AP Türkiye raportörü Sánchez: Bu karar, Türk yargısına ezici bir darbedir

TR724 HABER MERKEZİ

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Osman Kavala hakkında bugün açıkladığı ihlal kararının ardından AKP hükümetine sert tepki gösterdi. Silivri’de Ekrem İmamoğlu davasını takip eden Amor, yaklaşık 9 yıldır tutuklu bulunan Kavala’nın derhâl serbest bırakılarak eşi Ayşe Buğra’ya kavuşması gerektiğini söyledi.

Amor, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Tam da Osman Kavala’nın yaklaşık 9 yıldır hukuka aykırı biçimde tutulduğu kötü şöhretli Silivri Cezaevi’nden, AİHM’in Kavala davasıyla ilgili son kararını okudum. Bu karar, Türk yargısının güvenilirliğine indirilmiş ezici bir darbedir. Osman Kavala derhâl serbest bırakılmalı ve sevgili eşi Ayşe’ye kavuşmalıdır.”

AİHM: KAVALA EN KISA SÜREDE SERBEST BIRAKILMALI

AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos’ta açıkladığı Kavala/Türkiye (No. 2) kararında, Osman Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasına hükmetti.

Mahkeme, Kavala’nın 10 Aralık 2019 tarihinden bu yana özgürlüğünden yoksun bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti. Kavala’nın tutukluluğunun ve yargılanmasının; Gezi Parkı olaylarındaki rolü, insan hakları savunuculuğu faaliyetleri ve kamuoyuna açıkladığı görüşleri nedeniyle onu cezalandırma ve susturma amacı taşıdığı sonucuna vardı.

AİHM, Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hukuku bakımından hükümsüz sayılması ve Türkiye’nin bu kararın doğurduğu bütün sonuçları ortadan kaldırması gerektiğini bildirdi. AİHM’nin resmî açıklaması⁠

6 MADDE YÖNÜNDEN İHLAL KARARI

Büyük Daire, Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan haklarının şu altı madde yönünden ihlal edildiğine karar verdi:

•⁠ ⁠Madde 3: İşkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı
•⁠ ⁠Madde 5: Özgürlük ve güvenlik hakkı
•⁠ ⁠Madde 6: Adil yargılanma hakkı
•⁠ ⁠Madde 10: İfade özgürlüğü
•⁠ ⁠Madde 11: Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü
•⁠ ⁠Madde 18: Haklara getirilen kısıtlamaların amacı dışında kullanılması yasağı

Mahkeme, bu ihlal kararlarını 2’ye karşı 15 oyla aldı. AİHM, 7. madde kapsamındaki “kanunsuz suç ve ceza olmaz” şikâyetinin ise ayrıca incelenmesine gerek olmadığına hükmetti.

“MAHKÛMİYET ŞİDDET EYLEMİNE DEĞİL, SİVİL TOPLUM FAALİYETLERİNE DAYANDIRILDI”

Kararda, Kavala’nın bizzat bir şiddet eylemi gerçekleştirdiğine, şiddeti teşvik ettiğine veya desteklediğine ilişkin bir tespit bulunmadığı vurgulandı.

Mahkeme, Kavala’nın cezai sorumluluğunun sivil toplum çalışmaları, insan hakları ihlallerinin belgelenmesi, uluslararası aktörlerle kurduğu temaslar, savunuculuk faaliyetleri ve barışçıl gösterilere verdiği destek üzerinden kurulduğunu belirtti.

Bu faaliyetlerin ifade özgürlüğü ve barışçıl toplantı hakkının olağan kullanımı kapsamında olduğuna dikkat çeken AİHM, Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinin ulusal mahkemeler tarafından öngörülemeyecek kadar geniş ve keyfî biçimde yorumlandığı sonucuna vardı.

YARGILAMANIN BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞI SORGULANDI

AİHM, Kavala’nın beraatine karar veren hâkimler hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına ve dosyanın farklı mahkeme heyetleri arasında defalarca birleştirilip ayrılmasına da dikkat çekti.

Büyük Daire, bu gelişmelerin Türkiye’de yargı bağımsızlığına ilişkin yapısal sorunlarla birlikte değerlendirildiğinde, objektif bir gözlemcinin gözünde mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda haklı kuşkular doğurduğunu bildirdi.

Kararda, söz konusu eksikliklerin yalnızca usule ilişkin kusurlar olmadığı, Kavala’nın adil yargılanma hakkını temelden zedelediği ifade edildi.

“AMAÇ KAVALA’YI VE SİVİL TOPLUMU SUSTURMAKTI”

Mahkeme, Kavala’nın uzun süre özgürlüğünden yoksun bırakılmasının çoğulculuğu bastırma, siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlandırma ve diğer sivil toplum temsilcilerini caydırma amacı taşıdığına hükmetti.

AİHM’e göre suçlamaların defalarca yeniden nitelendirilmesi, art arda tutuklama kararları verilmesi ve Kavala lehindeki yargı kararlarının uygulanmaması, onu cezaevinde tutmak için yürütülen kötü niyetli bir sürecin parçalarıydı.

TAHLİYE VE YENİDEN YARGILAMA ÇAĞRISI

AİHM, Türkiye’nin Kavala’yı mümkün olan en kısa sürede serbest bırakması, mahkûmiyet kararının bütün sonuçlarını ortadan kaldırması ve iç hukukta öngörülen yargılamanın yenilenmesi yolunu işletmesi gerektiğini belirtti.

Kararda ayrıca siyasi açıdan hassas davalarda yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını etkileyen yapısal sorunlara dikkat çekildi. Hâkimleri siyasi ve idari baskılardan koruyacak kurumsal güvencelerin güçlendirilmesi istendi.

Mahkeme, tahliye imkânı tanımayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları konusunda da Türkiye’de sistemsel bir sorun bulunduğunu belirterek uygun yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine hükmetti.

AİHM’den ikinci Kavala kararı: AYM etkin bir yol değil, Kavala serbest bırakılmalı

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin