Alman basını: AKP’nin Gülen’le ilgili çelişkili tavrı açıkça teşhir ediliyor

Alman basınında, üçüncü yıldönümü vesilesiyle 15 Temmuz darbe girişimi ve Avrupa’nın Akdeniz üzerinden gelen sığınmacılarla ilgili siyaseti irdelendi. DW Türkçe, söz konusu haberlerden öne çıkanları derledi:

Augsburger Allgemeine gazetesi, Türkiye’nin Gülen yapılanmasına mensup oldukları iddia edilen kişilere karşı tavrını şöyle yorumladı:

“Muhalefetin ülkenin büyük kentlerinde elde ettiği seçim zaferleri, AKP’nin sahip olduğu mutlak gücün karşısında denge unsuru oluşturdu. Erdoğan karşıtı olduğu iddia edilen kişiler hakkında yürütülen kovuşturmalara, kamuoyunda ve hatta Erdoğan’ın partisinde giderek artan bir direnç gösteriliyor. AKP’nin Gülen ile ilgili tavrındaki çelişkiler açıkça teşhir edilmekte. Erdoğan’la iyi ilişkileri olan politikacılar ve gazeteciler, Gülen’le geçmişteki ilişkilerine rağmen koltuklarında oturmaya devam etmekten dolayı mutlular.”

Akdeniz’de yaşanan sığınmacı trajedisini yorumlayan Frankfurter Rundschau ise, sığınmacı botları ile karşılaşmamak için Akdeniz’de rotasını değiştiren ticari gemilerle Avrupa Birliği’nin izlediği siyaset arasında benzerlik olduğunu şu satırlarla aktardı:

“İş buraya kadar geldi: Akdeniz’de seyreden ticari gemiler, sığınmacıların Avrupa’ya ulaşmak için bindikleri şişme botların rotasına girmemek için güzergahlarını değiştiriyor. Alman Denizci Misyonu’nun verdiği bilgiye göre, gemilerdeki mürettebat, kurtarılması gereken sığınmacılara denk gelip onları kurtardıktan sonra bu yüzden İtalya tarafından haklarında insan kaçakçılığı soruşturması açılmasından endişe ediyor. Bu nedenle botları batmış insanların çaresizce boğulmalarına seyirci kalınması ender değil.

Armatörler ve gemiciler, kat edilen ek mesafe ve oluşan ek masrafa rağmen, kelimenin tam anlamıyla sorunun etrafından yüzüyorlar. İşte Avrupa’nın 2019 yılında bulduğu çözüm. Avrupa Birliği de genel anlamda sığınmacı politikasında aynı bu yolu izliyor: Gözleri kapa ve etrafından dolan. Kendini değerler topluluğu olarak gören ve karşılıklı yardım ile dayanışma içinde olacağı düşünülen bir devletler birliğine bu tarz bir tutumun hiç yakışmadığı çok sık dile getirilmiş olsa da görünen o ki hala yeterince vurgulanmamış.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin