Ayrıştırma deprem gibi bir afettir kimi vuracağı bilinmez!

YORUM | HAKAN TANER

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının tüm cumhuriyet iktidarları boyunca en iyi olduğu, hatta rakipsiz yarıştığı bir durum var.

Her şart ve şekil altında milleti birbirine düşürmeyi, toplumu ayrıştırmayı, aile içinde bile birbirine küstürmeyi ve bundan da kendi adına maksimum faydayı tam on yedi yıldır başarıyla sürdürüyor olmasıdır.

Bu konuda kullanılabilecek her şey kullanıldı. Artık şapkadan çıkacak tavşan kalmadı diye düşünmeye başlanılan bir anda en olmazları oldurmayı başardı bugüne kadar.

İşte böyle bir halet-i ruhiye içerisinde Türkiye bu defa su üzerinden ayrıştı, ayrı düştü.

Evet gündem su.

İSTANBUL SEÇİMİ FİNAL GİBİ 

İstanbul’da seçimi peş peşe ve ikincisinde tarihi bir farkla Millet İttifakı’nın kazanması iktidarın tüm rant hesaplarını alt üst etmeye yetti.

Bütçesi 20 bakanlık bütçesinden daha yüksek olan İstanbul iktidar kitlesinin ekmeği suyuydu. Şimdi ekmek değilse de suyu kısmen kesilmiş oldu.

AKP hâlâ İstanbul’u kaybetmeyi hazmedebilmiş değil. Bunu başarabilmesi kolay da değil.

Nasıl olsun ki! İlk önce buna hazırlıklı değildi ,ahiren besleyip büyüttüğü kitlesinin gelirleri azaldı.

AKP trolleri seçimin hemen akabinde başlayan iftira ve hakaret seanslarına her gün yeni bir aktivite ile çeşitlilik kazandırıyor.

Eğer Ekrem İmamoğlu bütün kurumlara hâkim olup süreçleri doğru ve etkin yönetmeyi başarabilirse bu AKP’nin ve rantçılarının komaya girmesine sebep olabilir.

Fakat eyyamcı bir yönetim tarzını yeğlerse de önce farklı kesimlerden gelen desteği sonra da popülaritesini kaybedebilir.

İSTANBUL GİTTİ, HAMİDİYE BİTTİ

Yakın akraba ve taallukatına milyonlarca dolar aktararak icra eylenen orta okul müsameresi tadındaki dizilerinde övgüler düzülen ne varsa iktidarı terk etmeye başladı.

Buna en son örnek Hamidiye Suları…

TRT’de bir dizide zemzemle eşdeğer tutulan ve piyasada satılan fiyattan bile pahalı olarak neredeyse tüm kamu kurumlarının resmi içeceği olan Hamidiye seçimi milletin kazanmasıyla bir anda jet hızıyla tüm kamu kurumları ve iktidar güdümündeki özel sektör şirketlerinden kovuldu.

Buradaki tutarsızlık, samimiyetsizlik sorgulanabilir, lakin olmayan bir şeyin sorgulanması oldukça abestir.

Türk Hava Yolları (THY) ikram seçenekleri arasından Hamidiye’yi çıkartırken,yeni seçenek ile de toplumu şaşırtmayı başardı.

Zira Hamidiye sularının yerine konulan Sırma markasının sahipleri de oldukça ilginç. Dişli grubuna ait olan bu marka ekonomik zorluklarını aşmak için Fransız Danone grubu ile ortaklığa giden bir Dişli–Fransız şirketi.

Dişli kim mi? Rüşvetin belgesini yazan adam dediğimde biraz zihninizde canlanmış olabilir mi?

AKP, Hamidiye’yi sürgüne gönderirken, Sultan Abdülhamit’in mirasına sahip çıkmak işi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Millet İttifakı’na kaldı.

Şimdilerde birçok kurum da sürgüne gönderilen Hamidiye’ye kucak açmaya devam ediyor.

AYRIŞTIRMANIN EN ACIMASIZ HALİ

Türkiye siyasi sebeple ekonomik ayrıştırmayı aleni olarak post-modern darbe 28 Şubat’ta tanıdı ve çok acı çekti.

Bu acıyı çekenler şimdilerde bunun bin katını başkalarına yaşatmaya devam ediyor.

Bir ülkede ekonomik ayrıştırma başladığında bunun verdiği hasarı toplumun tamamı üstlenmek zorunda kalıyor.

Ekonomik ayrıştırma bir nevi deprem gibidir. Zararının kime ne kadar dokunacağını kimse kestiremez. Fakat bu ortamdan toplumun tamamı payına düşeni yaşar.

Eminim sizler de zaman zaman düşünmüşsünüzdür, bu kadar yalan yanlışa karşın bu ekonomik düzen nasıl böyle devam edebiliyor? diye.

Buna cevabım artık kısa ve net: Artık o düzen bozuldu,yürümüyor. Ağır hasta ve yoğun bakıma kaldırılmayı bekliyor, fakat ortada onu tedavi edecek doktorlar yok ortada.

Ekonomik ayrıştırma konusundan daha önemli bir meselemiz var bizim:
Özel mülkiyetin ihlali.

Bu konuda öyle şeyler yaşanıyor ki! Aman Allahım…

Bu konuyu ayrıca ele almaya çalışacağım…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin