‘Adam hain yav, yurt dışına kaçmış’

YORUM | SAİD EMRE ERENOL

7 aydır kayıp bir adam; Mustafa Yılmaz. Eşi, Ankara Sakarya Caddesinde sesini duyurmak istiyor. Yanında bir milletvekili; Ömer Faruk Gergerlioğlu. Son zamanların korkusuz, maaşını hak eden, mağdurların  sesi soluğu nadide milletvekili. Tarih, O’nu da yaptıkları, söyledikleriyle kaydediyor. Birileri milyonlarca mağdurun bedduasını alırken, bu güzide insan hayır duası alıyor. Araştırmalarıma ve sosyal medyada yer alan bilgilere göre polis amiri ise Serkan Çakmak. 1999 yılında mezun olmuş. Bir zamanlar cemaat adına toplanan kurbanların kesimi için, şimdi “hain” dediği o yapının elemanlarıyla ve onlara binbir iltifatla Mısır’a seyahat etmiş. Görevlendirildiği yerlerde başarılı olamamış bir polis.

Milletvekili ile polis amirinin konuşması; (https://youtu.be/mVEguo32FgU?t=176)

Polis Amiri: “Adam hain yav! Kaçmış yurtdışına…”

Milletvekili: “Nerden biliyorsun? Kaçtı dediklerin Ankara Emniyeti’nde çıktı…”

Son iki-üç yıl içinde 26 kişi zorla kaçırılmış/kaybedilmiş. Seksenli yılların beyaz torosları siyah transporter’lara dönüşmüş. Bir süredir bir kaç gazeteci bas bas bağırıyor Ankara’nın göbeğinde, Atatürk Orman Çiftliğinde, Marşandiz denen yerde MİT’in İşkence Üssü var diye.

Ama sözde polis amiri olacak bu vatandaşın bunlardan haberi yokmuş gibi söylediği sözlere bakar mısınız? Yurtdışından ulusararası hukuka aykırı olarak kaçırılıp Türkiye’ye getirilen kişileri kastetmiyoruz. Günümüz Türkiye’sinde, güpegündüz, market önünde, mahallede komşuların gözleri önünde eli silahlı kişilerce kaçırılanlar var. Otoyolda durdurulup, eşi ve çocukları indirilip götürülenler var. Aileler feryat figan içinde… Duymak ve görmek isteyene tabiki… Bu konuda, yetkili makamlardan, sorumsuz sorumlulardan çıt yok. Hal böyleyken sözde polis amiri haykırıyor; “Ama onlar vatan haini! Yurtdışına kaçtılar!”  Milletvekili de cevabı yapıştırıveriyor; “Nerden biliyorsun? Kaçtı dediklerin Ankara Emniyeti’nde çıktı…” Azıcık utanması, arlanması varsa o polis amirinin, artık kırk yıl geçse çıkaramaz o lafı girdiği yerden!

Sözde polis amiri! Amiri böyleyse memuru nasıldır, siz düşünün! Sahibinin sesi. Hoyrat mı hoyrat. Sözde kanun adamı. Hani, suçluluğu ispatlanana kadar herkes masumdu? Velev ki adam hain olsun! Senin görevin henüz yargılanmamış bir adamı peşinen suçlu kabul edip, öfkeni kusmak mı? Acılı bir aileye, etraftakiler duyacak şekilde eşinin hain olduğunu söyleyerek itibar suikastı yapmak mı? Böyle mi öğrettiler sana okuduğun polis okullarında? Ettiğin yeminin neresine sığıyor söylediklerin? Kısacık bir videonu izleyince, ne kadar eksik, donanımsız ve ne kadar zayıf olduğun hemen anlaşılıveriyor;

  • Hukuka bağlı değilsin, kanunlara saygın yok,
  • Hukuk nosyonunun olmadığı aşikar,
  • Taraflı ve önyargılısın,
  • Sinirli ve profesyonellikten uzaksın,
  • Maddi delillere dayalı soruşturma yürütmediğini itiraf ediyorsun,
  • Hakkını arayan bir vatandaşı koruma yerine, demokratik bir hakkını engelliyorsun,
  • Topluma güven telkin etme bilinciyle hareket etmiyorsun,
  • Memurlara örnek olma sorumluluğu taşımıyorsun,
  • Devlet erkinin ciddiyetini ve adaleti temsil etme vasfın yok,
  • Yetki ve güç kullanımında keyfilikten uzak kalamıyorsun,
  • Keyfi tutuklama yaparak, hukuksuzluğunu ve nobranlığını tescilliyorsun.

Bir de, zorla adam kaçırma / kaybetme olayını vahim görmüyor, ama hakkını arayan bir kadın ile seçilmiş milletvekilinin demokratik basın açıklaması yapmasını toplumda infiale sebep olacak tehlikeli bir eylem olarak adlandırıp engelliyorsun. Siz şakamısınız?

Kısacık videodan çıkarılanlar bunlar. Bir de diğer icratlarını görsek, kimbilir ne fecaat şeyler çıkacak karşımıza. İnsan düşünmeden edemiyor; amiri böyleyse, memuru nasıldır diye…

İçinizden kaliteli olanlar çekilince, meydan sizin gibi at hırsızlarına kaldı. Mevlana’nın dediği gibi; “İnci deniz dibinde, çer-çöp çıkmış sahile.” Cahilliğine mi yanalım, tarafsızlığını yitirmene mi? İlerde hukuk önünde vereceğin hesaptan dolayı mı acıyalım sana, yoksa mahşerde müfteri ve zalim sıfatından dolayı vereceğin hesaptan dolayı mı? Sana derken bizzat seni kastetmiyorum. Sen bir sembolsün. Hukuksuzluk, pervasızlık ve zalimlik sembolü.  Senin gibi aklı cebine inmiş, ortada adam kalmayınca menfaati için mal bulmuş mağribi gibi saldıran, imanını, vicdanını kendi çapında yediği haltlara ve esiri olduğu korkulara rehin vermiş çok kişi var memlekette sana benzeyen. Haset, menfaat, şark kurnazlığı akıyor ülkenin her yerinden. Tam sahibinize göresiniz. Ama unuttuğunuz bir şey var; Sizi kullanan irade, kullanım süresi bitenleri bir bir çöpe attığı gibi sizi de atacak. Yarın yaptığınız zulümler ve hukuksuzluklar önünüze konulduğunda, bugün arkanızı dayadığınız irade; “Bana mı sordunuz?” diye bütün sorumluluğu size yıkacak ve ortada kalan pislikler sizin hesabınıza yazılacak. Yüzseksen kere, yüzseksen derece yön değiştiren birinden başka ne bekliyorsunuz ki? Çözüm sürecinin ve Ergenekon davalarının başlangıç ve bitiş bölümlerine, o dönemlerde söylenmiş sözlere bakarsanız, bu gerçeği tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Amma ve lakin,  Einstein ne demiş? “Hiçkimse, görmek istemeyen kadar kör, duymak istemeyen kadar sağır olamaz!” Yola çıkarken yanında olan kişilerin şimdiki hallerine ve onlara söylediklerine, hatta cemaatle ilgili ilk ve son dönemdeki söylemlerine bakarsanız, belki basiretiniz açılır da, “Zararın neresinden dönsek kardır” diye düşünürsünüz.

Bir söz de milletvekilinin bu vahim olay sonrası yaptığı açıklamaya, işine engel olunduğu gerekçesiyle tepki gösterip işyerinin önünden gitmesini isteyen esnafa ve o esnaf gibi düşünenlere; Allah sizleri de o mağdurların düştüğü durumlara düşürmeden canınızı almasın!

Zulmettiklerinizden yurt dışına (Avrupa’ya) kaçmayı becerebilenler kaçtı. Çünkü ülkede yaşam hakkı tanımadınız. Hani sizin şu “Gavur” dediğiniz ülkelere. Onlar sizden çok daha ahlaklı, adaletli, insaflı ve vicdanlı. Zulmünüzü ispatlayan suç klasörleri kamyonlar dolusu… Tıpkı 17/25 Aralık soruşturmalarının delilleri gibi. Hepsi tekrar ele alınacakları günü bekliyorlar.

Sizler, ilerde yurtdışına bile kaçsanız, işiniz çok zor. Çünkü zulmünüzü arşivleyen / belgeleyen ülkelerde derdinizi hangi makama anlatabileceksiniz? Üstelik etrafınız sizin zulmünüzden kaçan “Hain!”lerle dolu olacak. Siz iyisi mi, bir gün yurtdışına kaçmak zorunda kalırsanız, hani şu yurt dışından parayla, şantajla, menfaatle adam kaçırdığınız gelişmemiş 3. Dünya ülkeleri var ya, işte onlardan birine gidin! Yakışır size! Ya da, Müslüman bir ülkeye gidin!… Neden Müslüman ülkeye gidin diyoruz, biliyor musunuz? Oralarda her ..ku yiyorlar, ama domuz eti yemiyorlar. Garantide olursunuz.

2 YORUMLAR

  1. O esnaf ile ilgili duanıza amin diyerek, Kürtleri bu insanlar terörist yaptı gerçeğini tüm çıplaklığı ile bu süreçten çıkarabiliriz.
    Bakın sız türksunuz…
    Başörtülüsünüz..
    Namazlı-niyazlısınız..
    Hatta AKP yı kapatmaktan ve darbeden siz cemaat mensupları korudunuz…
    Amma maruz kaldığınız zülmü görüyorsunuz..
    SİZE BU ZÜLMÜ YAPANLAR /REVA GÖRENLER biz KÜRTLERE NELER NELER YAPMIŞ VE YAPIYOR VE YAPACAK
    artık tasavvur edebilirsiniz.
    Biz gözümüzü açtık bu zülümlerin milyonlarca katını yaşadık ve yaşıyoruz. Biz imanımızdan dağa çıkmadık.
    AMMA en deli dolu kürt gençleri bu zülümler yüzünden ölümüne /BAKIN ÖLÜMÜNE DİYORUM dağa ÇİKTİ VE çıkıyorlar.
    Heder olduk..
    perişan olduk
    amma Allah bu zülümleri kabul etmeyecek buna da tam inanıyorum.
    Zalimlerde rahat olmayacaklar.
    Zalimler için yaşasın cehennem.

  2. ya bilader savurken laf sokmayi birakin. Allah askina kurtleri hizmetten daha iyi anlayan yillarca oralarda hizmet goturen kimlerdi…. kurtlerin mazlumiyetini savunurken birilerine saldirma.saldiracaksan git akp orada.
    ne demekakpyi kapanmaktan siz kurtardiniz. ne alakasi var. o zamanki anayasa mahkemebaskani hasim kilic nerede…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin