Bir Türk fablı…

YORUM | ALPER ENDER FIRAT 

Hikaye bu ya; sırtlan, çakal ve akbaba ormandaki kötü imajlarından kurtulmak için bir araya gelip plan yapmış ve hayata geçirmişler.

Bu plan doğrultusunda çakala bağlı güvenlik güçleri, iri yarı bir ceylanı ormandaki şiddet, terör, hırsızlık ve bilumum kötülüklerin sebebi olarak yakalayıp ve hapse atmışlar. Ormandaki bütün çakallar ‘evet evet’ o yapıyordu diye bağrışmışlar.

Hemen sırtlan devreye girmiş ve sahibi olduğu televizyonlar, gazeteler, radyolar, bu ceylanın görünüşüne aldanmamak gerektiğinden, aslında kan içen bir canavar olduğundan söz etmeye başlamış.

Televizyonlar, ormanda bugüne kadar meydana gelen bütün kötülükleri bu canavarın işlediğini, her fenalığın, her cinayetin, her katliamın arkasında bu ceylan görünümlü yaratığın olduğundan bahsediyorlarmış.  

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Ormanın en görünen yerlerine yakalanan canavarla ilgili büyük billboardlar asılmış, reklam kampanyaları düzenlenmiş. Bütün medya organları bu canavarın korkunçluğunu anlatıyor, hasımlarını nasıl parçalara ayırdıklarını, nasıl ortadan kaldırdıklarını rivayet diliyle anlatıyor anlatıyor anlatıyorlarmış. Her suçu bu işlemiş, her malı bu çalmış, her bilinmeyenin arkasında bu varmış; adeta tek başına kötülüğün somutlaşmış haliymiş. Ormandaki iyi yürekli sırtlanlar, temiz kalpli çakallar, yardımsever akbabalar bunun yüzünden kötü anılıyormuş. Ormanda tek bir kötü varmış onu da çakalın güvenlik güçleri yakalayıp hapsetmiş.

Ceylanın tutuklanmasından sonra onun akrabaları, tanıdıkları, tanıdıklarının tanıdıkları, selam verdikleri, geçerken rüzgarının değdiği herkesi tek tek toplanıp hapsetmişler. İyi yürekli yardımsever akbaba da hapsedilenlerin hepsinin mallarına çökmüş, çetenin üzerine geçirmiş.

Ya acaba hık mık eden kim varsa çakalın elemanları hemen onu derdest edip hapse atıyormuş. Ceylanın kötülüklerin tek sebebi olduğu ormanda artık tartışılmaz bir realiteymiş.

Bütün kötülüklerin müsebbibi dedikleri ceylanı yakalanmış yakalanmasına ama gelgelelim terör, şiddet, cinayet, hırsızlık, talan durmadığı gibi orman tarihinde görülmediği kadar artmış. Bütün ahali feryat figan bağırıyor bütün hayvanlar inim inim inliyorlarmış ama ormandaki hayvan liderleri sadece geyik muhabbeti yapıyorlarmış.

Haftalarca, aylarca senelerce hiç susmadan ve hiç durmadan yaygara yapmışlar, konuşmuşlar, söylemişler, suçlamışlar, araştırmışlar, aleyhte tek laf edeni hemen yakalayıp derdest etmişler ama ceylanın ot yemeye devam ettiği gerçeğini bir türlü değiştirememişler.

İsnat edilen bütün ithamlar, büyük paralar harcanan reklam kampanyaları, yapılan imaj çalışmaları, basit bir gerçeği yani canavar dedikleri şeyin hepi topu bir ceylan olduğu gerçeğini ters yüz edememiş. Kanlı katil canavar dedikleri şeyin üzerinden perdeyi ne taraftan kaldırırlarsa kaldırsınlar görüntü değişmiyormuş.

Tam beş senedir iktidarı ve muhalefetiyle hep bir ağızdan gazetelerde, televizyonlarda, parti mitinglerinde sağdan soldan yandan ileriden geriden terör örgütü olduğunu iddia ettikleri insanların kötülükle uzaktan yakından ilgisinin olmadığını bütün dünya gördü ve doğal olarak da terörist olduklarına ikna olmadı.

Ormanda dengeler sırtlanların, çakalların, akbabaların aleyhine değişmeye başlayınca bu sefer de yılanlar devreye girdi. Bunca yıldır televizyonların, gazetelerin, parti liderlerinin, PR ajanslarının beceremediğini yılanlar yapmak için kollarını sıvadı.

Ruşen Çakır, Murat Yetkin, Atilla Yeşilada, Soner Çağaptay, Yunus Emre Erdölen, Can Okar ve benzerleri gibi sözüm ona Batıyı bilen ve bazıları ABD’de yaşayan isimler hayır hayır ceylan diye gördükleriniz aslında ormandaki en tehlikeli canavardır diye topa girdiler. Hadi bakalım biraz da siz çabalayın, ceylanın kanlı bir katil olduğunu Batı başkentlerinde daha yüksek sesle anlatın. Nasıl olsa herkes kör, alem sersem. Bir tek siz akıllısınız.

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin