Bir FBI soruşturması daha Trump-Erdoğan ilişkisine uzandı

HABER | YAVUZ ALTUN

FBI’ın ABD’de başlattığı bir soruşturma daha Türkiye’nin eski Başkan Donald Trump çevresine yönelik lobi girişimlerine uzandı. Urban Revitalization Coalition (URC) isimli şu anda faaliyet göstermeyen bir organizasyonun para ilişkilerine odaklanan FBI, Türkiye adına kayıt dışı lobicilik yaptıkları iddiasını değerlendiriyor.

ABD’de kurulu şirketlerin ya da şahısların kayıt altında yabancı ülkeler adına lobicilik yapmaları yasal. Ancak bu faaliyetleri bildirmediğinizde, suç işlemiş oluyorsunuz.

URC, iki siyah Amerikalının, Kareem Lanier ve Darrell Scott’ın kurduğu ve ekonomik açıdan geri kalmış Amerikan şehirlerine yabancı yatırımcı çekmek için çalıştığını söyleyen bir organizasyon.

Lanier ve Scott, Başkan Trump’ın “ırkçılık” suçlamalarına maruz kalmasının ardından, “para dağıtarak” siyah Amerikalıları Trump mitinglerine gelmeye ikna etmekle de suçlanıyor. 2016-2020 arasında Washington’da hayli etkili olan ikili, Black Voices for Trump isimli bir organizasyonla birlikte Trump’a destek verdi.

Trump Advocates Are Giving Out Cash to Black Voters
Darrell Scott (sağda) eski Başkan Trump’la

Salon isimli ABD merkezli haber sitesine göre, URC’nin Türkiye bağlantılarını kurmak için yaptığı ilk önemli hamlelerden biri, Trump kampanyasına katılarak dikkatleri üzerine çeken Türk vatandaşı ve İran asıllı Rabia Kazan’ın yönetime dâhil edilmesi olmuş.

Rabia Kazan, sofistike bir figür. Türkiye’de MHP’ye yakın Ortadoğu gazetesinde başladığı meslek hayatında ilk büyük “başarısı” Papa’ya suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca’yla yaptığı röportajdı. Bir dönem Ağca’nın nişanlısı olarak anıldı. Daha sonra İtalya’ya taşındı ve burada bir İtalyan avukatla evlendi. 2010 yılından bu yana ise ABD’de yaşıyor. İran’daki seks trafiğine odaklandığı Tahran’ın Melekleri (The Angels of Tehran) muta nikahı yoluyla pazarlanan kadınlarla yaptığı gizli görüşmeleri içeriyordu. Bu kitabı çok ses getirdi. 2015’ten bu yana ise Trump kampanyasında aktif olarak çalışıyordu. Ancak son yıllarda hareketten ayrıldı.

Darrell Scott, Cleveland’de bir kilisede pastör aynı zamanda. Uyuşturucu bağımlılığından inanç vesilesiyle arındığını her fırsatta dile getiriyor. 2016 ve 2020’deki Trump seçim kampanyalarında aktifti. Ancak irtibatı bununla sınırlı değil. Scott, hem Beyaz Saray’da hem de başkanlık uçağı olan Air Force’ta Trump’la birçok kez yan yana gelebilmiş bir isim. Ayrıca Trump’ın damadı Jared Kushner’la da yakın ilişkileri var.

Salon’un haberine göre, Trump’ın dış politika tercihleri üzerinden Amerika’ya yatırımcı çekmeye çalışan URC, Türk işadamlarıyla bağ kurmaya başlamış. 2018’de Türkiye ile ABD arasında bir krize sebep olan Pastör Andrew Brunson’ın hapsedilmesi meselesinde de URC yetkililerinden Scott’ın “aracılık” yaptığı öne sürülüyor. Hatta Salon haber sitesi, Türkiye’nin Brunson’ın ABD’ye gidişine izin vermesinin 2018’deki ara seçimlerde Trump’ın elini güçlendirme maksadı güttüğünü ifade eden bir yazışmayı görmüş.

MAGA Star Rabia Kazan, A Former Muslim, Now Turning Against Trump World
Rabia Kazan

Rabia Kazan’ın Salon’a anlattığına göre, Scott özellikle Türkiye’yle yakından ilgiliymiş. Kazan, Scott’ı MNG Holding’in patronu Mehmet Nazif Günal’la ve Godiva şirketinde üst düzey yönetici biriyle evli kız kardeşiyle de tanıştırmış. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “beşli çete” dediği devlet ihalelerinden en çok faydalanan beş işadamından biri olan Günal, bu ilişkiyi kullanarak Suudi Arabistan’da bulunan ve bloke edilen mal varlığına erişim için bir yol arıyormuş. Scott’ın Beyaz Saray’daki bağlantılarının bu konuda yardımcı olabileceğini düşünmüş.

Trump’ın başkanlık döneminde en yakın müttefiklerinden birisi de Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Salman’dı. Erdoğan’la kurduğu kişisel ilişkinin bir benzerinin Salman’la da olduğu biliniyor.

Image
Scott (solda) ve Ali Osman Akat

URC’nin ve Scott’ın Erdoğan’ın yakın çevresiyle kurduğu bir diğer bağlantı da Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) Başkanı Ali Osman Akat. Aynı zamanda bir kozmetik şirketinin sahibi olan Akat, 2018’de ABD’ye yaptığı seyahatlerde hem Beyaz Saray’da temaslarda bulundu hem de Scott’ın rehberliğinde Cumhuriyetçi Parti’nin genel merkezini ziyaret etti. Hatta bunları, Anadolu Ajansı’na da anlattı.

Scott ayrıca Salon muhabirinin sorusu üzerine MNG Holding’in sahibi Günal’la Mayıs 2018’de bir akşam yemeği yediklerini, Günal’ın o akşam “içkili” olduğunu hatırladığını aktarmış. Salon’a yazılı bir açıklama yapan Scott, Türklerle iş yapamadığını belirtmiş. Telefonla yapılan mülakatta Ali Osman Akat’la ilgili soru yöneltildiğinde ise, “Oradan bir şey çıkmadı. Sonunda anladım ki o sadece dolandırıcıymış,” cevabını veriyor.

Yavuz Atalay, bu paylaşımı bu ayın başında yapmış.

Sosyal medyada iz süren haberde ayrıca Scott’ın Akşam Gazetesi’nin Washington temsilcisi gazeteci Yavuz Atalay’a da kitabını imzalayıp gönderdiği de yer buluyor. İmzanın üstündeki notta şöyle yazıyor: “To Yavuz. My Very Good Friend And Brother” (Yavuz’a. Çok yakın arkadaşım ve kardeşim.)

Ayrıca Scott’la Akat’ın fotoğrafları da sosyal medya hesabından ulaşılabilir durumda. Rabia Kazan’ın URC’nin yönetimine alınması kararı da, bu görüşmeden sonra gerçekleşiyor.

Bu görüşmelerle aynı zamana denk gelen paylaşımlarda ise milyarlarca dolarlık anlaşmaların kapıda olduğunu müjdeleyen ifadelere yer verilmiş. Ayrıca Suudi Arabsitan’la da iş görüşmeleri yapıldığını ima eden paylaşımlar bulunuyor.

Ancak anlaşmalar suya düşünce, Scott bu isimlerle irtibata geçerek sosyal medyada birlikte poz verdikleri fotoğrafları silmelerini istemiş.

Ayrıca şimdi silinen bir Facebook paylaşımında, Cumhuriyetçi Parti’ye yakın bir stratejist olan Alexander Bruesewitz de, Nisan 2018’de Ali Osman Akat’la Trump’ın otelinde bir araya geldiklerini ve Türkiye’nin Godiva üzerinden 12 milyar dolarlık bir yatırım yapma niyetinde olduğunu belirtiyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin