açıklamıyorsunuz..! 7. bölümde B7 ve B8 de de (+) hasta var B7 koğuştan hastaneye kaldırılan ağır hasta ve diğerleri hakkında ne zaman açıklama yapacaksınız? Kantin de yetersiz!” diyor. 

GARDİYANLAR DA TEDİRGİN

Sorun sadece tutuklular da değil. Gardiyanlar da tedirgin. Yüzlerce gardiyanın enfekte olduğu belirtiliyor. Gardiyanların da kendilerine şikayette bulunan tutuklulara, “Biz de hasta olmaktan korkuyoruz. İdareciler ortada yok, ulaşamıyoruz” dediği aktarılıyor. 

DOKTOR: YÜZDE 90 HEPİNİZ VİRÜSLÜSÜNÜZ!

Sosyal medyada tutuklu yakınları birbirini teselli ediyor. Beyza Akgül isimli kullanıcı, eşinin kovid olduğunu e-nabız’dan öğrendiğini anlatıyor: “B7 koğuşundan hastaneye kaldırılan benim eşim. Eşimle ilgili hiçbirşey öğrenemiyorum. Elimde sadece e nabızda gördüğüm radyoloji görüntüleri var.”

Bir başka tutuklu yakınının Akgül’e cevabı ise şöyle: “Eşim Silivri 7 Nolu B8 koğuşunda. Doktor gelmiş ve “Yüzde  90 hepiniz virüslüsünüz.” demiş. Test yapılmadan herkese poşetlerin içinde ilaç verilmiş. Eşim, ‘Ne ilacın adını biliyoruz ne prospektüsünü biliyoruz’ dedi.”

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin