Bir kullanışlı ‘gizli tanık’ portresi: Eski Savcı Bayram Bozkurt!

YORUM | RAMAZAN FARUK GÜZEL

Daha önceki yazılarımızda ‘Kullanışlı Yargı’ya değinirken, Şemdinli İddianamesi’ni hazırlayan, açığa alınıp, tekrar göreve dönen, 15 Temmuz’dan sonra itirafçı olan Ferhat Sarıkaya örneğini irdelemiştik. İfadeleri Havuz medyasında çarşaf çarşaf yer almıştı.

Şimdilerde gündeme tekrar gelen eski savcı Bayram Bozkurt örneği var… Ülkenin hukuk ve yargı serencamına dair yazılar kaleme aldığımızdan, okuyucular sürekli olarak bilgi, belge ve fikirler gönderiyor… Geçenlerde de bir takipçi Bozkurt hakkında bilgi paylaştı. Kendisinin önce Yunanistan’a, oradan Macaristan’a ve şimdi de Almanya’ya geçtiğini söyleyen takipçi, onun hakkında çok önemli detaylar veriyordu.

Daha sonra onun ifadeleri düştü mesaj kutuma! Bozkurt’un itirafçı olarak verdiği ifadelerdeki detaylar akıl alır gibi değildi! 500’den fazla kimsenin ismini veren Bozkurt, Obama’yı bile suçlamış! Bayram Bozkurt’un ifadelerine göre kimler kimler kripto Cemaatçi değilmiş ki: Hilmi Özkök’ten tutun da Işık Koşaner ve Necdet Özel’e kadar hemen herkes gizli cemaatçi imiş meğer… Bu yönüyle de Bozkurt itirafları, Derin Devlet’in ‘Şemdin Sakık Andıçı’nı hatırlatıyor.

ERZİNCAN DOSYASI GİZLİ TANIĞI BOZKURT

Yıllar önce avukatlık yıllarımda bazı önemli isimlerle görüşmeler yapmıştım. Bunların arasında derin devlete çalışmış kimseler de vardı.. Derin devlet tarafından devşirilmiş ve içinde bulunduğu topluluk/örgüte karşı kullanılmaya başlanmış, insanlar herkes için kullanışlı bir aparata dönüşevermişlerdi. Onlardaki cevheri keşfeden herkes çıkarları doğrultusunda kullanmanın yoluna bakmışlardı.

Bozkurt’un hayatı da böylesi uç savrulmalar gösteriyor. İsmi ilk olarak İlhan Cihaner’in odağında bulunduğu Erzincan Soruşturması’nda gündeme gelmişti. Ergenekon Davaları sürerken detayları gün yüzüne çıktığı gibi;

2004 yılındaki MGK Toplantısında ilk adımı atılan, 2007 yılındaki Dolmabahçe Mutabakatı ile netlik kazanan “Gülen Cemaati’ni Bitirme” projesi, ilk olarak Erzincan’da uygulamaya konmuş.

Bozkurt’un 30 kasım 2016’da başlayan ve 04 Aralık 2016’da biten 40 sayfalık İtiraflarında da kısmen geçtiği gibi, burada 3 isim ön planda: Başsavcı İlhan Cinaner ile askerler Saldıray Berk ve Recep Gençoğlu… Aslen Sivas/ Kangal/ Koçköprü’lü olan ve ‘Alevi asıllı olduğunu’ ihsas ettiren ve Kadir Özbek’e yakınlığını her ortamda dile getiren Bozkurt oluşan güven ortamıyla hassas toplantılarına dahil olmuş.

Kaynaklarımın anlattığına göre Bozkurt, Cihaner’in kendisi hakkında bir soruşturma başlattığını öğrenmiş. Bu işte bazı komutanların da olduğunu öğrenince onlara karşı tavır almış. (Soruşturmanın içeriği ise yolsuzluk üzerine. Paraya ve menfaate karşı zaafı olan Bozkurt’un, bu açıklarını kapatmak için giriştiği serüvenler hayatının rotasını oluşturuyor sanırım…)

Ve Bozkurt, Cihaner’in hukuksuz operasyonuna vakıf olunca durumu adliyeye intikal ettirmiş, bilahare de o dosyanın “gizli tanığı” olmuştu. (Belki de intikam saikiyle, ya da hükümet ile başka grupları karşı karşıya getirmek için… Bozkurt, aslında tam olarak ne olduğu ve kimlerle dirsek temasında bulunduğu bilinmeyen bir muamma!)

Son itiraflarında Bozkurt bu meseleyi o kadar zorlama anlatıyor ki ifadeler çok fantastik kaçmış! Cemaati ve birilerini suçlamak için kırk dereden su getirmişler. Aslında Bozkurt itiraflarının temel fonksiyonu Erzincan Dosyasını sıfırlamaya dönük. Ama operasyona başlamışken diğer bütün isimleri, dosyaları vs de dahil etmişler. Mesela ifadelerinde “Milli Damarcı”, “KÖZcüler” dediği Kemallettin Özdemir ve adamlarını da “kripto cemaatçi” olarak tanımlayarak muhtemel bir operasyonun kapısını aralıyor. Bu operasyon hazırlığı, İskenderpaşa Cemaati üyeleri için de sözkonusu…

Diğer itirafçı dosyalarında da benzer durum görülüyor; kullanışlı birisi itirafçı yapıldığında bir kuzudan bir kaç post birden çıkarılabiliyor!

İŞKENCELİ Mİ İŞKENCESİZ Mİ…

Sonradan ismini Hakan Aslan olarak değiştirmiş olan Bayram Bozkurt’un ismi son zamanlarda “işkence görmüş savcı” olarak gündeme gelmişti, önce o kısımdan başlayalım.

Önce TR724’de, sonra Bold Medya’da KHK’lı bir zabıt katibinin röportajı yayınlanmıştı. Orada Katip, “B. Bozkurt ile karşılaştığını, işkence gördüğünü söylediğini öğrendiğini” söylüyordu. Bu mülakat bana çok tuhaf gelmişti, önce haberi yapan muhabire ulaşıp detay almaya çalıştım, o da beni o katibe yönlendirmişti. Kendisine, “İşkence görmüş olduğuna dair bir emare vb olup olmadığını” sormuştum. Zira Bozkurt’un itirafçılık süreçlerine gönüllü gireceği kanaatindeydim.

Benim bu sorularım karşısında o katip şaşkınlık içine girmiş, net bir şey diyememişti… Sonradan gelen duyumlara göre ise B.Bozkurt, Yunanistan ve Almanya’da irtibata geçtiği bazı kimselere bu röportajı kaynak göstermiş. Anlaşılan Bozkurt ve senaristleri cemaat içine girmek için işkence hikayesi kurgulamış.

Peki, B.Bozkurt’un itirafçılığı işkence altında mı olmuş gerçekten de?

B.Bozkurt’un ifadelerinden bunun tam tersi olduğunu görüyoruz. İtirafçı olmak için kardeşi üzerinden ısrarla sağa sola haberler yollamış. İfadesininin girişinde uzunca anlatılan kısmı şöyle özetleyebiliriz:

“… Kardeşi Yılmaz Bozkurt vasıtasıyla 2016 Kasım ayı sonunda İzmir Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Akın Tan’a haber göndermiş… Akın Tan, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato’yu arıyor, ancak Bato’nun iş yoğunluğu nedeniyle görüşme gerçekleşmiyor. Bunun üzerine Bayram Bozkurt’un kardeşinin yeniden Akın Tan’a giderek ısrarla beyan vermek istediği bildirince başsavcılığa getirtilip ifadesi alınıyor…”

Bozkurt ısrarlı talepleri sonunda 30.11.2016’dan 04.12.2016 tarihine kadar 5 gün boyunca konuşuyor, anlatıyor ve ortaya 40 sayfalık bir itirafname çıkıyor!

Bozkurt, ‘Fetö/ Fethullahçı Terör Örgütü’ dediği Cemaat hakkında o kadar çok farklı ve çoğunlukla çelişkili bilgiler veriyor ki, anlattıkları uzun zamana yayılmış bir istihbari çalışmanın rapor edilmesi gibi gözüküyor. İsimler, sicil numaraları ve yer isimleri ne ararsan var.

1996 yılında Selçuk Hukuk Fakültesi’ne girmiş ve iddiasına göre orada Cemaat ile tanışmış, kısa bir süre savcılık yaptıktan sonra gizli tanık olup kayıplara karışmış genç bir savcı; “Cemaat’in orduda, basında, avukatlı biriminde, Emniyette, dünya genelindeki faaliyetlerinden vs” hepsini biliyor, sıralı ve sistematik olarak inanılması zor bilgiler veriyor. Üniversite yıllarından beri karşılaştığı kim varsa bunları ifadelerine ekleyip herkesi “Cemaatçi/Kripto cemaatçi” olmakla suçluyor. Bunu da bir kurgu içerisinde yapmış. Evet bu üzerinde çalışılmış sistematik geniş çaplı istihbarat raporu.

Cemaat’i hemen her alanda suçlamak için, eldeki hazır bir itirafçı üzerinden geniş bir rapor ‘itiraf’ adı altında işleme sokulmuş…

İŞLERİ BİTMEMİŞ DEMEK…

Ülke içinde suçlama dosyası zayıf olan bürokratların soruşturmalarını güçlendirme adına Bayram Bozkurt hemen herkesi suçlamış ve ağır cezalar almasını sağlamış. Ama onu konuşturanlar, yönlendirenler bununla da yetinmemişler anlaşılan…

Onun suçlamalarından o kadar kimse nasiplenmiş ki, Erdoğan’ın “Onu öyle bırakmam” dediği Can Dündar ve Cumhuriyet’teki ‘Mit Tırları’ manşeti bile var. Tam Erdoğan’ın istediği gibi…

Ve sonra Yunanistan’a çıkmış. Orada da iltica etmiş hakim savcılara ulaşmaya, onların aralarına karışmaya çalışmış.

FANTAZİ VE BİLİMKURGU!

Sonra Bozkurt, İsviçre vatandaşı birisinin devreye girmesi ile Yunan istihbaratı ile irtibata geçmiş ve Ahmet ismi ile bazı insanların isimlerini vermiş.

Kosova üzerinden Almanya’ya geçmeye çalışan Bozkurt, Macaristan’da yakalandığı ve esrarengiz bir şekilde serbest kaldığı oradan Almanya’ya geçtiği belirtiliyor.

Eskiden tanıdığı yargı mensuplarına wattsapp’dan konu ile ilgili mesajlar atan Bozkurt, olaya mistik, hatta bilimkurgusal bir boyut da kazandırmış. Marvel karakteri Antman (Karınca Adam) gibi bir anda küçülen Bozkurt demir parmaklıklar arasından geçmiş, sonra tekrar büyümüş, fakat telefonunu unuttuğunu farkedince tekrar küçülüp telefonunu alıp gelmiş! Burada Antman’den farkı; bilimsel değil, duasal yönden bu işi çözmüş olması, masum ve mübarek bir insan olması!

Bozkurt’un kendini farklı görme eğilimi ve sıradışı yansıtmaya çalışması ifadelerinde çok bariz görülüyor. Son dönemdeki hemen her kötülüğü önlemiş olan süper kahraman Bozkurt, 15 Temmuz Darbe girişimini de çok önceden haber almış, Alexander Dugin ve diğer yetkililere haber vermiş. Yani anlayacağınız Erdoğan darbeyi “enişte”sinden değil, Bayram Bozkurt’tan öğrenmiş.

ALMANYA.. YA SONRASI?

Bozkurt (Hakan Aslan) şimdi Almanya’da ve yine bana gelen mesajlardan anladığım kadarıyla bu sefer de oradaki Alman İstihbaratı ile irtibata geçmiş.

Türkiye içinde 500’ün üzerinde insan hakkında beyanda bulunup cezalar almasını sağlayan B. Bozkurt şimdi de Avrupa’ya mı salındı acaba?

Bozkurt’ın hayatı da tam ibretlik! Nitekim o da bunu böyle bildiği için, hayatını film yaptırmak için girişimlerde bile bulunmuş; ifadelerinden anladığımız kadarıyla. Bence de iyi fikir…

***

Not: Eski savcı Bayram Bozkurt’un şu an Almanya Münih taraflarında olduğunu ve ‘işkence gördüğüne’ dair röportaj videosu görüntülerini Alman yetkililere göstererek VİP koruma ve öncelik aldığını öğrendim şimdilerde…

Kendisine ulaşıp bütün bu iddiaları sormak ve yazıma eklemek istedim. O yüzdendir ki -günler önce kaleme almış olduğum- bu yazımı bekletmekteydim. Ama bütün uğraşlarıma rağmen kendisine ulaşamadım. Etrafında kalın bir duvar ve sis var…

Ama artık bu yazıyı yayına gönderiyorum, lakin kendisi bize ulaşır da kendisi hakkındaki bu iddialara dair bir şeyler aktarırsa onları da bu köşemde değerlendirmeye hazırım. Bunu da hatırlatmak istedim.”

1 YORUM

  1. Bir kullanışlı gizli tanık portresi başlıklı yazınızı okudum. Öncelikle şunu belirteyim sosyal medyada savunmasız bir kişiye karşı, belli bir çevrenin yürüttüğü linç girişiminin bir parçası olmanız ne insani, ne İslami, ne de hukuksaldır.ben sizi tanımıyorum. Size benim hakkımda bilgi verenleride. Elinizde bir ifade tutanağı olduğunu söylüyorsunuz. Bununla 500 kişinin ismini verdiğimi söylüyorsunuz. Erzincan da komplo kurulduğunu söylüyorsunuz. Rüşvete adımın karıştığını söylüyorsunuz. İtirafçı olduğumu işkence görmediğimi ve ruhsal dengemin bozuk olduğunu söylüyorsunuz. Yunan istihbaratına isim verdiğimi söylüyorsunuz. Bunları söylerken birilerinin ağzıyla aktarıyorsunuz. Ve eski bir hakimsiniz.bu iddialarınızı ıspat edin. Sosyal medyada beni lütfen konuşturmayın. Zamanı geldiğinde en güçlü uluslararası sosyal medyaya demeçler vereceğim. Bir gün bu yazdıklarınızdan utanacaksınız. Size müsait bir vakitte iddialarınıza cevap niteliğinde bir yazı yazacağım. Bana email üzerinden ulaşabilirsiniz. Ben yinede eski bir meslektaşım olarak size selam ediyorum. Saygılarımla. Hakan aslan

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin