Beşiktaş favori, Galatasaray plase, Fenerbahçe umutsuz

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

Tarihinde ilk kez 21 takımla oynanan Süper Lig 2020-21 sezonunda son dönemece girmiş bulunuyoruz. Sezon başında şampiyonluğun iki güçlü favorisi olarak Galatasaray ve Fenerbahçe öne çıkıyordu. Galatasaray hem kadro hem de Fatih Terim tecrübesiyle, Fenerbahçe ise kadroya katılan yeni oyuncularla favori konumdaydı. Üç büyüklerden Beşiktaş’a şans tanıyanların sayısı fazla değildi. Ekonomik dar boğazdan geçen siyah-beyazlılar istedikleri transferlere imza atamamıştı. Son şampiyon Başakşehir ve geçen yılki yarışın öne çıkan ismi Trabzonspor yarışta uzak ihtimal olarak görülüyordu. Tahminler büyük oranda tuttu aslında. Yanıltan ise Sergen Yalçın’lı Beşiktaş oldu.

SON ŞAMPİYON KÜMEYE

Süper Lig’de şampiyonluk gören 6. takım olarak adını lig tarihine yazdıran Başakşehir, şampiyonluk yarışından kopan ilk halka oldu. Daha doğru ifadeyle Başakşehir için lig başlamadan bitti. Şampiyonlar Ligi’nde ölüm grubunda sonuncu olması doğaldı. Ligde ilk 4 haftada sadece bir puan toplayabildi. Geçen yıl gelen başarının tekrar edilemeyeceğini uzun maratonun başında ilan etti. Takip eden 4 haftada gelen üst üste galibiyetler saman aleviydi, mağlubiyetler serisinin başlamasıyla bu durum da ortaya çıktı. Bırakın şampiyonluk rüyasını düşme hattında korku yaşamaya başladı. Bu sonuçlar Okan Buruk’u koltuğundan ederken, yerine gelen Aykut Kocaman dönemi de sıkıntılı devam etti. Düşme hattının bir basamak üstünde korkulu rüya görmeye devam ediyor son şampiyon.

TRABZON İNİŞLİ ÇIKIŞLI

Başakşehir’in geçen yılki takipçisi Trabzonspor da benzer kaderi yaşadı. Geçen yıl şampiyonluk yolundaki rekabet, bu sezon kötü performansta rekabete dönüştü. Eddie Newton yönetimindeki Trabzonspor için sezon, 8. hafta sonunda bitiyordu. Geçen yıl esen fırtınadan eser yoktu. Kara bulutlar gökyüzünü kaplamıştı. İngiliz hocanın biletini kesen yönetim, göreve Abdullah Avcı’yı getirdi. BB Erzurumspor galibiyetiyle başlayan Avcı döneminde haftalar ilerledikçe Trabzonspor sıralamada üst basamaklara tırmandı. Uzun süre yenilgi görmeyen Karadeniz ekibi, evinde Fenerbahçe ve Alanyaspor’a yenilince zirve yürüyüşünde büyük yara aldı. Şampiyonluk şansı çok az olan Trabzonspor, kötü başladığı sezonu ilk 4 içinde tamamlamayı hedefliyor.

NE OLACAK FENER’İN HALİ?

Artık klasikleşen bir yorumla Fenerbahçe bahsine geçelim. “Türkiye düzelmeden Fenerbahçe düzelmez” sözünü duymayan kalmamıştır. Fenerbahçe son şampiyonluğunu 2013-14 sezonunda yaşadıktan sonra bir türlü zirveye çıkamadı. Aynı dönemde Türkiye de raydan çıktı. 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası ülke giderek bir Tek Adamlığa döndü. Hırsızın serbest, hırsızı yakalayan polis ve savcıların hapse girdiği bir noktaya geldik. 15 Temmuz sonrasında ise adı konmamış diktatörlüğe teslim oldu.

Türkiye ile eş zamanlı sorunlar başlayan Fenerbahçe’nin derdine başkan değişikliği bile deva olmadı. 20 yıllık Aziz Yıldırım dönemi, haziran 2018’de yerini Ali Koç’a bıraktı. Fenerbahçe tarihinin en başarısız başkanı olma yolunda hızla ilerleyen Ali Koç için bu sezon “o sezon” olmalıydı. İyi başlayan sezon özellikle Kadıköy’de gelen peş peşe mağlubiyetlerle yerini hızla hüsrana bıraktı. İnişli çıkışlı bir performansın sonunda liderin 5 puan gerisinde hâlâ potada olmanın ümidi yaşanıyor. Ancak Beşiktaş’la alınan beraberlik şampiyonluk oranını arttırmadı. Sadece Erol Bulut’un günlerini uzattı. Şansı kağıt üzerinde devam etse de Kadıköy sendromu bu yıl içinde “Zor dostum zor” şarkısını söyletiyor.

TERİM VARSA, UMUT VAR

Fatih Terim’in olduğu yerde rekabet ve heyecan var. Bu Türk futbolunun bir gerçeği. 1990 yılından itibaren önce milli takım ardından Galatasaray’la Türk futbolunda bir fenomene dönüştü. Her ne kadar yaşı itibariyle teknik adamlık günlerinin sonuna yaklaşmış olsa da iddiasını devam ettiriyor. Terim’in şansızlığı iki yıldır aradığı forveti bulamamak oldu. Terim, Gomis’i satmanın Diagne ve Falcao’yu almanın pişmanlığını yaşıyordur muhtemelen.

Sezonun ilk 5 haftasında alınan 2 mağlubiyet ve bir beraberlik sarı-kırmızılar için yarışın sıkıntılı olacağının habercisi oldu. En büyük güvencenin Fatih Terim olduğu gerçeği bir kez daha ortaya çıktı. Hem de Muslera gibi takımın önemli isminin aylarca yeşil sahalardan uzak kaldığı bir dönemde. Son 4 haftada alınan 2 yenilgi ve bir beraberlik yarışta avantaj kaybettirdi. Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinin berabere bitmesi en çok Galatasaray’ı sevindirdi. Terim’in varlığı Galatasaray için şans olmaya devam ediyor.

SERGEN HOCA’NIN ASKERLERİ

Gelelim assoliste yani Beşiktaş’a… Sezon başında kadro yapısı itibariyle şampiyonluk oranı daha düşüktü. Sadece kadro değil Sergen Yalçın’ın teknik adamlık serüvenindeki istikrarsızlığı Beşiktaş’ın bir başka dezavantajı olarak öne çıktı. Sergen Yalçın’ın adı çıkmıştı dokuza zaten. Kafamızdaki Sergen imajı, zoru sevmeyen, uzun vadeli düşünmeyen, kafası estiğinde çekip gidendi. Haksız da sayılmazdık. Bu imajı Sergen oluşturdu. İlk 4 hafta Sergen Yalçın hakkındaki kanaatimiz pekişti. İki yenilgi ve bir beraberlik, Sergen’in sezonun sonunu görmeyeceği yorumlarını beraberinde getirdi.

Ancak ilerleyen haftalarda Sergen Hoca herkesi yanılttı. Hatta kendisini bile. Ligin en iyi futbol oynayan ekibini kurdu. İsimsiz oyuncularla zirveye çıkmayı başardı. Aboubakar ve Larin gol yollarında, Atiba orta sahada, Ersin kalede devleşti. Bir maçı eksik olmasına rağmen en yakın takipçisinin 3 puan önünde liderlik koltuğunda oturuyor. Sadece ligde değil Türkiye Kupası’nda da adını finale yazdırdı. Beşiktaş sezonu mutlu bitirmeye en yakın aday. Elbette bu başarının tek mimarı var: Sergen Yalçın.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin