Ayarını bozduğun kantar…

Yorum | Erhan Başyurt | [email protected] | @Erhan_Basyurt

İktidar mensupları ve ‘kapıkulu’ olarak öne çıkan isimler, katlettikleri yargıyı öve öve bitiremiyor.

Adlı Yıl Açılışı nedeniyle verilen çok sayıdaki benzer beyandan biri iktidar diğeri yargı kanadından ikisine bir bakalım…

***

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ‘Türk yargısı, AB ülkeleri yargısından da ABD yargısından da hem daha fazla hukuka bağlı ve hem de daha fazla adildir’ diyor.

Eski Adalet Bakanı Bozdağ, Türk yargısına yönelik en büyük tahribatı yapan isim.

Ancak Bozdağ’a göre ‘Türk yargısı bağımsız ve tarafsız’ olduğu halde, ‘karalama ve itibarsızlaştırma kampanyası’ yürütülüyormuş!

***

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan da Bozdağ gibi düşünüyor.

‘Hâkim ve savcılarımız hiç olmadığı kadar bağımsızdır. Hiç olmadığı kadar tarafsızdır’ diyen Fidan, eleştirileri ise şöyle cevaplıyor:

‘Bu gerçeği Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarıyla ve terör örgütleriyle iş birliği açığa çıkan, kendisini sözde gazeteci, sözde barış gönüllüsü, sözde sivil toplum kuruluşu yetkilisi olarak tanıtan etki ajanlarının hezeyanları gölgeleyemeyecektir.’

***

Halk arasında bir söz vardır: ‘Bir adama 40 gün deli dersen deli olur!’

Sanırım iktidar ve yandaşları da bu ilke ile hareket ediyor (!)

40 defa ‘Yargı bağımsız, tarafsız ve adildir’ derlerse, yargının öyle olduğuna herkesin inanacağını düşünüyorlar.

Oysa bir başka istibdat döneminin mağduru olan Ziya Paşa bir asır önce söylemiş: ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.’

***

Değil kırk kere, yüz kere, bin kere, hep bir ağızdan milyon kere söyleseniz de gerçek değişmez:

Türkiye’de yargı bağımsız değil, yargıçlar özgür değil, kararlar tarafsız değil, yargılama adil değil…

***

Birincisi, hâkim ve savcıların atama, tayin ve terfilerinin tamamı artık siyasilerin yetkisinde… Yüksek yargının tamamı siyasiler tarafından atanıyor.

İkincisi, hâkim ve savcı teminatı yok. Kanuna göre ancak siyasi tercihe zıt karar veren hakimler, sürgün ediliyor veya hapse atılıyor. Tahliye kararları uygulanmıyor.

Üçüncüsü, Anayasa Mahkemesi üyesi iki, HSYK üyesi 5, Danıştay üyesi 41, Yargıtay üyesi 104 olmak üzere yaklaşık iki bin hâkim ve savcı tutuklu.

Dördüncüsü, 4 bin 400 hâkim ve savcı, yani yargının üçte biri görevden atıldı. Bunların yerine de parti referanslı isimler, sözlü sınavlarla dolduruluyor. Siyasi kadrolaşma kürsüye iniyor.

Beşincisi, adil yargılama olmadığı, üst mahkeme itiraz yolları kapatıldığı gibi, savunma hakkına da riayet edilmiyor. 513 avukat hapse konuldu. Yüzlercesi hakkında da soruşturma var…

***

Türkiye’de yargının bağımsızlığını bırakın artık varlığı tartışma nedenidir.

Davaların siyasi talimatla açıldığı, uzun tutukluluğun keyfi cezalandırma yöntemine dönüştüğü, KHK’lar ile insanların mallarına el konulup, terörist ilan edildiği bir ülkede yargının varlığı bile şüphelidir.

***

Yargı, bugün iktidarın ‘sopasına’ dönüşmüş, muhaliflerini tasfiye ve cezalandırma aracı gibi hareket ediyor.

Mağdurların haklarını arayabildikleri, yöneticilerin zulmüne karşı halkın sığındığı bir erk olmaktan fersah fersah uzak.

***

Cezaevlerindeki 220 bin kişinin 85 bini tutuklu, yani henüz haklarında mahkeme kararı bulunmuyor.

Tutuklular arasında yeni doğum yapmış anneler, 80 yaşındaki neneler, dedeler, hastalar ve engelliler var…

***

Hal böyleyken ‘Türkiye’de yargı bağımsız, tarafsız ve adildir’ derseniz buna kargalar bile güler.

Türkiye’den AİHM’e başvuru sayısı tüm zamanların rekoruna ulaştı ve şimdilerde 100 bine yaklaşıyor.

Türkiye, Uluslararası Hukukun Üstünlüğü sıralamasında Myanmar’ın ardından 99’uncu…

Hukukun üstünlüğünün yok olduğuna dair Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği raporları, eleştirileri ve uyarıları da ortada.

***

Yargının perişan hali güneş gibi ortadayken, ona övgüler gülünç olduğu kadar korkunç da…

Devekuşu misali kafasını kuma gömen, ancak kendisini aldatır.

Yargı ağır hastadır, hatta can çekişiyor, acil tedaviye ihtiyaç var.

‘İyisin iyisin’ deyip oyalayanlar, yargının ölümüne neden olacak.

Oysa hukuk herkese lazım ve çarklar menfaatlerine hizmet ettiği için bugün gerçeği görmezden gelenler bilmeli ki;

‘Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar…’

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin